Boğaziçi Üniversitesi dünyanın en önemli Çin tarihçilerinden Arif Dirlik’i andı

1 Aralık 2017’de hayatını kaybeden dünyanın en önemli Çin uzmanlarından biri olan tarihçi Prof. Dr. Arif Dirlik için Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü ve Nâzım Hikmet Kültür Merkezi ortaklığıyla bir anma toplantısı düzenlendi. Nadir Özbek’in moderatörlüğünü yaptığı toplantıda; Selçuk Esenbel, Zafer Toprak, Çağlar Keyder ve Halim Kara söz alarak Arif Dirlik’i ve mirasını anlattı.

Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü ile Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür Merkezi işbirliğiyle 8 Şubat 2018’de Prof. Dr. Arif Dirlik anısına bir toplantı düzenlendi. 1 Aralık 2017’de hayatını kaybeden Dirlik 1971-2001 yılları arasında Duke Üniversitesi Tarih Bölümü’nde akademik çalışmalarını sürdürmüş; sonrasında ise 2006 yılında emekli olana dek Oregon Üniversitesi’nde Tarih Profesörü olarak çalışmıştı.

Toplantının moderatörlüğünü yürüten ve açılış konuşmasını yapan Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü öğretim üyelerinden Nadir Özbek, Arif Dirlik’in Çin tarihi, Çin Marksizmi ve Çin Anarşizmi üzerine araştırmalarını 1990’lı yıllara değin sürdürdüğünü, ancak esas tanınırlığını 1990’lar sonrasında yürüttüğü küreselleşme ve post-Modernizm çalışmalarıyla kazandığını belirtti.

“1990’lar sonrasında Arif Dirlik tarihçilikten sosyolojiye kaydı”

Özbek’in ardından ilk sözü alan Prof. Dr. Zafer Toprak ise 2017 yılında Georg Iggers ve Arif Dirlik gibi iki çok önemli tarihçiyi yitirmenin derin bir boşluk yarattığına işaret ederek, “Tabandan tarih yazımı dendiğinde Arif Dirlik dünya tarihçiliğinde önemli bir yer teşkil ediyor” ifadelerini kullandı. Arif Dirlik’in Çin tarihi üzerine yazdığı birçok eserin Türkçe’ye henüz kazandırılmadığını aktaran Toprak; Dirlik’in Modernite, post-Modernite ve küreselleşme üzerine yazdıklarının büyük ölçüde 1990’lar sonrasında Sovyetler Birliği'nin çözülüşüyle ele aldığı konular olduğunu ve bu dönemde Dirlik’in tarihçilikten sosyolojiye kaydığını belirtti.

Dirlik’in Robert Koleji yıllarında siyasetle çok ilgili bir insan olduğunu belirten Toprak, kendisinin ABD’ye gitmesinin ardından Türkiye’yle empatisini yitirmiş bir tarihçi olarak karşımıza çıktığını söyledi. “Arif Dirlik’in Çin tarihi dışında, sosyal bilimlere getirdiği post-kolonyalizm, kültüralizm, multi-kültüralizm, global-modernite post-modernite çalışmaları da çok değerli” ifadelerini kullanan Toprak, Dirlik’in diğer bir önemli katkısının 1968 ve üçüncü dünyacılık literatüründe olduğunu belirtti. Toprak, konuşmasını “Keşke böyle önemli bir bilim insanı Türkiye üzerine daha fazla eser bıraksaydı” diyerek bitirdi.

“Çin Marksist düşüncesini 3. dünya dönüşümü çerçevesine oturtması 1970’ler açısından inanılmaz bir yenilikti”

Zafer Toprak’ın ardından söz alan Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim Üyesi ve Japonya uzmanı Prof. Dr. Selçuk Esenbel ise kendisinin de Asya çalışmaları yürütmesinden ötürü çok kez Arif Dirlik’le fikir alışverişinde bulunduğunu, makalelerin yardım aldığını ve iletişim halinde olduğunu belirtti. Dirlik’in Soğuk Savaş’ın siyasi ortamında Çin Marksist düşüncesini 3. dünya dönüşümü çerçevesine oturtmasını 1970’li yıllar açısından inanılmaz bir yenilik olarak tanımlayan Esenbel, Dirlik’in ABD’deki modern Çin çalışmalarında çığır açtığını belirtti. Esenbel, 1990’lı yıllar sonrasındaki çalışmalarında Dirlik’in ‘kültüralist’ bakış açısını sosyal ve politik-ekonomik etkileri göz ardı etmesi yönünden eleştirdiğinin altını çizdi.

