2017 mezunları yurtdışı başarılarıyla parlak bir geleceğe koşuyor

Boğaziçi Üniversitesi mezunları dünyanın dört bir yanında yüksek lisans ve doktora eğitimlerine devam ediyor. Moleküler Biyoloji’den Ekonomi’ye, Siyaset Bilimi’nden Finans’a farklı alanlarda lisans eğitimlerini başarıyla tamamlayan Boğaziçililer dünyanın saygın üniversitelerinden doktora ve yüksek lisans programlarına kabul aldılar. London School of Economics and Political Science (LSE), New York University (NYU), Duke University, Michigan State University gibi prestijli üniversitelerde lisans sonrası eğitimlerine devam edecek olan 2017 mezunları doktora sonrası akademik kariyerlerine devam edeceklerini ifade ediyorlar. Pek çoğu Türkiye’ye dönüp meslek yaşamlarına burada devam etmek istediklerini belirtirken, aralarında akademik kariyerin yanı sıra özel sektörde çalışmayı hedefleyenler de bulunuyor. Boğaziçi Üniversitesi’nin ve Türkiye’nin geleceği olan mezunlar, başarılarını destekleyen en önemli faktörün Boğaziçi’ndeki zengin sosyal ve kültürel ortam olduğunu söylerken benzersiz bir okuldan mezun olmanın hüznü ve heyecanını birlikte yaşıyorlar…

Doruk Savaş (Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü mezunu, Brown Üniversitesi)

2017 yılının parlak mezunları arasında yer alan Doruk Savaş Brown Üniversitesi Neuroscience Bölümü’nde doktoraya başlamanın heyecanı içinde… Aynı zamanda Boğaziçi’nde Havacılık Kulübü’nün aktif bir üyesi olarak yamaç paraşütü pilotu ehliyeti sahibi olan Doruk bu sene Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden mezun olmaya hazırlanıyor. Bölüm hocalarının projelerine dahil olarak kendisini mesleki anlamda da geliştirme fırsatı bulan Doruk, doktora ve sonrasındaki planlarından söz ederken heyecanını saklamıyor:

 “Brown Üniversitesi Neuroscience Bölümü doktora programına kabul aldım. İkinci sınıfın yazında okulun nörodejenerasyon laboratuvarında staj yapmıştım. ALS ve Alzheimer gibi nörodejeneretif hastalıklarla ilgileniyorduk. Sonrasında aldığım dersler ve yaptığım stajlar sayesinde bu alana ilgimin arttığını gördüm. Başvurularımı da buna göre yaptım.

Boğaziçi’nde iki hocayla çalışma imkanım oldu. Farklı projelerde yer aldım. Bunlardan biri Prof. Dr. Nazlı Başak ile birlikte çalıştığım, ALS hastalığını konu alan uluslararası MİNE projesiydi. Aynı zamanda iki yüksek lisans ve bir doktora öğrencisinin yaptığı projelere de katkıda bulundum. Ayrıca Necla Birgül İyison hocanın laboratuvarında da çalıştım. Tüm bu projeler hem benim akademiye olan ilgimi artırdı hem de doktoraya kabul almamda başarılı olmamı sağladı

Avrupa veya Amerika’da doktora yapmak istiyordum. Nazlı Hoca’nın yönlendirmesiyle Brown Üniversitesi’ne başvurdum. Beş senelik bir doktora süresi öngörüyorum. Sonrasında da Amerika’da ya da Avrupa’da doktora sonrası çalışmalara katılmayı planlıyorum. Doktoram bittikten sonra Türkiye’de çalışmaya devam etmek istiyorum’’.

Boğaziçi’nde akademik hayatın yanı sıra, sosyal anlamda da kişiyi geliştiren bir ortam bulduğunu anlatan Doruk, Boğaziçi kültürünün ayrılmaz parçası olan öğrenci kulüplerinde de aktif çalıştığını belirtiyor: ‘’ Uzun süre havacılık kulübünde yer aldım, kulübün yönetim kurulunda da bulundum. Yamaç paraşütü yapmayı öğrendim ve artık pilot seviyesindeyim. Doktorada döneminde bu alanda kendimi geliştirmeye devam etmek istiyorum.”

Önümüzdeki beş yıl içinde kendi alanında parmakla gösterilen bir bilim insanı olmayı hedefleyen Doruk, ‘’Mezun olduğum üniversitemin ve ülkemin adını dünyanın en prestijli akademi camialarında temsil etmek en büyük hedefim. Akademi yolunda sonraki adımlarımı da en az kendi üniversitem kadar sağlam basamaklara atarak bu camiada yükselmek hayat odağım olacak’’ diyor.

