Boğaziçi’nin efsanevi hocalarından Vedat Yerlici hayata gözlerini yumdu...

Derslerinde öğrencilere mühendislik konuları kadar verdiği hayat dersleriyle de zihinlere yerleşen; akademik yetkinliğinin yanı sıra insancıllığı, sportmen kişiliği, klasik müzik tutkusuyla tanınan, binlerce öğrencisine ‘’öğrenmeyi öğretmesiyle’’ Boğaziçi hafızasında apayrı bir yeri olan Prof. Dr. Vedat Yerlici, 89 yaşında yaşamını yitirdi. Robert College Mühendislik Okulu’nun ilk Türk dekanı ve Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nin kurucu dekanı olan merhumun cenazesi 26 Temmuz 2018 Perşembe günü Zincirlikuyu Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip Yerlici Ailesi’nin Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki aile kabristanına defnedilecek. Aynı gün sabah 11.00’de ise Prof. Dr. Vedat Yerlici anısına Boğaziçi Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda bir tören düzenlenecek.

Yeni kuşak Boğaziçililer, özellikle de çiçeği burnunda mühendislik öğrencileri onu, adı Mühendislik Fakültesi’nde yer alan Vedat Yerlici Konferans Merkezi’ne verilen eski bir hoca olarak tanıyorlar belki. Oysa Vedat Yerlici, satırlara sığdırılması güç bir öykünün kahramanı...

Robert Kolej’in ve Boğaziçi’nin kurumsal tarihinin yaşayan en önemli tanıklarından biri olmak onun için yeterli bir tanımlama değil sanırız zira Vedat Hoca bu köklü tarihin temeline harç koymuş, yapı taşlarından birini oluşturmuş isimlerin başında geliyor. Boğaziçi tarihinde en uzun süre hocalık yapmış ve aktif olarak ders vermeye devam etmiş hocaların da başında geliyor. Dolayısıyla, 2010 yılında emekli olana dek İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde gençlere taş çıkartacak performansıyla zihinlere yerleşen Vedat Yerlici’nin yaşam öyküsü, Boğaziçi Üniversitesi’nin neredeyse tüm kurumsal tarihinin hayattaki en önemli tanıklarından biri olması nedeniyle, aslında biraz da Boğaziçi’nin öyküsü…

1929 doğumlu Vedat Yerlici, ilkokulu bitirdikten sonra girdiği Robert Kolej’de 10 yılı aşkın süre okuyor. Robert Kolej’deki eğitiminin ardından 1951-1952 yılları arasında Mühendislik yüksek lisansını Yale Üniversitesi’nde yapıyor ve 1956’da bu kez hoca olarak Robert Kolej’e dönüyor. Döndükten sonra neredeyse RC kampüsü dışına hiç çıkmadan, RC’nin 30 yılını ve Boğaziçi Üniversitesi’nin tüm tarihini bu kampüste yaşıyor. ‘’Yaşamım RC-BÜ ikilisininkiyle örtüştüğü gibi, konumum beni aynı zamanda en yakın görgü tanıklarından biri yaptı’’ diyen Vedat Hoca’nın öyküsünü Boğaziçi Dergisi’nde 2005 yılında kaleme aldığı ‘’Boğaziçi’nin Hafızası’’ başlıklı yazı dizisinden okuyalım;

‘’Öğrencilik yıllarımda toplumun okumuş kısmı RC’yi de, Amerika’yı da pek tanımazdı. 1930’lara kadar öğrenci kitlesinin çoğunu Musevi, Rum ve Ermeni azınlıklar, Bulgar ve Yunanlılar oluştururdu. Bir de Arnavutköy’deki günümüz Robert Lisesi Kampüsü’nde ayrı bir yönetim altında Amerikan Kız Koleji vardı. Bu, RC ile kardeş bir kurum olup mühendislik dışında kızlara RC’dekine paralel bir eğitim verirdi…

