Boğaziçi’nde “Arap şiirinde Nâzım Hikmet Etkisi” tartışıldı

Boğaziçi Üniversitesi, “Arap Şiirinde Nâzım Hikmet Etkisi” konulu konferans kapsamında Arap Edebiyatı ve yaratıcı drama alanlarında uzman olan çeviribilimci Mehmet Hakkı Suçin’i ağırladı.

Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi’nin düzenlediği Nâzım Hikmet Konferansları kapsamında Arap şiirinde Nâzım Hikmet etkisini ele almak ve tartışmak üzere çeviribilimci, Arap Edebiyatı ve yaratıcı drama alanlarında uzman olan Mehmet Hakkı Suçin bir konferans verdi. Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölüm Başkanı Jonathan Ross’un moderatörlüğünü üstlendiği konferansta, Suçin Arap şiirinde önemli yer edinmiş şairler üzerinden Nâzım Hikmet’in Arap şiirindeki etkisini ve Arap yazınında Nâzım Hikmet’in genel görünümünü anlattı. Suçin, konuşması boyunca içerik ve biçim bakımından Türkiye’deki şiirin kırılma noktalarından birini temsil eden ve sayısız dilde şiir çevirileri bulunan Nazım Hikmet’in Arapça’ya çevrilen eserleri bağlamında şiir çevirilerini nicelik ve nitelik bakımından değerlendirmeye tabi tuttu.

Jonathan Ross’un kendisini “Türkiye’de en iyi edebiyat bilgisine sahip Arapça’dan doğrudan çeviri yapan meslektaşlarımızdan biri” olarak tanıtmasının ardından sözü alan Suçin, öncelikle davetçilere ve katılımcılara teşekkür etti. Konferansta bulunmaktan mutluluğunu dile getiren Suçin, Arap şiirinde Nâzım Hikmet etkisini tartışmaya Arap edebiyatında Nâzım Hikmet’in nasıl tanındığını aktararak başladı. Nâzım Hikmet’in her şeyden önce Arap edebiyatında da “özgürlükçü ve devrimci” bir kişiliği temsil ettiğini belirten Suçin, Nâzım Hikmet’in sürgün yıllarının özellikle Filistinli birçok şairde derin bir etkisi olduğunu vurguladı. Nâzım Hikmet’in “Şeyh Bedrettin Destanı” gibi gelenekten beslenen eserlerinin, ezilmişlerin ve sıradan insanların sesi olmasının; sade, yalın ve akıcı bir dil kullanmasının Arap şiiri içinde de etkileyici unsurlar arasında bulunduğunun altını çizen Suçin, “Nâzım Hikmet çağdaş Arap şiirinin canlı sembollerinden biri” ifadelerini kullandı.

Nâzım Hikmet’in sadece şiiriyle değil kişiliğiyle de Arap şiirinde iz bırakmış bir şair olduğunu vurgulayan Suçin, özellikle 1950 ve 1960’larda Arap ulusal kurtuluş hareketlerinin ve Arap sosyalizminin yükselmesinin, Sovyetler Birliği’nin halen güçlü bir alternatif oluşturmasının, toplumsal gerçekçilik akımın tüm dünyada ses getiren türevlerinin bulunmasının da Arap yazınında Nâzım Hikmet etkisini arttıran unsurlar arasında bulunduğunu belirtti. Günümüzde eleştirilen bir kullanım olmasına karşın “Direniş Şairleri” olarak anılan Filistinli birçok şairde Nâzım Hikmet’in etkilerinin görüldüğünün altını çizen Suçin; ezilenlerle bir arada durma, sürgün, mahpus gibi temaların Filistinli şairlerin ilgisine mahzar olduğunun altını çizdi.

Iraklı Abdulvahhap el-Beyati, Filistinli Şairler Tevfik Zeyyad, Mahmud Derviş, Semih el-Kasım, Muîn Besisu, Mısırlı Salah Abdussabur gibi şairlerin şiirlerinde Nâzım Hikmet etkilerini irdeleyen Suçin, şairlerin eserlerinde bulunan Nâzım Hikmet esinlenmelerinden şairlerce doğrudan Nâzım Hikmet’e yazılmış ağıtlara kadar uzanan geniş bir aralıkta eser incelemesi sundu. Arap şiirinde Nâzım Hikmet etkisinin hissedilmesine karşın çevirilerdeki noksanlıklardan da bahseden Suçin, Arapça’ya çevrilmiş Nâzım Hikmet şiiri örnekleri üzerinden de bu eksikliklerin dinleyiciler nezdinde somutlaşabilmesine olanak tanıyan bir anlatım yaptı.

Nâzım Hikmet’in Arap şairlerine hem şiiriyle hem de kişiliğiyle ilham kaynağı olduğunu; şiirleri ve tiyatro oyunlarının 1950’li yıllarda çevrilmeye başlanmasına karşın 1970’li yıllardan itibaren çevirilerde önemli bir artış gözlendiğini aktaran Suçin; doğrudan Türkçe’den Arapça’ya yapılan çevirilerin 1980’li yıllara denk geldiğinin, bunun da aslında hem edebi hem de politik yönden Nâzım Hikmet şiirinin etkisinin kırılmaya başladığı bir döneme rastladığının altını çizdi. Nâzım Hikmet’in Türk şiirini Arap dünyasına açan bir kapı olduğunu vurgulayan Suçin, her şeye rağmen Nâzım Hikmet şiirleri de dahil olmak üzere Türk şiirinin Arapça’ya başarılı çevirilerle kazandırılmasının yaygın bir durum olmadığını vurguladı.

Haber: Sinan Cem Deveci, Fotoğraflar: Talat Karataş / Kurumsal İletişim Ofisi

Tarih: 23 Ekim 2017