Boğaziçi Üniversitesi'nde geliştirilen ''E-Klavye” Türk standardı olarak tescillendi

Boğaziçi Üniversitesi tarafından Türkçeye uygun ergonomik ve optimal olarak geliştirilen E klavye, Türk Standardları Enstitüsü tarafından “Alfasayısal Türkçe E-Klavyenin Temel Yerleşim Düzeni” adı ve TS 13771 koduyla Türk standardı oldu. ‘’Türkiye’nin milli klavyesi’’, on parmak yazım ilkeleri göz önüne alınarak tasarlandı. Sağlık ve konfor açısından kullanıcılara avantaj sağlayan E klavyede, hızlı yazım performansı da öne çıkan özellikler arasında yer alıyor. Geliştirilen klavyenin mucidi Prof. Dr. Mahmut Ekşioğlu, E klavyenin “ileri teknoloji ve yöntemlerle geliştirilmiş, deneye ve matematiğe dayalı, dünyanın en bilimsel klavyesi’’ olduğunu belirtti.

Boğaziçi Üniversitesinde Türk dili ve alfabesinin özelliklerine uygun, ergonomik ve verim artırıcı olarak tasarlanan E klavyenin mucidi Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Ergonomi Laboratuvarı Kurucu Direktörü Prof. Dr. Mahmut Ekşioğlu, “Çocuklarımızın sağlıklı geleceği ve verimliliği için, 70 yıl önce mekanik daktilolar için tasarlanmış F klavye yerine, günümüzün ileri teknolojisi ve bilimsel yöntemleri ile elektronik daktilo ve bilgisayarlar için geliştirilmiş E klavye, Fatih Projesi ve diğer kullanım alanları için tercih edilmelidir” ifadelerini kullandı.

TÜBİTAK tarafından da desteklenen E klavye, F klavyeye göre daha sağlıklı, rahat, yormayan ve aynı zamanda hızlı ve ergonomik olması bakımından öne çıkıyor.  E klavye ve F klavyeyi bilimsel  ve performans açısından karşılaştıran Prof. Ekşioğlu, iyi bir klavye tasarımında en önemli ölçütün harflerin klavyedeki yerleşimi olduğunu ifade etti. Prof. Ekşioğlu, dilin ve alfabenin özelliklerini  ve on parmak yazım kurallarını göz önünde bulundurarak; harflerin, parmak hız ve hareket kabiliyetine göre, en uygun yerleşiminin yazım performansını artırdığını ve aynı zamanda sağlık ve konfor açısından da daha rahat kullanım sağladığını belirtti. Bunun da ancak, E klavyenin tasarımında yapıldığı gibi, deneysel ve matematiksel optimizasyon yöntemlerinin birlikte kullanılmasıyla başarılabileceğini söyledi.

Bugünkü bilimsellik anlayışımızla, F klavyenin bilimselliğini kabul etmenin mümkün olmadığını ve iyi bir mühendislik tasarımı olmadığını vurgulayan Prof. Ekşioğlu; “E klavye ise günümüzün ileri teknolojisi, bilimsel bilgi ve yöntemleri ile tasarlandı. Sağlık ve performans açısından baktığımızda E klavye, dünyada deneye ve matematiğe dayanan ve aynı zamanda doğrulama testleri yapılmış ilk ve tek bilimsel klavyedir.”

Parmakların kapasitelerine göre yazım yükü

E klavyede yazım yükünün parmaklara kapasitelerine göre dağıtıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Ekşioğlu, E klavye F klavyeye göre daha sağlıklı, rahat, yorucu olmayan ve aynı zamanda hızlı bir klavyedir.

F klavyede harf yerleşim düzeni günümüz Türkçesine uygun değildir. F klavye tasarımında kullanılan harf kullanım sıklık sırası: A, E, K, İ, M, L, T, R, N, S, I, ... Halbuki, günümüz Türkçesinde harf kullanım sıklık sırası şöyle: A, E, İ, N, R, L, K, D, I, M, U, ... Görüldüğü gibi ilk iki harf hariç sıklık sırası aynı değildir. Farklılık ayrıca sıklık oranlarında da var. Günümüz Türkçesinde harf kullanım oranları şöyle: A(%11,4), E(%9,7), İ(%9,1), N(%7,3), ... F klavyenin tasarımında kullanılan sıklık oranları (1950´lerin TDK sözlüğüne göre) ise: A(%14,3), E(%8,8), İ(%7,3), N(%4,5),… Ayrıca, ikili harf sıklık sırası ve oranları da önemlidir ve E klavye tasarımında gözönünde bulundurulmuş fakat F klavyede ise bulundurulmamıştır.

