Bebek Kapı Misafirhanesi hizmete girdi

Rumelihisarı’nda geniş bir alana yayılan Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü’nü Bebek Koyu’nun kuzey kıyısına bağlayan noktada, Bebek Kapısı olarak adlandırılan ve yapıldığı tarihlerden günümüze lojman-misafirhane olarak kullanılan tarihi bina, 19. yüzyıl mimarisinin ruhuna ve karakteristiğine uygun olarak restore edilerek tüm görkemiyle yeniden kullanılmaya başlandı

Bebek Kapı Misafirhanesi (Bebek Gate House) adıyla kapılarını açan mekânda konuklara dördü Boğaz, altısı doğa manzaralı olmak üzere on oda ile hizmet veriliyor. Bebek Gate House yalnızca üniversite çalışanları, akademisyenler ve mezunların hizmetinde olacak. Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinin görev aldığı veya üniversitenin kampüslerinde yürütülecek akademik veya kültürel faaliyetlere katılan misafirler de ilgili öğretim üyelerinin talepleri ile misafirhaneden yararlanılabilecek. 

Proje müellifi Yüksek Mimar ve Restorasyon Uzmanı Nahide Çakır Ersoy’dan Bebek Kapı Misafirhanesi’nin restorasyon süreci hakkında bilgi aldık.

Bebek, Cevdet Paşa Caddesi üzerine Boğaz’a nazır konumuyla dikkat çekici bir yapı olan Bebek Kapı Misafirhanesi’nin yapım tarihine ilişkin bir belgeye ulaşılamamakla birlikte, 1836 tarihli Moltke haritasında yapının bulunduğu bölgede yapılaşma görülmezken, 1909 tarihli Osmanlı Haritasında aynı alanda bir yapı dizisi tespit edilmiş, yapım tekniği, üslubu ve malzeme özellikleri dikkate alınarak 19. yy sonu ile 20. yy başı olarak tarihlendirilmiş.

Yapım tekniği, üslubu ve malzeme özelliklerine bakılarak 19.yy sonu ile 20.yy başı arasında tarihlenen yapı, tarihi haritalar incelendiğinde de yapım yılına ilişkin yapılan bu kabulü destekleyecek bilgi edinilebiliyor. 1836 tarihli Moltke haritasında, yapının bulunduğu bölgede sahile paralel uzanan yapı dizileri bulunuyor.

Tarihi Harita, tesfiye eğrileri referans alarak izlendiğinde; binanın bulunduğu alanda yapılaşmanın olmadığı, 1909 tarihli Osmanlı haritasında ise, aynı alanda ayrı olan iki yapı dizisinin birleştiği görülüyor.

Bina, günümüzdeki olduğu gibi ilk yapıldığı dönemde de lojman binası olarak kullanılmış. Cahit Kayra kitabında bu konuyu şöyle açıklıyor; “Buradan Robert College’e, şimdiki Boğaziçi Üniversitesi’ne çıkan yolun başında o tarihlerde kolejin öğretmenlerinin lojmanı bulunuyor ve bu lojmanları bir kömür deposu olarak kullanılan bir arsa izliyor.” (Cahit Kayra, Mekânlar ve Zamanlar BEBEK, Akbank Yayınları, İstanbul 1993). Özgün işlevini korumuş olmakla birlikte çeşitli dönemlerde yapılan müdahaleler ile orjinalini bozan kısımlar eklenmiş.

Binayı günümüze kazandırırken temel ilke ‘aslını bozmadan onarmak’ oldu

Uygulamayı baştan sona yürüten Yüksek Mimar ve Restorasyon Uzmanı Nahide Çakır Ersoy, Bebek Kapı Misafirhanesi’nin restorasyon sürecinde temel ilkelerinin binanın ‘’Aslını bozmadan onarmak’’ olduğunu vurguluyor.