 

Hazal Çelik (Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler / Ekonomi bölümleri mezunu, Duke Üniversitesi)

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler ile Ekonomi Bölümü’nde çift ana dal yaparak mezun olmaya hak kazanan Hazal Çelik ise Fulbright Bursu ile yüksek lisans eğitimine Duke Üniversitesi’nde devam edecek. Fullbright Bursu’nun lisansüstü eğitime devam edecekler için çok prestijli bir burs olduğunun altını çizen Çelik, Boğaziçi’nden ayrılırken bu kampüsü adeta evi gibi hissettiğini söylüyor:

“Geçen sene Fulbright Bursu’nu kazandım ve Duke Üniversitesi’nde Ekonomi yüksek lisansı programı için kabul aldım. Önümüzdeki sene başlayacağım.

Avrupa’da başka üniversitelere de başvurdum ama özellikle Amerika’da doktoraya yönelik yüksek lisans bölümleri özellikle ekonomi alanında çok fazla yok. Bu anlamda Duke Üniversitesi en önemli okul diyebiliriz. New York Üniversitesi’nden de kabul almıştım ama Duke’dan kabul alınca buraya gitmeye karar verdim.

Altı senedir Boğaziçi’ndeyim, burada yurtta kalıyordum. Boğaziçi bu süre zarfında benim için ev oldu. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü de çok seviyorum ama benim için ekonomi de çap yapmaya başlamak bir dönüm noktası oldu. Birinci sınıfta Şemsa Özar’dan Makro Ekonomiye Giriş dersi almıştım ve benim ekonomi çalışmak istememde bu dersin büyük katkısı olmuştu. Bölümdeki hocalarımız ve sınıftaki arkadaşlarımız sayesinde Boğaziçi’ni hep evim gibi hissettim.

Bize söylenen Fulbright’ın çok prestijli bir burs olduğuydu. Başvururken zaten Fulbright bursu sahibi olduğumuzu en başta belirtiyoruz. Bu bursa sahip olanlar için başvuru süreci de çok kolay oluyor, istenirse Fulbright bizim adımıza başvurumuzu yapıyor. Birinci dönemin sonunda belirli bir not ortalaması istiyorlar ve böylece burs ikinci sene de geçerli olabiliyor. Okullar da Fulbright bursunu kazanan öğrencilere daha farklı yaklaşıyor.

Yüksek lisanstan sonra doktora yapıp, akademide kalmak istiyorum. Ekonomi Bölümü’nü seçmemin sebebi de aldığım dersler ve hocalarımın eğitici yaklaşımıydı ve kendimi oyun teorisi gibi alanlara yakın hissediyorum. Bu alanlarda uzmanlaşmak istiyorum.”

Mustafa Yıldırım (Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler / Ekonomi bölümleri mezunu, New York Üniversitesi)

Dünyanın önde gelen üniversitelerinden kabul alan mezunlardan biri de Mustafa Yıldırım. Nortwestern, Rochester ve New York Üniversitelerinden doktora eğitimi için kabul alan Yıldırım, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler ile Ekonomi bölümlerinde çift ana dal yaparak bu yıl mezun oluyor. Eğitimine New York Üniversitesi’nde devam edecek olan Mustafa’nın hedefi, kariyerine yurtdışında devam etmek.

“Kabul aldığım okullar arasında New York Üniversitesi’ni seçtim. Benim istediğim alan için çok uygun bir okul, özellikle data incelemesi ile sayısal işlemlerde ve politik ekonomi alanında Amerika’nın en iyi üniversiteleri arasında. Orada bu konular üzerine yenilik getiren araştırmalar NYU’da yapılıyor.

Burayı seçmemde lisansın üçüncü sınıfında Columbia Üniversitesi’nde yaptığım exchange’in etkisi oldu. Buna ek olarak da Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde öğretim üyesi olan Tolga Sınmazdemir’in asistanlığını yaptım ve kendisinin de doktorası New York Üniversitesi’nden. Tolha hocanın telkinlerinin bu seçimi yapmamda önemli etkisi oldu.

Hedefim doktora yaptıktan sonra akademide kalmak. Karar alıcıların finans üzerindeki etkisini görmek istediğim için politik ekonomi de uzmanlaşmaya karar verdim. Çıkan yasalar finans sektöründe nasıl etikler uyandırıyor bunu merak ediyorum.