RC’de bir yıl İngilizce hazırlık sınıfı okunduktan sonra üç yıllık bir ortaokula (Robert Academy), oradan da dört yıllık bir lise kısmına (College) geçilirdi. Kolej’in 4. sınıfında öğrenciler fen, edebiyat veya ticaret dallarından birini seçip o dalda biraz daha yoğun bir eğitime tabi tutulurlardı. …1912’de bir de mühendislik kısmı açılmıştı. Bu, o devirde ülkede kurulmuş zamanın ilk ve tek gerçekten çağdaş mühendislik eğitimi veren kurumuydu. Kimselerin makine ve elektrik mühendisliğinden haberi bile olmadığı bir zamanda, inşaatın yanı sıra makine ve elektrik mühendisliği orada okutulmaya başlanmıştı. Hem de, otomobilin keşfiyle dünyanın endüstri merkezi haline gelmiş olan Detroit şehrinin varoşlarındaki ünlü Michigan Üniversitesi’nin ders programlarıyla RC’de mühendis olmak isteyen öğrenciler önceleri Akademi’yi, sonraları Kolej’de 1., daha sonraları ise 2. sınıfı veya dışarıdaki bir liseyi bitirdikten sonra buraya girip dört yıl okuyarak inşaat, makine veya elektrik mühendisliği diploması alıyorlardı’’.

1940’ların sonunda Türkiye’de mühendislik eğitimi veren üç kurum vardır; ilki en zor girilebilen ve Yüksek Mühendis derecesiyle mezun eden Yüksek Mühendis Mektebi (daha sonra İTÜ olacaktır), ikincisi Mühendislik derecesi ile mezun eden Yıldız Teknik Okulu ve son olarak RC’nin mühendislik kısmı olan RC Yüksek Okulu Mühendislik Bölümü (daha sonra Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne dönüşecektir).

1946 yılında İkinci Dünya Savaşı bitmiş, savaş şartlarının sona ermesiyle insanlar biraz olsun rahatlamıştır. Vedat Yerlici Kolej’in 2. sınıfına geçmiştir. Ailesi çocuklarının ileride seçeceği mesleğin ne olacağını tartışmaktadır. Dünyanın her yerinde geçerli meslekler olmaları açısından Vedat Yerlici’nin önünde iki seçenek vardır; ya hekim ya da mühendis olacaktır. Aile içinde alınan kararla, Vedat Yerlici 1947 yılında RC Teknik Okulu’na kaydını yaptırır. Eğitim hayatı boyunca etkilendiği hocalar RC mezunu Kamil Targal, Illinois Üniversitesi’nden master derecesi olan Henry Malter, hocalığının yanı sıra öğrencileri ile arkadaş olabilen Nedim Bilgen olacaktır.

Vedat Yerlici, mühendis derecesiyle mezun olur ve eğitimine devam etmek üzere ABD’ye gider. Yale Üniversitesi’nden 1952’de inşaat yüksek mühendisi sıfatıyla mezun olur ve bir buçuk senelik stajın ardından Türkiye’ye döner. Kısa süre Karayolları Genel Müdürlüğü’nde çalışır; 1955 sonlarında ise İstanbul’da bir ithalat şirketinin başına geçer.

Kayak sporuyla ilgilendiği için, çıktığı bir Uludağ gezisinde RC Teknik Okulu Eş Başkanı, eski hocası Robert E. Butterfield ile karşılaşması Vedat Yerlici’nin hayatında yeni bir dönüm noktasını oluşturacaktır. Hocasının okulda ders verme teklifini hemen kabul eder ve 1956’da Mühendislik Fakültesi’nde 4. sınıflara yapı statiği dersi vermeye başlar. 1956 yılı aynı zamanda ABD’nin Türkiye’deki yüksek eğitim hamleleri açısından önemli bir yıldır. Aynı yıl ODTÜ kurulacaktır; RC’nin üniversite olma fikri kulislerde konuşulmaktadır.  Ancak dönemin siyasi otoritelerince kabul görmemesi nedeniyle RC’nin üniversite olması fikrinden daha sonra vazgeçilecektir.