Yüksek Mimar Nahide Çakır Ersoy, Bebek Lojmanı’nın restorasyonunu anlatırken bugüne dek ele aldıkları tüm restorasyon projelerinde evrensel koruma ilkelerini uygulamaya çalıştıklarını vurguluyor. Ersoy’un anlatımına göre, Bebek Kapı Misafirhanesi’nin restorasyon projesinde, geleneksel dokusunu kaybetmiş bir sokak üzerinde bulunan bu lojman yapısının, özgün plan, cephe, strüktür ve malzeme özelliklerini kaybetmeden korunması amaçlanmış. Özgün yapısal biçime müdahale edilmeden, gerekli konfor koşulları yerine getirilerek, yapının lojman işlevinin devamlılığı sağlanmış.

Bebek koyunun şeklinden yola çıkarak, eski Osmanlı haritalarında belirtilen ve topoğrafyayı gösteren belgelere baktıklarını anlatan Ersoy, misafirhanenin Boğaziçi kampüsünde yapılan ilk bina olan Hamlin Hall’un inşaatı sırasında, inşaat bitene kadar geçici olarak kullanılmak üzere yapılmış bir bina olabileceği gibi senaryolar düşündüklerini ekliyor:

Binayı, yapımından günümüze kadar üç dönemde incelediklerini aktaran Ersoy, bu çalışma sonucunda binanın 19. yy sonu 1920 arasındaki dönemini 1. Dönem, 1920-1971 tarihleri arasındaki süreci 2. Dönem, 1971 –Günümüze uzanan dönemi ise 3. Dönem olarak adlandırdıklarını ifade ediyor.

Ersoy şöyle devam ediyor:

‘’Restitüsyonda 2. dönem esas alındı. Bu döneme ait eski fotoğraflarda, binanın esas girişinin bulunduğu sahanlığa ulaşan denize dik doğrultuda iki adet, tek kollu kâgir merdivenler görülmektedir. 1950'li yıllarda sahil yolu yapımında merdivenler kaldırılmış, kampüsün giriş kapısının bulunduğu duvar, yıkılan merdivenlere doğru ötelenmiş, doğu yönünde betonarme bir merdiven yapılarak giriş katı sahanlığına ulaşılmıştır.

Bina, ilk yapıldığı dönemde, sıralı yapı düzen içinde, deniz cephesi ve arka bahçe cephesi ile dışarıya açılırken, 1920’li yıllarda batı yönünde (sol yan cephe)komşu parselde yer alan binanın bir nedenle kaldırılmış olmasından sonra, sol yan cephesine 1. katta bir cumba ilavesi yapılmış aynı zamanda zemin kat mekânlarından ve 1. 2. ve 3. kat merdiven hollerinden ikişer adet pencere açılmıştır. Restorasyon projesinde bahsedilen ekler aynen korunmuştur.

Ersoy, 2014 yılında binaya ilişkin hazırlanan ayrıntılı "Röle çalışması, Fotoğraf Dosyası ve Analiz Paftaları" ile anılan kapsamlı çalışmalardan, tarihsel araştırmalardan ve binanın eski dönem fotoğraflarından referans alınarak oluşturulan "Restitüsyon Projesi" nin Koruma Kurulu’na iletildiğini ve aynı yıl onaylanmasının ardından hazırlanan Restorasyon Projesi’nin 2015 yılı Ocak ayında Koruma Kurulu tarafından onaylandığını ekliyor.

Nahide Çakır Ersoy, restorasyon sürecine dair şu bilgileri veriyor:

‘’ Binanın restorasyon çalışmalarına Haziran 2016 yılında ; B.Ü. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı kontrollüğünde Güryapı Restorasyon firması tarafından başlandı. Restorasyon çalışmaları kapsamında yapı dışına çalışma iskelesi kuruldu, iskele etrafına baskılı branda gerilerek güvenlik sağlandı. Aynı zamanda Üniversite’nin yaya giriş çıkışına imkân verebilmek için çelik kirişleme ile askı yapıldı. Çatıya, hava koşullarına karşı yapıyı korumak ve çalışmaların sürekliliğini sağlamak için geçici koruyucu çatı kuruldu. Özgün ahşap merdivenin, restorasyon çalışmaları sırasında zarar görmemesi için basamak ve korkulukları koruma altına alındı.

Restorasyon çalışmalarına yapı karkasına ilişkin durumun incelenmesi için, yapının iç ve dış duvarlarında sıvaların alınması ile başlandı. Bağdadi çıtalar sökülerek karkas ortaya çıkarıldı. Her aşama fotoğraflanıp, belgelendi.