“Arif Dirlik’in Çin üzerine yazdıklarıyla Türkiye arasında büyük paralellikler var”

Esenbel’in ardından bir konuşma yapan Prof. Dr. Çağlar Keyder ise “Bir Türk okuyucusu için Arif Dirlik’in değindiği konuların en önemlisi üretim tarzı meselesi. Bu anlamda bu tartışmalar Çin’in neden emperyalizmin etki alanına girdiği ve neden kapitalizme geçemediği konusunda Osmanlı’ya dair tartışmalarla benzeşiyor” ifadelerini kullandı. Dirlik’in çoklu modernizmler ve çoklu kültürcülük eleştirilerinde temel noktanın kapitalizmin göz ardı edildiğini söylemesi olduğunu belirten Keyder, “Dirlik; kapitalizmin artık sınırları çok da baz almayan, her coğrafyada sermaye, işçi ve kültürü bulduğu şekilde kullanmaya hazır bir forma eriştiğini söylüyordu. Bu anlamda da politik-ekonominin önemsizleştirilmesini eleştiriyordu” dedi.

“Arif Dirlik Boğaziçi adına da önemli bir değer”

Toplantıda son sözü alan Halim Kara ise Arif Dirlik’in post-kolonyal aydınlar üzerine eleştirilerini tartıştı. Dirlik’in, post-kolonyal aydınların dilinin yapısal değil, söylemsel olduğunu aktaran Kara, Arif Dirlik’in kimi noktalarda post-kolonyal çalışmacıların esas meselesini kimliksel bir ızdıraptan öte, 1. dünyada bir şekilde yer edinme uğraşı olarak gördüğünü aktardı.

Konuşmaların ardından söz alan Nadir Özbek ise, “Arif Dirlik’in kökeni bu topraklardı. Robert Koleji’ndeyken aktif olarak Türkiye siyasetiyle de ilgilendi ve bu düşüncelerinin arka planını oluşturdu. Bu anlamda Dirlik Boğaziçi adına da önemli bir değer” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Arif Dirlik Hakkında:

Arif Dirlik 1964 yılında Robert Kolej'de elektrik mühendisliği okuduktan sonra gittiği ABD'de tarihe yöneldi. Dünyanın önemli Çin tarihçilerinden sayılan Arif Dirlik, 1971-2001 yılları arasında Duke Üniversitesi tarih bölümünde, daha sonra 2006 yılında emekli olana kadar Oregon Üniversitesi'nde tarih profesörü olarak çalıştı. Dirlik'in çalışmaları Çin Kültür Devrimi'nden çağımızın politik ve kültürel değişimlerinin kavramsallaştırılmasına kadar geniş bir alana yayılmıştır. Dirlik yeni küresel kapitalizm çağının anlaşılması için bir yandan günümüzdeki ekonomik, siyasal ve kültürel iktidar yapılarının kavranmasını diğer yandan da eski radikal toplum öngörülerinin akılda tutulmasını önemsemiştir. Marksizmin radikal ruhuna bağlı kalan Dirlik, bugün sermayenin ideolojisi tarafından sömürge haline getirilmiş bir geleceğin karşısında farklı tarihsel yörüngelere, radikal imkânlara vurgu yapan politik bir çizgi benimsedi. Kitap ve makaleleri Türkçeye de çevrilmiş bulunan Arif Dirlik'in Postkolonyal Aura: Küresel Kapitalizm Çağında Üçüncü Dünya Eleştirisi adlı kitabı Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi tarafından yayımlandı.

 Haber: Sinan Cem Deveci - Fotoğraflar: Kenan Özcan


Tarih: 09 Şubat 2018