‘’Boğaziçi’nde kendimi evimde gibi hissettim, neredeyse memleketime dönmeyecektim’’

Zanzibar Devlet Üniversitesi’nin Rektörü bir Boğaziçili…


Boğaziçi Üniversitesi’nin mezunlar profili içerisinde kuşkusuz en dikkat çekici isimlerden biri de, bir Doğu Afrika ülkesi olan Tanzanya’nın Zanzibar Adası’nda bulunan Zanzibar Devlet Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. İdris Rai. 

1998’de Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği’nden mezun olan İdris Rai, Zanzibar Devlet Üniversitesi’nin üçüncü rektörü olarak 2011’den bu yana görev yapıyor. E-mail aracılığıyla sorularımızı yanıtlayan Rai, Türkiye’de ve Boğaziçi’nde kendisini her zaman evinde hissettiğini; üniversite yıllarındaki dostluklarını hala özlemle hatırladığını söylüyor. İdris Rai ile Boğaziçi’ndeki öğrencilik yıllarına uzanan bir söyleşi yaptık.

 

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden 1998 yılında mezun olduktan sonra yüksek lisansınızı aynı alanda Bilkent Üniversitesi’nde tamamladınız. Türkiye’nin en seçkin üniversitelerinin akademik ortamında oldukça uzun bir zaman geçirdiniz. Türkiye’deki yıllarınıza dönüp baktığınızda, bu dönemin önemli noktalarını bizimle paylaşır mısınız?

İdris Rai- Boğaziçi Üniversitesi’ne katıldığımda, ilk olarak Makine Mühendisliği bölümüne kabul edilmiştim. O zamanlar “Mechanical” sözcüğü benim kelime dağarcığımda bulunmuyordu. Bunun ne anlama geldiğini tam olarak bilmiyordum ama hatırladığım kadarıyla bu alanda şevkle çalışmaya hazır değildim ve sürdürmek için yeterince motive değildim. Makine Mühendisliği’nden Elektrik ve Elektronik Mühendisliği’ne geçiş yapabilme fırsatı akademik çalışmalarımın ilk dönüm noktası oldu. Öğrenciler arasındaki rekabet düşünüldüğünde bu değişim benim için gerçekten de sudan ateşe atlamak gibi oldu, ancak Elektrik Elektronik Bölümü’nde edindiğim deneyimi çok sevdim.

İkinci dönüm noktası ise Bilkent Üniversitesi’nde yüksek lisans programına katılmam oldu. Bilkent Üniversitesi de aynı şekilde rekabet gücü yüksek bir üniversiteydi ve mali yardım alabilmek sadece mülakatta gösterdiğiniz performansa bağlıydı. Boğaziçi gibi, Bilkent de yüksek kaliteli programlarıyla dünya standartlarında bir öğrenim ortamı sundu.

Türkiye’de yükseköğrenim sisteminde, özellikle Boğaziçi ve Bilkent üniversitelerinde eğitim aldığım için çok mutluyum. Akademide daha sonra kazandığım başarıları burada edindiğim güçlü altyapıya borçluyum.

Boğaziçi Üniversitesi'nde okumaya nasıl karar verdiniz?

Liseden mezun olduktan sonra Türkiye’deki lisans programları için İslami Kalkınma Bankası aracılığıyla hükümet bursu kazandım. Bu bursla Boğaziçi Üniversitesi’ne kaydoldum, bunun için çok şanslıyım.

Bu dönemi akademik olanaklar, öğrenciler, sosyal yaşam, kültürel ortam açısından nasıl hatırlıyorsunuz?

Öğrencilik hayatımın çoğu Türkiye’de geçti ve Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilik hayatını çok sevdim. Akademik olarak sizin de ilk sorunuzda belirttiğiniz gibi, Boğaziçi Üniversitesi ülkedeki en prestijli okullardan biri ve ben de Boğaziçi’nin dünya standartlarında eğitim ve öğretimi mümkün kılan kaynak ve olanaklara sahip olduğundan eminim. Elektrik ve Elektronik Bölümü’ndeki profesörlerin ve diğer bölümlerdeki akademisyenlerin dünyanın en iyi üniversitelerinden mezun olduklarını hatırlıyorum. Bunlara ek olarak, Boğaziçi Üniversitesi akademik çalışmalar için kütüphane ve laboratuvarlar açısından çok donanımlı bir üniversiteydi.

Toplumsal ve kültürel yaşama gelince, izole olmuş bazı sosyal güçlüklere rağmen, Türkiye’de evimde hissettim. Çok iyi arkadaşlar edindim ve doğal olarak 1998 sınıfındaki tüm arkadaşlarla etkileşim kurdum. Çok yakın arkadaşlıklar kurdum onlar beni evlerine davet ettiler bu sayede ülke çapında seyahat ettim ve Türk kültürünü ve sosyal hayatını daha yakından tanıma fırsatım oldu. Şunu da belirtmem gerekir ki Türk müziklerini çok sevdim özellikle de Arabesk türü müzik Zanzibar’daki Tarab müziğiyle çok benzerlik gösteriyor. Toparlamak gerekirse, Boğaziçi Üniversitesi’nde ve genel olarak Türkiye’de çok güzel anılar biriktirdim.