Duvar kaplamalarının sökülmesinin ertesinde, özgün döneme ait pencere, duvar bölmesi, tavan kaplaması tespit edildi. Aynı zamanda önemli diğer bir bulgu da uygulama başlangıcında elde edilen eski dönem fotoğrafıdır. Bahsedilen fotoğrafta binanın ön cephesi hakkında ayrıntılı detaylara ulaşıldı. Uygulama durduruldu, yeni malzeme ve detayların korunması, kaybolan kısımların restorasyon çalışmaları dahilinde tekrar yapıya kazandırılma amacıyla, "Revize Restitüsyon ve Restorasyon Projeleri" hazırlanarak Koruma Kurulu'na tekrar başvuruldu. (Aralık, 2016) onaylanmasının ardından uygulamaya devam edildi.

Bebek Kapı Misafirhanesi restorasyonunda, genel olarak, mekân bütünlüğünü bozan müdahalelerden kaçınıldı. Özgün planimetride de olduğu gibi, her katta orta hole açılan her oda, bağımsız bir misafirhane olarak kullanıldı. Banyo hacimleri mekân bütünlüğünü bozmayacak şekilde yerleştirildi.

Kazan dairesi, hidrofor hacmi, elektrik pano odası gibi teknik mekânlar ve servis mekânları zemin katta çözüldü. Revize Restorasyon projesinde, yerleşimleri, özgün mekân bütünlüğü korunarak, yeniden düzenlendi.Ön cephede yer alan, kat silmeleri, konsol elemanları, balkon korkuluk ve saçak altı süsleme elemanları ile pencere pervaz süsleme elemanları gibi mimari öğelerin "Eski Dönem Fotoğrafları" esas alınarak ve "benzer uygulanmış örnekler" araştırılarak, 1/2 ölçeğinde hazırlanan detay projeleri doğrultusunda, uygulamaları yapıldı.

Arka cephe süslemelerine ilişkin, eski dönem fotoğraf vb. belge elde edilemediğinden, günümüze ulaşan, mevcut özgün detaylar aynen tekrar edildi. Yalnız, pencere pervaz süslemeleri, ön cephe pencere doğramaları esas alınarak, ilave edildi.

Restorasyon projesinde, özgün merdivenlerin tekrar edilmesi mevcut yapılaşmadan ötürü olanaksızdı, ancak 1. kat sahanlığa ulaşan son basamakların izleri tekrar edilerek özgün duruma atıfta bulunmak istendi. Restorasyon projesinde önerilen merdivenlerin ise, gerek malzeme, gerekse detayları ile günümüze ait bir ek olduğu vurgulanmaya çalışıldı’’.

Zemin kat duvarları taş duvar, üst katlar ahşap karkas olan dört katlı kullanım amacı 10 yatak odalı misafirhane olan bina, 2018 yılı Ocak ayı itibariyle tamamlanan restorasyonunun ardından Boğaz’ın görkemli tarihi eserleri arasında yerini aldı.

Bebek Kapı Misafirhanesi’nde Boğaziçi Üniversitesi mensupları misafirhanenin deniz manzaralı odalarında geceliği 320 TL, mezunlar 400 TL, kamu mensupları ise 360 TL ödeyerek konaklayabilecek. Doğa manzaralı odalarının ücretleri ise 240 TL (Boğaziçi Üniversitesi mensupları), 300 TL (Mezunlar) ve 270 TL (Kamu mensupları) olarak belirlendi.


Haber: Kurumsal İletişim Ofisi

Fotoğraflar: Kenan Özcan

(Rezervasyon: 0212 359 65 47)

PROJE EKİBİ

İşveren           : Boğaziçi Üniversitesi (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı)

Restorasyon   : Y.Mimar Nahide Çakır Ersoy

Statik               : SOM Mühendislik

Mekanik         : RK Yapı Mühendislik

Elektrik           : Akyaz Mühendislik

İç Mimari         : Pozitif Mimarlık

Yüklenici         : Güryapı Restorasyon Taahhüt ve Ticaret A.Ş.

Tarih: 03 Temmuz 2018