F klavyede yazım yükü parmaklara dengeli dağıtılmamış ve özellikle işaret parmakları aşırı yüklenmiştir. Bugünkü Türkçeye göre yazımın neredeyse yarısı (%46) işaret parmakları ile yapılmakta ve sağ ve sol el arasında yük farkı bulunmamaktadır. Bu durum yazım yükünün ideal parmak yüklerinden %38 kadar sapmasına neden olmaktadır. E klavyede ise ideal yüklerden sapma sadece %4´tür. F klavye tasarımındaki bu ve benzeri hatalar, el-bilek rahatsızlıkları için riskli olan parmak tendon hareket miktarının artışına ve dengesiz dağılımına neden olmaktadır. E klavyede ise, işaret parmakları hızlarına uygun olarak %27 oranında; ve sol ve sağ el, yine kapasitelerine uygun olarak, sırası ile %46 ve %54 oranlarında yüklenmişlerdir.

İdeal klavye harf-dizilimi ölçütlerine göre yaptığımız karşılaştırmada ise, E klavye 11 ölçütün en önemli 9´unda F klavyeden ve ölçütlerin hepsinde Q klavyeden daha başarılı bulundu.

F klavyenin tasarımında “işlek parmaklara sık kullanılan harfleri el yordamıyla atama” yöntemi kullanıldı. Ne yazık ki bu yaklaşımda da hatalar yapıldı. Kullanılan yöntem için harf kullanım sıklıkları ve parmak hızları bilgisi gereklidir. Harf sıklıkları yanlış hesaplandı ve parmak hızları da deneylerle değil tahminlerle belirlendi. Bütün bu bilgiler hatasız olsaydı bile matematiksel optimizasyon ve bilgisayar hesaplama hızı olmadan 32 harfi (Q, W ve X dahil) 32 tuşa el yordamıyla optimal bir şekilde atamak imkansızdır. Çünkü, seçenek sayısı bilgisayarların dahi hesaplamakta zorluk çekeceği kadar çoktur (32!=263 sağında 33 sıfır ile).

F klavyede harf yerleşim düzeninin optimal olmaması nedeniyle kullanıcı, yazım performansı açısından sorun yaşayabileceği gibi, aynı zamanda özellikle el ve bileklerde karpal tünel sendromu, tendinit ve tenosinovit gibi kas-iskelet sistemi hastalıkları riski ile karşı karşıyadır. Bu hastalıklara maruz kalan kişiler çalışamaz duruma gelir, ve ileri safhalarda, kalıcı olabilecek rahatsızlık ve hatta engellilik durumuyla karşı karşıya kalırlar. Bu da ülke ekonomisi ve yaşam kalitesi açısından son derece önemlidir” şeklinde konuştu.

Prof. Ekşioğlu, “Tipik bir Türkçe metin için yaptığımız hız testlerinde ise, E klavye Q klavyeye göre %25 ve F klavyeye göre ise %2 kadar daha hızlı bulundu. Test süresi 45 dakika yerine daha uzun tutulsaydı, F klavye ile hız farkının daha fazla olabileceği hipotez edilebilir. Bunun da mantığı şu: Yazımın %46´sını her iki elin en hızlı parmakları olan işaret parmaklarına yükleyen, yazım yükünü parmaklara dengeli dağıtmayan F klavye, potansiyel olarak kişiyi daha çabuk yoracak ve yavaşlatacaktır” ifadelerini kullandı.

Klavyenin asli görevinin yarışmak değil, sağlıklı, yormayan, rahat, hatasız ve mümkün olduğunca da hızlı yazmayı sağlamak olduğuna dikkat çeken Prof. Ekşioğlu, ‘’Hız tek başına bir klavyeyi iyi klavye yapmaz. İyi klavye, E klavyede olduğu gibi, hızlı ve aynı zamanda sağlık riski az olan, az yoran, rahat klavyedir.

F klavye, el-bilek-kol sağlığı açısından riskli bir klavyedir. Konu sağlık, yaşam kalitesi ve ülke ekonomisi açısından önemlidir. E klavyemiz varken, çocuklarımızı ve dolayısı ile gelecek kuşaklarımızı, riskli F klavyeyi kullanmak zorunda bırakmayalım” dedi. 

Haber: Kurumsal İletişim Ofisi

Tarih: 07 Temmuz 2017