Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü 150. yılını kutluyor

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün 150. Kuruluş Yılı Programı açılışı, 20 Nisan 2018 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan ve Enstitü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ev sahipliğinde düzenlenen törenle gerçekleşti. Rasathane'nin 150. Kuruluş yıldönümü; “Rasathane-i Amire ’den Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’ne” başlıklı program çerçevesinde yıla yayılan etkinliklerle kutlanacak.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün 150. Kuruluş Yılı Programı açılışını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katılımcılara hitaben yaptığı konuşmasında şunları kaydetti;

“Ecdadımız rasat yani gözlem konusuna en başından beri büyük önem vermiştir. Yüzyıllar boyunca onların ortaya koyduğu eserler heyecan vericidir. Bugün teknolojideki bütün gelişmelere ve büyük ilerlemeye rağmen değil evreni, daha güneş sistemimizi bile tam çözebilmiş değiliz. Dolayısıyla rasat çalışmaları ilk insandan bu yana önemini koruyor. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi bu ülkenin en önemli deprem araştırma merkezidir. Köprülerden camilere, endüstriyel binalara kadar bakım ve denetimleri gerçekleştirmesini de takdir ediyorum. Deprem ve tsunami alanında AFAD işbirliği ile gerçekleştirilen çalışmalar da iş birliği artarak devam etmeli. Öte yandan Kandilli Rasathanesi’nin halkı bilinçlendirme ve bilgilendirme çalışmalarını da takdirle izliyoruz. Gerek tarihteki örnekler, gerekse Marmara Denizi altında yapılan araştırmalar bize bu bölgede yeni bir depremin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Mümkün olduğu kadar hazırlık olmaktan başka çaremiz yok. Türkiye'yi bu konuda Japonya gibi zirve yapmış ülkelerin seviyesine çıkartmakta kararlıyız".

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan ise konuşmasında; Asırlar önce bilim dünyasının öncülüğünü yapan bir uygarlığın mirasçıları olmanın bilinci ile bilimsel anlamda cağımızın önüne geçmeyi hedefleyen bir çaba içerisindeyiz. Bugün bize düşen görev yarını ve yarından sonrasını şekillendirecek bilimsel çalışmalar yürütmektir”  ifadelerini kullandı.

‘’Kendi kaynaklarımızla üreteceğimiz uydulara ihtiyaç artmakta’’

Prof. Dr. Mehmed Özkan konuşmasında uzay çalışmaları alanındaki gelişmelerden ve üniversite bünyesinde sürdürülen çalışmalardan bahsederek şöyle devam etti:

’Son yarım asırdır rasat ve astronomi çalışmaları sadece yeryüzünde değil, önemli bir kısmı da uzayda gerçekleşen bir araştırma alanı haline gelmiştir. Bu nedenle navigasyondan savunmaya, haberleşmeden meteorolojiye, astronomiye pek çok alanda kendi kaynaklarımızla üreteceğimiz, kendi imkanlarımızla göndereceğimiz uydulara olan ihtiyaç aciliyet kazanarak artmaktadır. Bu yönde ülke çapında başlayan çalışmalar ümit vericidir. Artık uydu yakıtı katalizörü geliştiren hocalarımızın sanayimizle işbirliği içinde uygulama fazına çok yaklaşmış olmaları heyecan verici…Verdiğimiz mezunlar iş dünyasında olduğu kadar bilim ve teknolojide de dünyanın birçok yerinde ve dünya çapında uzun yıllardır başarılara imza atmaktalar. Artık inanıyoruz ki bu bireysel başarıların toplumsal başarılara dönüşme zamanı gelmiştir. Bu yönde atılan adımlar artık ürünlerini verme aşamasındadır’’.

Depreme ve yangına dayanıklı yatay yapılaşma ve ahşap mimaride Boğaziçi’nde sürdürülen çalışmalar

Depremde can kaybına, depremden daha çok depreme dayanıklı olmayan binaların neden olduğu gerçeğini bir kez daha vurgulayan Mehmed Özkan, bu gerçekten hareketle üniversite olarak gerek yatay yapılaşma gerekse ahşap mimari uygulamalar alanında çalışmalara başlandığını ifade ederek;

