‘’Bireylerin sağlık durumları ve siyasi tercihleri arasında sıkı bir ilişki var’’

Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ‘’Sağlıkta Eşitsizlikler Üzerine Sosyal Politika Seminer Serisi: Sağlıkta Eşitsizlikler - Birleşik Krallık, Avrupa ve Gelişmiş Ülkeler’’ seminerinde Oxford Üniversitesi’nden Danny Dorling konuşma yaptı. Yalnızca sağlıktaki eşitsizliklerden değil, sosyal, siyasi ve ekonomik eşitsizliklerden de bahseden Dorling, eşitsizliklerin hayatımızı nasıl etkilediğini anlattı.

Oxford Üniversitesi akademisyenlerinden Danny Dorling, 31 Ekim tarihinde Boğaziçi Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda ‘’Sağlıkta Eşitsizlikler Üzerine Sosyal Politika Seminer Serisi’’ kapsamında ‘’Sağlıkta Eşitsizlikler - Birleşik Krallık, Avrupa ve Gelişmiş Ülkeler’’ başlıklı bir seminer düzenledi.

Boğaziçi Üniversitesi, Sosyal Politikalar Forumu ve Raoul Wallenberg Institute iş birliğinde düzenlenen etkinlikte İngiliz araştırmacı Dorling, konuşmasında sağlıkta eşitsizliğin yanı sıra siyasi, ekonomik ve sosyal eşitsizliklere de değindi.

Amerika Birleşik Devletleri’nde 2016’da yapılan başkanlık seçiminin ardından yapılan istatistiklere göre sağlık endekslerinde sağlık durumları nispeten daha kötü olan insanların daha tutucu olan Cumhuriyetçi Parti’ye (Republican Party), yani Donald Trump’a daha çok oy verdiğini belirten Dorling, insanların sağlık durumları ve siyasi kararları arasında sıkı bir ilişki olduğunun altını çizdi. Benzer şekilde, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılması (Brexit) için 2016 yılında yapılan referandum sonucunda da Londra, Cambridge gibi nüfusun da daha yoğun olduğu “elit” bölgeler ayrılmak istemezken, orta kesimin yoğunlukta olduğu bölgelerde “ayrıl” oyu çoğunluktaydı.

2012 yılından bu yana yaşlıların ölüm oranlarının Birleşik Krallık çapında giderek arttığını, bunun da ortalama yaşam süresini 5 hafta kısalttığını söyleyen Dorling, İngiliz yönetiminin bu durumu “influenza salgını” ile açıklama çalıştığını; ancak aynı istatistiklerin 2012’den beri her yıl tekrar ettiğini ve bunun artık salgın ile açıklanamayacağını ekledi. Dorling, 2015 yılının istatistiklerinin açıklandığı 2016 yılında ise Brexit ile aynı günde duyuru yapıldığı için istatistiklerin basının ilgisini çekmediğini, bu yüzden de toplumdan yeterli tepkiyi almadığını söyledi.

Göçmenler İngiltere’deki sağlık göstergelerini olumluya çevirdi

İngiltere’de 25-29 yaş grubu dışındaki tüm yaş gruplarında ölüm oranlarının arttığını belirten Dorling, bu durumu İngiltere’ye gelen bu yaş grubundaki göçmen sayısındaki artış ile açıkladı. İngiltere’ye gelen göçmenlerin büyük çoğunluğu sağlıklı olduğu için ülke genelindeki sağlık raporlarının pozitif olarak etkilendiğini söyledi. Ekonomik eşitsizliğin arttığını, bunun da beraberinde daha fazla borç getirdiğini, sonuç olarak da eşitsizliğin gittikçe daha da arttığının altını çizdi.

Brexit’in tamamlanmasının ardından Birleşik Krallık genelindeki göçmen sayısında bir azalma olacağının tahmin edildiğini söyleyen Dorling, bunun ardından yapılacak olan sağlık raporlarının çok daha negatif olacağını belirtti.

Dorling, “Eşitsizlik arttıkça birbirimize olan güvenimiz azalıyor. Bununla kalmıyor, birbirimize artık daha az anlayış göstermeye başlıyoruz. Okullarda daha az şey öğreniyor, ama bir o kadar çok rekabet ediyoruz. Sınav sonuçları çok büyük öneme sahip oluyor, bu yüzden de sadece sınava çalışıp kısa zamanda öğrendiğimiz her şeyi unutuyoruz. 15 yaşındaki öğrencilere yapılan matematik testlerinde İngiltere, Amerika gibi ülkeler çok kötü durumda olmasa bile, asıl sorunun uzun vadede olduğunu görebiliyoruz. Aynı test 24 yaşındaki insanlar için tekrarlandığında, eşitsizliğin az olduğu ülkelerde, özellikle İskandinav ülkelerinde yapılan testlerde 24 yaşındaki insanlar testlerde neredeyse 15 yaşındakiler kadar iyi yaparken eşitsizliğin yaygın olduğu ülkelerde bu sonuçlar diğerlerine kıyasla çok düşük çıkıyor. Eşitsizlik hepimizi, her alanda etkiliyor.” diyerek konuşmasını tamamladı.

Seminer dizisi 15 Kasım’da yine Rektörlük Konferans Salonu’nda bu kez Avrupa’da Sağlıkta Eşitsizlik: Neden Bu Kadar Kalıcı? konusuyla Rotterdam Üniversitesi’nden Johan Mackenbach ile devam edecek.

 

Haber: Elif Sarmış | Kurumsal İletişim Ofisi

Tarih: 02 Kasım 2018