Boğaziçi’nden Çin’e akademik köprü kuruldu

Boğaziçi Üniversitesi geçtiğimiz akademik yıldan başlayarak Pekin Üniversitesi bünyesindeki Yenching Akademi’nin partnerlerinden biri oldu. Yenching Akademi bursu alan iki mezunumuzla konuştuk.

Yenching Akademisi, Çin Çalışmaları başlığı altında Çin’i dünya ile buluşturmayı hedefleyen önemli bir akademik platform. Dünyanın farklı ülkelerinden genç araştırmacıları bir araya getiren Yenching Akademi, Çin Çalışmaları alanında disiplinlerarası master programı ile dikkat çekiyor. Akademik network açısından sosyal bilimler alanında önemli bir platform oluşturan Yenching Akademi, Humanities ve diğer sosyal bilimler disiplinleri başta olmak üzere Çin üzerine global bir akademik ortamda çalışmak isteyen öğrencileri kabul ediyor.

Yenching Akademi’den kabul alan, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden geçen yıl mezun olan Gökhan Er ve halen Yenching Akademi’de çalışmalarını sürdüren Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü 2013 yılı mezunu Hüseyin Oğuz Genç ile akademiye kabul süreçlerini ve gelecek için beklentilerini konuştuk.

Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Gökhan Er- Geçtiğimiz sene Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olduktan sonra, okuldayken Konfüçyüs Enstitüsü bünyesinde başlangıç seviyesinde öğrenmekte olduğum Çince’yi ilerletmek için yine aynı enstitünün bursuyla bir seneliğine Çin'e geldim. Şu an yaklaşık bir yıldır Şangay'da yaşıyorum, bir yandan Şangay Ünversitesi'nde Çince dersleri alırken diğer yandan online platformdan Çin tarihi üzerine aldığım bir ders aracılığıyla gelecek seneye hazırlanıyorum. Bunlardan da öte, olabildiğince seyahat etmeye çalışıyorum, gezip gördükçe buraya olan motivasyonum artıyor.

Neden Yenching Akademisi’ni seçtiniz ve bursa almaya nasıl hak kazandınız?

Gökhan Er- Yenching Akademisi'ni seçme mevzusu biraz ilginç oldu aslında. Mezun olanların ya da olacak olanların bir şekilde mağduru olduğu mezuniyet sonrası hayat kaygıları döneminde aklıma en yatanı ve en hevesli olduğum konu akademiye devam etmekti. Bu yüzden son sene İsveç'te Lund Üniversitesi'ne 'Ekonomi Tarihi' alanında yüksek lisansa başvurdum. Kabul aldım ancak burs alamadığım için diğer ihtimallerden en heyecan verici olanını yani Çin de bir yıl geçirmeyi ve bu sırada Çince öğrenmeyi tercih ettim. Şu an söyleyebilirim ki kendine has güzelliklerini ve dikenlerini barındıran birkaç ayın ardından buraya ve kültüre olan merakım pekişti, bu sebeple Çin'e dair yüksek lisans programlarını araştırmaya başladım. Pekin Üniversitesi'nin internet sitesinde Yenching Akademisi'nin hazırladığı programa denk geldim.

Program oldukça ilgi çekici, dünyanın dört bir yanından belirli başlı üniversiteleri partner üniversite olarak seçmişler, bunlardan birinin Boğaziçi Üniversitesi olduğunu görmek sevindiriciydi, bu durum aynı zamanda başvuru sürecini de kolaylaştırıyor. Hemen uluslararası ilişkiler ofisinden Ece Hanım'a mail attım ve başvuru süreciyle ilgili bilgi aldım. Kendisinin yardımıyla süreç kapsamında önce Boğaziçi Üniversitesi'nde oluşturulan bir komisyon tarafından mülakata bunun ardından ise Yenching Akademisi tarafından mülakata alındım. Başarılı geçen süreçlerin ardından Şubat ayı sonlarına doğru kabülüm gelmişti. Bir buçuk sene evvel İsveç'te yüksek lisans yapmayı düşünürken önümüzdeki sene Pekin'de yüksek lisans yapacağım kesinleşti.

Hüseyin Oğuz Genç- Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden 2013 yılında mezun oldum. 2014’te hala devam etmekte olduğum Boğaziçi Üniversitesi Asya Çalışmaları Programı’nda ilk yüksek lisansıma başladım.

Siz geçen yıl Yenching Akademi’den burs aldınız. Akademiye nasıl seçildiniz, bu süreci biraz anlatır mısınız?

Hüseyin Oğuz Genç-  Yenching Akademisi’ne hocam Prof. Dr. Selçuk Esenbel’in tavsiyesi üzerine son anda başvurdum. Büyük şans diyebiliriz. Akademik olarak başarılı öğrencileri programa aldıkları kesin, ancak not ortalamasından ziyade öğrencinin geçmişine bakıyorlar. Akademi çok yeni olduğu için öğrencileri seçme standartları da hala değişmekte. Lakin olabildiğince çok ülkenin en kaliteli üniversitelerinden öğrenciler toplamaya çalışıyorlar. Türkiye’den Boğaziçi ve ODTÜ öncelikli diyebiliriz. Zaten öğrencileri seçen komitenin başında yer alan John Holden mülakatları bizzat gerçekleştiriyor. Kendisiyle organize edip bu sene Boğaziçi’ne bir ziyaret gerçekleştirmesini sağladık. İlgiden son derece memnun.

Bulunduğunuz kampüs ve akademik ortama dair izlenimlerinizi alabilir miyiz?