Boğaziçi Üniversitesi mezunları topluluğunun üyesi olmak konusunda ne düşünüyorsunuz? Türkiye'deki mezun grubuyla temaslarınız var mı? Türkiye'yi ziyaret ediyor musunuz?

2001 senesinde Türkiye’den ayrıldıktan sonra nadiren ziyaret için gelebildim. Son olarak 2003 yılında ve o ziyaretimden on yıl sonra 2013’te Türkiye’ye geldim. Çok değiştiğini duydum ve tekrar gelmek için sabırsızlanıyorum. Mezun gruplarından temaslarım var, ancak doğrusu çok az kişiyle ve iletişimimiz çok aktif değil.

Türkiye ve Tanzanya gibi çok farklı ülkelerde ve kültürlerde yaşama ve çalışma açısından büyük tecrübeniz var. Değerler, akademik ortamlar, yaşam biçimleri açısından bu iki ülke hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türkiye ve Tanzanya dışında, doktora ve pos-doc çalışmalarımı sürdürürken üç yıl Fransa’da ve yine benzer bir süre de İngiltere’de yaşama fırsatım oldu. Daha sonra 2011’de evime dönmeden önce Uganda’da dört yıl boyunca Makerere Üniversitesi'nde çalıştım. Yani, sahip olduğum deneyim çok çeşitli. Yaşadığım ülkelerin her biri değerleri, akademik çevresi ve yaşam biçimleri açısından benzersiz nitelikleri olan yerler.

Bununla birlikte, Zanzibar ve Türkiye'yi karşılaştırırken paylaşılan ortak din nedeniyle değerler ve yaşam tarzı açısından birtakım benzerlikler var. Zanzibarlıların % 95'inden fazlasının ve Türklerin de % 99'u kadarının Müslüman olduğu tahmin ediliyor. Bu nedenle, çeşitli tarihçilerin 19. ve 20. yüzyılın sonlarına doğru Zanzibar ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki yakın tarihi bağları göstermeleri şaşırtıcı değil. Tabii ki, iki ülke arasında tarihsel geçmiş ve coğrafi konumlarından kaynaklanan bazı derin yaşam tarzı ve kültürel farklılıklar var.

Akademik çevrede ise Tanzanya ve Türkiye arasında önemli farklılıklar var, zira Tanzanya'da yükseköğretim hala emekleme çağında. Sistem hızla genişliyor olsa da, kalite, finansman ve personel konularında zorluklar yaşanıyor.

Burada medyadan takip ettiğimiz üzere, daha ileri düzeyde bir akademik işbirliği için Türkiye ile Zanzibar’daki yükseköğretim kurumları arasında bir inisiyatif oluşturulmakta. Bu işbirliği hakkında bize bilgi verebilir misiniz?

Tanzanya Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan eğitim ve araştırmalara ilişkin iki taraflı işbirliğinden ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Tanzanya'yı ziyaret ettiğinden haberim var. Ancak, Türk hükümetinin Tanzanya öğrencilerine yapacağı bursları artırma sözleşmesinin dışında, anlaşma hakkında doğrusu daha fazla bilgim yok.

Burslara ek olarak, anlaşmanın, Türk üniversiteleri ve araştırma enstitülerinden gelen zengin yükseköğretim deneyimlerini paylaşmak için akademisyenlerin ve araştırmacıların belirli akademik faaliyetlerde bulunmalarını sağlayacağını da umuyorum.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Boğaziçi Üniversitesi'ndeki günlerinizden unutulmaz bir anı olabilir…

Boğaziçi’nde unutulmaz pek çok anım var. Bir dersimden on üzerinden 11 almıştım ve tüm öğrenciler, öğretmenin neden böyle bir hata yaptığını merak etmişti. Fakat bunun bir hata değil bonus puan olduğu ortaya çıktı. Başka bir dersimden de F almıştım. Hayatımda ilk ve son kez, hocanın olması gerektiği kadar samimi olmadığını düşündüğüm için kasıtlı olarak dersi bıraktım.

Türkiye’yi kendi evim gibi hissettiren Boğaziçi’ndeki arkadaşlarımı unutamıyorum, öyle ki neredeyse kendi memleketime dönmeyecektim.

 

Prof. Dr.İdris Rai Hakkında

Doktorasını ağ oluşturma ve bilgisayar bilimleri alanında Paris, Fransa’da dünya standartlarında bir telekomünikasyon okulu olan Telecom ParisTech’den alan İdris Rai,  2007 yılına kadar üç yıl boyunca Lancaster Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalıştı. Halen Zanzibar Devlet Üniversitesi’nin (SUZA) rektörü olarak aynı zamanda üniversitenin İletişim Ağı bölümünde de görev alıyor.

SUZA'ya katıldığından beri, üniversiteyi uluslararası alanda ve bölgesel olarak rekabet gücü yüksek bir eğitim kurumuna dönüştüren reformlara öncülük eden Profesör Rai, IBM, Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) ve Makerere Üniversitesi ortaklaşa kurduğu bir araştırma geliştirme enstitüsü olan Mobil Yenilik Ortak Enstitüsü’nün (JIMI) ve Mobil Monday Kampala’nın(MoMoKLA) kurucu üyesi.

 

 Söyleşi: Kurumsal İletişim Ofisi


Tarih: 13 Mart 2017