“Ana akım iktisadın zayıf noktası ekonomiyi sadece fayda-maliyet analizlerine dayandırması”

Boğaziçi Üniversitesi İslam Araştırmaları Kulübü (BİSAK) İktisat Çalışmaları Grubu’nun “Kapitalizmin İzini Sürmek” isimli atölye çalışmasının ilk oturumu 18 Mart Cuma günü gerçekleştirildi.

Kapitalizm olarak isimlendirilen ekonomik ve sosyal yapının farklı coğrafyalarda ve zaman dilimlerinde nasıl tezahür ettiğini öğrenmek ve mevcut ekonomik yapının doğasına ilişkin çıkarımlarda bulunmak amacıyla organize edilen çalışmanın “Ana Akım İktisadın Temel Varsayımlarına Eleştirel Bir Bakış” adlı ilk oturumuna Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Fikret Adaman konuşmacı olarak katıldı. İktisat teriminin Türkçe ’de hem iktisat bilimini hem de ekonomik hayatı kapsadığını belirterek sözlerine başlayan Fikret Adaman, konuşmasında daha çok iktisat biliminin tarihsel gelişimi üzerinde durdu.

Her ekonomik ve sosyal yapının farklı zamanlarda ve yerlerde farklı şekillerde tezahür ettiğini ve kapitalizmin de bu şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek sözlerine devam eden Fikret Adaman, herhangi bir ekonomik yapıyı anlayabilmek ve bu yapılara alternatifler üretebilmek için iktisat biliminin yöntemlerinin kullanılabileceğini söyledi. Bir bilim olarak iktisadın amacının tarihteki gelişmeleri anlatmak, gelecek üzerinde tahminde bulunmak ve mevcut yapının aksine ortaya başka alternatifler koymak olduğunu sözlerine ekleyen Adaman, eğer bugün kapitalizm olarak ifade edilen ekonomik ve sosyal yapıya alternatif bir yaklaşım ortaya çıkacaksa bunun ancak iktisat bilimiyle birlikte gerçekleşebileceğini söyledi.

Mevcut ana akım iktisadın temellerinin 19. yy’da ortaya atıldığını belirten Fikret Adaman, özellikle Leon Walras’ın başını çektiği bir grup iktisatçının ekonomiyi matematikle özdeşleştirerek ortaya yeni bir yaklaşım çıkardığını söyledi. Bu grubun temel olarak iktisadı bir tahsisat problemi olarak gördüğünü ve bu tahsisat problemini çözebilmek için bazı formüller ortaya çıkardığını, bu formüllerin temelindeyse bireylerin rasyonel olduğu varsayımın yattığını söyleyen Adaman, 20. yy’ın ortalarında ortaya çıkan fayda-maliyet analizlerine dayalı mantığın da temellerinde bu yaklaşımın olduğunu belirtti.

Fayda-maliyet analizinin insanın her hareketinde bilinçli ya da bilinçsiz olarak bir fayda beklediğinin varsayıldığını sözlerine ekleyen Fikret Adaman, özellikle 1960’larda Ekonomist Gery Becker’ın fayda-maliyet analizleriyle aile, suç gibi toplumsal olayları açıklamaya gitmesini, ana akım iktisadın emperyalist yapısına bağladığını da belirtti. Gery Becker’ın analizlerine göre insanın çocuk sahibi olmasının da temeline bir fayda beklentisinin olduğunu hatta suç işleyen bireylerin de bilinçli ya da bilinçsiz olarak bu analizi yaptığını ifade eden Adaman, bu anlayışla ortaya çıkarılan ekonomik tahayyülleri doğru bulmadığını söyledi.

Ana akım iktisadın bu faydacı analizi çokça benimsemesinin ve piyasayı bir oyun alanı olarak görmesinin en zayıf noktaları olduğunu söyleyerek konuşmasına devam eden Fikret Adaman, toplumcu bir perspektifle hareket edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Özellikle insan ilişkilerinin sadece faydacı perspektiften değerlendirilmesini çok yanlış bulduğunu ifade eden Adaman, sunumunun son bölümünde katılımcıların sorularına cevap verdi.

Dünyanın çeşitli yerlerindeki kapitalizm tecrübelerinin derinlemesine bir şekilde inceleneceği “Kapitalizmin İzini Sürmek” isimli atölye çalışmasında Şevket Pamuk, Selçuk Esembel, Ahmet Faruk Aysan ve Mehmet Genç farklı kapitalizm tecrübeleri üzerine sunumlarını gerçekleştirecekler. 4 oturumun daha gerçekleştirileceği atölye çalışmasının sonunda, sunum ve tartışma kısımlarında ortaya çıkacak olan birikimin BİSAK tarafından bir kitapçık haline getirilmesi planlanıyor.

Haber: Talat Karataş/Kurumsal İletişim Ofisi

Fotoğraf: Ali Özlüer


Tarih: 22 Mart 2016