Hüseyin Oğuz Genç-  Pekin Üniversitesi’nin kampüsü gerçekten harika. Yine de insan Boğaziçi’ni özlüyor demeden de geçmeyelim. Kaldığımız yurtlar Çin standartlarının en üst seviyesi. Program finansal açıdan gerçekten büyük destek sağlıyor. Aldığımız burs ziyadesiyle yetiyor. Sosyal bakımdan muhteşem bir ortam. Gelecek arkadaşlar mutlaka biraz ekstra para biriktirip gelsin seyahat emek için çok fırsat olacak. Akademik açıdan ise işler henüz oturmuş diyemem. Boğaziçi öğrencileri için son derece kolay gelecektir. Çince’ye konsantre olmak isteyenlerin bolca vakit ayırabilirler. Lakin tezi bir yıl içinde yazmak için yaz aylarında biraz zorlamak gerekeceği kesin.

Yenching Akademisi dünyanın çok farklı ülkelerinden genç araştırmacıları bir araya getiren yapısıyla dikkat çekiyor. Bize biraz gelecek akademik yıldan beklentilerinizi anlatır mısınız?

Gökhan Er- Program hakkında genel bilgi vermek adına şunları söyleyebilirim; Yenching Akademisi 'Çin Çalışmaları' programı geçtiğimiz sene Pekin Üniversitesi bünyesinde oluşturuluyor. Programın amaçlarından bir tanesi dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen öğrencilere Çin ile ilgili ekonomi, politika, felsefe, sanat  gibi konularda dersler vererek onları Çin'e aşina hale getirmek, bir yandan büyük bir networking projesi de diyebiliriz. Kısaca,  akademinin amacı Çin'e ilgi duyan ve Çin'i bir miktar bilen ama daha fazlasını öğrenmek isteyen farklı insanları bir araya getirmek diyebilirim. Ayrıca her öğrenci kendisine sunulan altı farklı alandan bir tanesine odaklanıp sene sonunda bu alanda belirli bir konu üzerine tez yazmak durumunda. Bildiğim kadarıyla tezin konusuna dair herhangi bir sınırlama yok.

Program temelde bir sene olarak planlanmış olsa da konu üzerinde uzmanlaşmak isteyen öğrenciler için ikinci seneye uzatmak imkânı da sunuluyor. Programın en önemli özelliği disiplinler-arası olması bence. Program dahilindeki dersler yukarıda bahsettiğim gibi çok farklı alanları kapsıyor, bununla paralel olarak da programa katılan öğrenciler çok çeşitli öz geçmişlere sahipler. Burs maddi anlamda, Çin şartlarında muntazam bir hayat sürebileceğiniz miktarda parayı, yurtta konaklama hakkını ve çeşitli akademik ve sosyal zorunlu giderleri karşılıyor. Programa başvurmak için herhangi bir yüksek lisans programına başvururken gereken diploma, transkript, motivasyon ve referans mektupları gibi belgeler gerekiyor. Bursun özel şartları internet sitesinde kabaca Çin'e dair merak ve buna yönelik somut adımlar, başarılı bir akademik geçmiş ve sosyal anlamda faaliyetlerde bulunmak olarak geçiyor.

Gelecek için hedefleriniz neler ve Yenching Akademisi bursunun bu çerçevede size ne gibi katkılar sunacağını düşünüyorsunuz?

Gökhan Er- Programın beklentisi, gerek akademik gerek sivil toplum kuruluşları gerekse de özel sektör bağlamında öğrencilerin bir şekilde yollarının Çin ile kesişmesi sağlamak, onları Çin üzerine düşünmeye yönlendirmek ve teşvik etmek. Benim programdan beklentim ise daha çok akademik bağlamda, Çin hakkında çok yönlü bilgi edinmek ve sonrasında akademik hayatımda bunları kullanmak istiyorum.

Yenching Akademi'nin disiplinler arası programının Çin'e dair merakımı bir nebze doyuracağını düşünüyorum, sonrasında Çin çalışmaları üzerine akademide devam etme isteğim yavaş yavaş yeşilleniyor. Boğaziçi'ndeyken Uluslararası İlişkiler ve Politika Bölümü ile yandal yapmıştım, aynı zamanda okulda İşletme ve Ekonomi Kulübü dahilinde Dinamik Gazete genel yönetmenliğini yürüttüm. Şu an Asya Pasifik hakkında ekonomi, politika  ve medya üzerine okumalar yapıyorum, tezim muhtemelen bu alanların kesiştiği bir konu üzerine olacak. Henüz programın kalitesi ya da yeterliliği üzerine bir bilgim yok, bunu gelecek sene tecrübe edeceğim ancak program şu an için bunların ötesinde bir isim yapmış durumda. En azından bu konuda programdan faydalanabilirim. Daha heyecan verici kısmı ise, programa katılan dünyanın 50 farklı ülkesinden 150'ye yakın öğrenci ile tanışmak olacak. Bunun kesinlikle hayatımda yapıcı bir etkisi olacağını düşünüyorum.  

Hüseyin Oğuz Genç-  Öncelikle Yenching’in çok önemli bir iletişim ağı sağladığını belirtelim. Akademi ve iş hayatından sayısız önemli insan ile tanışma şansımız oluyor. Ayrıca birçok staj ve iş olanağı da mevcut. Tabii ki geleceğin önemli isimleri ile kurduğunuz arkadaşlıklar buradaki en önemli ilişki diyebiliriz. Benim şu anki en önemli planım gelecek sene Çince öğrenmek. Bilahare doktora yapıp yapmayacağıma karar vereceğim. Doktora muhtemelen Çin’de olmaz diye düşünüyorum ama Çin üzerine çalışmaya devam etmek kesin niyetim.


Söyleşi: Duygu Durgun / Kurumsal İletişim Ofisi

 

 

 

 

 

 

Tarih: 18 Mayıs 2016