‘’Bir bilim insanı yetiştirmek bir ağacı büyütmek gibidir’’

Ülkemizi uluslararası bilim platformunda tanıtan başarılı bilim insanı Dr. Canan Dağdeviren Boğaziçi Üniversitesi’nde konuştu


Her yeni akademik dönemin başlangıcında dünyanın önemli akademisyenlerini Boğaziçi Lectures kapsamında konuşmacı olarak ağırlayan Boğaziçi Üniversitesi 10 Şubat’ta çalışmalarını Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) çalışmalarını sürdüren bilim insanı Dr. Canan Dağdeviren’i ağırladı.

Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi Üyeliği unvanını Türkiye’den kazanan ilk kişi olan ve Forbes dergisi tarafından 30 Yaş Altı Bilim İnsanı arasında seçilen Dr. Canan Dağdeviren, Boğaziçi Lectures etkinliğinde büyük ilgiyle izlenen ‘’An 'Unusual' Story: Biology Meets Its Match’’ başlıklı bir konuşma yaptı.  Dağdeviren konuşması öncesinde Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’nde Rektör Prof. Dr. Mehmed Özkan tarafından ağırlandı.

İlk ve orta eğitimini Kocaeli’nde yapan, Hacettepe Üniversitesi’nin Fizik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği programında yüksek lisans yapan Dağdeviren,  Fullbright bursu kazanarak UIUC’da Malzeme Bilimi ve Mühendisliği bölümünde doktora eğitimi aldı. En son aldığı ödüller arasında, gençlerin Nobel’i olarak adlandırılan ‘Science&SciLifeLab Ödülü’ olan Dağdeviren halen MIT Media Lab’ta kendi araştırma araştırmalarına devam ediyor.

 

Bu süreçte esnek ve katlanabilir,  deri üstüne yapıştırılabilir veya giyilebilir elektronik aletler üzerine çalışmalar yapan Dağdeviren, özellikle medikal teknoloji alanında çalışarak pilsiz çalışan giyilebilir bir kalp çipi (PZT MEH) ve cilt kanserini teşhis eden bir cihaz geliştirerek bilim dünyasının takdirini toplayan Dr. Canan Dağdeviren, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki konuşmasında geliştirmiş olduğu ve halen üzerinde çalıştığı cihazlar ve projeleri anlatırken aynı zamanda bilimsel başarılarının ardında yatan kişisel motivasyon nedenlerini de dinleyicilerle paylaştı.

Lise öğrencisiyken üniversite eğitimini hangi alanda yapacağına dair karar verme noktasında Erdal İnönü ile tanışmasının kendisi için dönüm noktası olduğunu anlatan Dağdeviren, İnönü’nün ‘’Anılar ve Düşünceler’’ başlıklı kitabını okuduktan sonra Fizik alanına karar verdiğini ve şu anda geldiği noktada fizik eğitimi almış olmanın kendisi için son derece doğru bir seçim olduğunu belirtti.

‘’Bilimsel aşkım Pierre Curie’’

Manyetizma, piezoelektrik ve ışınetki biliminin öncülerinden, Fransız fizikçi Pierre Curie’nin kendisi için önemli bir ilham kaynağı ve ‘’bilimsel aşkı’’ olduğunu vurgulayan Dağdeviren, bilimsel çalışmalarda izlediği yolu anlatırken Amerikalı şair, edebiyatçı Robert Frost’un ‘’The Road Not Taken’’ şiirine gönderme yaparak, tercihini daha önce gidilmemiş, denenmemiş yollardan yana kullandığını ifade etti.

Medikal teknoloji alanında sürdürmekte olduğu projelerden de söz eden Dağdeviren, ABD’de bulunduğu son 2,5 yıllık dönemde farklı disiplinlerden bilim insanlarıyla olan ekip çalışmaları sayesinde bugün artık cerrahi müdahale yapacak, beyin veya kalp ameliyatı yapacak donanıma eriştiğini anlattı. Dağdeviren bilim ve akademide kadın olarak var olmaya da değinerek kadınların özellikle akademideki varlıklarının çok önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye’den öğrencilere Vizyon Bursu

Geliştirdiği cihazların da tıpkı kadınlar gibi yaratıcı, güzel, duyarlı, birden fazla işi bir arada yapabilen nitelikle olmasına özen gösterdiğini söyleyen Dağdeviren , ‘’Bir bilim insanı yetiştirmek bir ağacı büyütmeye benziyor. Vizyonunu geliştirmek isteyen her insan kendi yolunu bulur. İki yıl önce hayalini kurduğum bir proje vardı. Şimdi Arya Kadın Yatırım Platformu desteğiyle her sene Türkiye’den bir kadın, bir erkek öğrenciye ‘’Vizyon Bursu’’ vermeye başlıyoruz. Bursiyerler her sene 23 Nisan’da ABD’ye gelerek Harvard ve MIT’de çalışmalarımıza katılacaklar’’ diye konuştu.

Dr. Canan Dağdeviren, kariyer yolunu belirlemek konusunda karar vermekte zorlanan gençlere ise şöyle seslendi; ‘’Kendinizi en iyi anlayan yine sizsiniz. Anneniz, babanız, sevgiliniz veya hocanız sizi, siz kadar iyi anlamayabilir. Bu nedenle kendinizle yalnız kalıp sorular sormanız çok önemli. Hayal kurmak çok gerekli ama o hayalin peşinden koşmanız, o hayale en sevdiğiniz varlığı sahiplenircesine sahip çıkmanız çok önemli’’.

 

Haber : Kurumsal İletişim Ofisi, Fotoğraflar: Talat Karataş


Tarih: 11 Şubat 2017