‘’Geçmişte bizim toplum olarak çok iyi olduğumuz bir alan ahşap mimarisi olmasına karşın, günümüzde bu alanda modern teknolojiyi uygulayabilecek ülke çapındaki uzman sayımız iki elin parmağını geçememektedir maalesef. Altı kata kadar rahatlıkla çıkan, yangına ve depreme dayanıklı yatay yapılaşmanın önünü açacak teknolojiye sahip olmak ve bunu ülke geneline yaygınlaştırmak gibi bir hedefle yola çıkarak bir yandan teşvik amacıyla yeni inşaat yatırımlarımızı bu yönde yaparken bir yandan da İnşaat Mühendisliği bölümümüz klasik eğitiminin yanısıra ahşap mimari uygulamalarına yönelik programlar geliştiriyor. Bazı gelişmiş ülkelerde başarıyla uygulanan ağaç tarımı politikalarıyla yenilenebilir bir malzemeyle sürdürülebilir kalkınma modelleri oluşmuş, çevre ve ekonomi için olumlu sonuçları gösterilmiştir. Dikey yapılaşmaya alternatif olarak temiz, çevreci ve ekonomik yatay çok amaçlı ahşap yapı sistemleri konusunda sektör STK’ları ile de çalışmalarımıza başlamış bulunuyoruz’’ diye konuştu.

150 yıllık tarihiyle Kandilli Rasathanesi bugün dünyaca önemli bir bilim merkezi

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ise, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün 1868 yılında Rasathane-i Amire adıyla kurulduğunu ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyetimize miras kalan Türk bilim tarihinin en önemli kurumlarından biri olduğunu belirterek; “İlk deprem ölçümlerine 1894 Büyük İstanbul Depremi ardından, Sultan II. Abdülhamid’in emirleriyle İtalya’dan kısa bir süre sonra, ABD’den önce başlatan Rasathane-i Amire, 1911 yılından itibaren İcadiye tepesindeki bugünkü yerine taşınarak Fatin Gökmen hocanın yönetiminde astronomi, meteoroloji ve jeofizik alanında çalışmalarını geliştirmiştir. 1900’lü yılların başından itibaren tutulan meteorolojik ölçüm kayıtları halen arşivlerimizdedir. Dönemin modern cihazları ile 1920’li yıllardan bu yana yapılan deprem ölçümleri ile yer bilimleri alanında ciddi bir birikim oluşmuştur. Bugün rasathanemiz yaptığı gözlemlerle gerek bilim çevrelerine gerekse resmi makamlara hizmet vermekte, deprem, tsunami ve nükleer denemeleri izleme konularında uluslararası boyutta ülkemizi başarı ile temsil etmekte, dünya çapında araştırma kurumlarıyla yaptığı iş birlikleriyle alanında öncü araştırmalara imza atmakta ve aynı zamanda jeodezi, jeofizik ve deprem mühendisliği alanlarında çok değerli akademisyenler yetiştirmektedir’’ dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İBB Başkanı Mevlüt Uysal’ın da katıldığı programda, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Bilim Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçar, "Türk-İslam Medeniyetinde Rasathaneler" başlıklı bir sunum yaptı.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Mehmed Özkan tarafından Kandilli El Yazmaları Koleksiyonu'ndan marifetname tıpkıbasımı ve optik seyir cihazı, Haluk Özener tarafından da 100 yıl öncesine ait hava durumu haritasının aslı ile rubu tahtası hediye edildi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi, 150. Kuruluş yıldönümünü kutladığı günümüzde, Merkez ve Laboratuvarları dışında, akademik birimleri ile lisansüstü eğitim veren bir bilim merkezi. Boğaziçi Üniversitesi’ne bağlı bir enstitü olarak yüksek lisans ve doktora programları ile ülkemize ve dünyaya akademisyen yetiştiren bir kurum olmanın yanı sıra yaptığı araştırmalarla dünya çapında iddialı projeler yürütüyor.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde; Deprem Mühendisliği Anabilim Dalı, Jeodezi Anabilim Dalı, Jeofizik Anabilim Dalı akademik birimleri; Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi (BDTİM), Belbaşı Nükleer Denemeleri İzleme Merkezi (NDİM), İznik Deprem Zararlarının Azaltılması Hizmet Merkezi ve Astronomi, Meteoroloji, Manyetizma Laboratuvarları ve Afete Hazırlık Eğitim Birimi laboratuvarları yer alıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, deprem konusunda gözlem, eğitim, araştırma ve uygulama faaliyetlerini tek bir bünye altında toplayan kuruluş olarak ulusal ve uluslararası faaliyetlerini sürdürüyor.

Tarih: 20 Nisan 2018