Boğaziçi Üniversitesi Türkiye’de çok kozmopolit bir okul. Farklı düşüncelere sahip, farklı yaşama şekilleri olan arkadaşlarım oldu burada. Toplumun neredeyse her tabakasıyla temasım oldu. Lisans eğitimim esnasında yurtta kaldım ve tamamen Boğaziçi’nin içerisinde yaşadım. Yakın zamanda okula metro seferleri başladı. Metronun içerisinde geldiğim zaman evime gelmiş gibi oluyordum. Bu benim için ayrı bir tecrübe oldu ve buradaki anılarımı ve yaşamımı hiçbir zaman unutmayacağım. Doktora sonrası kariyerime ise yurtdışında devam etmek istiyorum.”

Abdullah Öztürk ( Ekonomi Bölümü mezunu, Madrid CEMFI Üniversitesi)

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olan Abdullah Öztürk, uygulamalı ekonometri çalışan, iyi bir sosyal bilimci olmayı amaçlıyor ve bu yüzden, CEMFI'nin yüksek lisans programını bitirdikten sonra iyi bir ekonomi doktorasına gitmeyi planlıyor. Öztürk’ün doktora sonrası hedefi ise Türkiye'nin ekonomisine ve sosyal politikalarına dair somut bir şeyler üretmek.

Abdullah, kabul aldığı Madrid’deki CEMFI Üniversitesi’nin bu amaç için uygun olduğunu söylüyor.

“Ben uygulamalı ekonometri alanında uzmanlaşmak istiyorum ve doktora için bana en iyi eğitimi verecek yüksek lisans programlarını araştırdım. Ekonomi de lisans ve doktora arasında diğer alanlara nazaran içerik açısında ciddi bir uçurum var. Dolayısıyla yüksek lisansın iyi bir şekilde yapılması önem kazanıyor. Bu amaca yönelik hazırlık yaptığım zaman kabul aldığım okulun beni doktoraya en iyi şekilde hazırlayacak okul olmasının buraya gitmek istememde etkisi oldu.

Ankara’dan geliyorum. Beş sene önce Kilyos’a yerleşmek benim için çok farklı bir deneyimdi. Daha önce hep ailemle yaşamıştım. Boğaziçi’nde geçirdiğim zaman dilimi beni sosyal açıdan da geliştirdi. Film izlemeyi çok severdim. Sonra Mithat Alam Film Merkezi’ni öğrendim ve amatör düzeyde ilgilendiğim sinema konusunda beni daha ileri bir düzeye taşıdı merkez. Kısa Film Atölyeleri’ne, Film eleştirisi atölyelerine katıldım. Mithat Alam Film Merkezi’nin eşsiz film arşivi sayesinde sinema bilgimi geliştirme imkanım oldu.”

Yavuzhan Yılancıoğlu (Ekonomi Bölümü mezunu, LSE)

Yılın başarılı mezunlarından Yavuzhan Yılancıoğlu ise Cambridge, Oxford, Columbia ve LSE Ekonomi programlarından kabul alarak parlak bir geleceğe ilerliyor.  Yavuzhan, yüksek lisans eğitimine LSE Ekonomi ve Finans Bölümü’nde burslu olarak devam edecek. Dünyanın sayılı okullarından kabul alan Yavuzhan beş yıl sonra finans alanında master ve doktorasını tamamlamış, iyi bir üniversitede hoca/araştırmacı olmak istiyor:

“Çalışmak istediğim alan ekonomi ve piyasanın iç içe geçtiği bir alan. Bu program esnasında ya da sonrasında piyasada da tecrübe kazanmak istiyorum. Aynı zamanda yüksek lisans sonrasında doktora yapmayı da çok istiyorum. Lisans eğitimin esnasında ekonominin teorik kısımlarına değil, matematiksel işlemlere ve istatistiksel işlemlere ilgi duyuyordum. Bu yüzden Finans alanına yöneldim.

Ekonomi Bölümü’nde okurken Instagram’daki fotoğrafların daha çok beğeni nasıl alacağına dair bir proje geliştirdik. Elde ettiğimiz datalardan analiz yaparak istatistiksel bir model oluşturduk. Bu modele göre siz fotoğrafı bize verdiğinizde biz kaç like alabileceğini tahmin edebiliyoruz. Bu projeyi yaptığımızda sosyal medyada paylaşılan fotoğrafların sevilmesini etkileyen nedensel ilişkileri de belirlemiş olduk.  Fotoğrafın içinde insan yoksa ya da paylaşan kişi fotoğrafın içerisinde yoksa bu paylaşım daha az beğeniliyor. Bu projenin dışında da başka finans projelerinde yer aldım ve bu sayede kendi alanımda tecrübe kazandım.

Boğaziçi’nde diğer okullara göre çok yetenekli insanlar bir araya geliyor. Okulda derslerden ya da kitaplardan öğrendiğim kadar arkadaşlarımdan ve hocalarımdan da çok şey öğrendim.”

İlayda Çakar( Çeviribilim Bölümü mezunu, LSE)

Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü mezunu olan İlayda Çakar, Siyaset Bilimi alanında uzmanlaşmak istediğini, bu yüzden bu alanda çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor. LSE Uluslararası Göç ve Kamu Politikalarında yüksek lisans yapacak olan İlayda, lisansta yürüttüğü proje üzerinde çalışmaya devam etmeye kararlı.

“Çeviribilim’de okurken Siyaset Bilimine Giriş dersi aldım. Bu ders beni çok etkiledi ve takip ederek başka siyaset dersleri almaya başladım. Daha sonra University of California Santa Barbara’ya giderek orada kimlik politikası üzerine sekiz tane Siyaset Bilimi dersi aldım. Orada aldığım dersler, referanslar ve Boğaziçi’nden aldığım referanslar sayesinde London School of Economics and Political Science-Uluslararası Göç ve Kamu Politikaları Yüksek Lisans Programına kabul aldım.

Çeviribilim ve Siyaset Bilimi’nin resmi bir anlaşması yok. O yüzden resmiyette Çift Anadal sayılmıyor ama çok fazla Siyaset Bilimi kredisi aldım. Devam ettikçe kendimi siyaset biliminde iyi hissettim ve bu alanda üretici olabileceğimi düşündüm. Lisans eğitimim esnasında İstanbul’da ve Atina’da Rum Cemaati üzerine sosyo-kültürel bir çalışma yürüttüm.  Bu çalışmayı yüksek lisansta da devam ettirmek istiyorum. LSE de bu konuyu ilginç buldu. Yüksek lisans sonrası Amerika’da akademiye devam etmek istiyorum.”

İbrahim Kağan Aksoyak (Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu- Michigan State Üniversitesi)

İbrahim, gelecek yıl hem yüksek lisansa hem de ardından doktora için kabul aldığı Michigan State Üniversitesi’ne gitmek için hazırlıklarını sürdürüyor. Elektrik Elektronik Bölümü’nden bu sene mezun olacak İbrahim, hayli zahmetli bir süreç sonrasında bu başarıya imza atmış.

‘’Başvuru ve kabul süreci biraz zahmetli bir süreç oldu. ABD için neredeyse bir sene önce başvurunuzu yapmanız gerekiyor, bunu için önce bazı sınavları vermiş olmanız gerekiyor. Çalışmak istediğiniz alanlara dair belli başlı lab’leri araştırıyorsunuz. Bu süreçte bölümdeki hocalarım bana çok güzel bir rehberlik yaptılar. GPA’ime uygun okulları araştırdım, o okullardaki hocalarla iletişim kurmaya çalıştım. Genelde bu süreçte oradaki hocalardan çok güzel bir ilgiyle ve yönlendirmelerle karşılaştım. Yeni öğrencilere zaman veriyorlar ve soruları dürüstçe cevaplıyorlar. Ohio State Üniversitesi ve Michigan State Üniversitesi’ne başvurdum ancak hem master hem doktora programına kabul edildiğim için tercihimi Michigan State’den yana kullandım’’.


Boğaziçi’nde geçirdiği her bir sene, akademik hedefler açısından bir önceki seneye göre daha bilinçli olduğunu söyleyen İbrahim, başlangıçta bölümünü sevmeyeceğini düşünmüş ancak hocalarının yardımsever yaklaşımı ve deetekleri sayesinde alanını çok severek devam etmiş. Gelecek beş yıl içinde kendisini akademide başarılı bir araştırmacı olarak görmek isteyen İbrahim ‘’Özgün ve bağımsız düşünce ışığı altında hem profesyonel hem de kişisel hayatımda her geçen gün daha iyiye yol almayı hedefliyorum. Akademide aktif olarak rol oynayıp toplum yararına çalışmak istiyorum’’ diyor.

 

 

Haber: Kurumsal İletişim Ofisi

Fotoğraf: Kenan Özcan


Tarih: 29 Haziran 2017