Vedat Yerlici bu dönemde ABD’deki Lehigh Üniversitesi’nden bir teklif alır ve bir yıllığına izin alarak Lehigh’de dersler verir, araştırmalar yapar, konferanslara katılır. Kendi ifadesiyle, bu dönemi şöyle anlatacaktır:

 ‘’Orada hocalık yapmış olmak da ülkedeki prestijimi tabii ki artıracaktı. Howard Hall’a (RC Teknik Okul’un Müdürü (Dean) Lehigh’dan teklif aldığımı ve bir yıl içinde gidip dönmek istediğimi söyledim, bunun için izin vermesini rica ettim. “Olmaz, önümüzdeki yıl için yeterince hocamız yok, gidemezsin,” demez mi? Bu reaksiyon, neden bilmem, Amerika’ya gitme işini gözümde büsbütün cazip kıldı, ama RC’den koparak gitmek de istemiyordum. Neyse, ertesi gün, müdür yardımcısı (vice president) eski İngilizce hocam Whitman’a gidip Dean Hall'u, “bana izin vermiyor, gelişmemi önlüyor,” gibilerden şikâyet ettim. Üç gün sonra izinli ayrılmam kabul edildi ve Lehigh’a gidip ünlü Fritz Laboratuvarı’nda bana tahsis edilmiş bir ofiste bir yıl geçirdim.

Lehigh’daki bir yıl beni epey değiştirdi. İlk gittiğim gün Bölüm Başkanı Eney, sürekli betonarme (derzsiz, ek yeri olmayan) yollan davranışını araştırmak üzere deneysel bir araştırma projesi aldığını, istersem yardımcılığını yapıp ek kazanç sağlayabileceğimi söyledi. Kabul ettim.” Vedat Yerlici bu dönemde ‘’İlk defa akademik hayata bulaşmaya başlar”.

1958’de Türkiye’ye dönen Vedat Hoca, RC Mühendislik Bölümü’nde öğretim üyesi olarak 1971’e dek görev yapar. 1969-1971 döneminde RC Mühendislik Okulu’nun dekanlığını üstlenen ve okulun ilk Türk dekanı olan Yerlici, daha sonra 1982’ye dek Boğaziçi Üniversitesi’nde bu görevini sürdürecek; ayrıca 2010 yılında emekli olana dek Boğaziçi’nde hocalığa devam edecektir. 1982-84 yılları arasında ise Florida International University’de mühendislik bölümünde görev alan Yerlici, araştırmalarını çeşitli dönemlerde yurtdışında da sürdürecek ve hocalık yapacaktır.

Öğrencilerinden Noyan Sancar, 1967 RC Mezunları’nın 50. Yılı nedeniyle hazırlanan kitapçıkta Vedat Yerlici hocanın ve aynı zamanda kurumun temellerini oluşturan eğitim felsefesini şöyle anlatıyor:

‘’Mezuniyet öncesi son sömestr idi. Structures 402 dersinde Prof. Dr. Vedat Yerlici betonarme köprü tasarımını anlatıyordu. Ben de sordum: ‘Hocam, bizler köprü tasarımını bu dersinizde bir ünite olarak öğreniyoruz. Hâlbuki malum üniversitede okuyan arkadaşlarımıza betonarme köprüyü ayrı, çelik köprüyü ayrı ders olarak öğretiyorlar’’. Vedat hocamız cevap verdi: ‘İyi diyorsun da Noyan, o arkadaşlarımız yarın bir gün plastik köprü çıkarsa ne yapacaklar?’ dedi ve devam etti: ‘Biz size bilgiyi değil, öğrenmeyi öğretiyoruz’’.

Kral ve kraliçelerin seçildiği RC Spor Bayramları’nın 1951 senesindeki ‘’Kral’’ı Vedat Yerlici, yetkin akademisyen kimliğinin yanı sıra kayak, yüzme ve tenis başta olmak üzere hemen her spor dalıyla ilgilenen; Albert Long Hall Klasik Müzik Konserleri’nin müdavimi olarak her sezon konserleri izleyerek klasik müziğe bağlılığını sürdüren; inşaat mühendisliği alanındaki başarılı çalışmalarıyla ve mezun ettiği yüzlerce parlak öğrencisiyle Boğaziçi’nin gelmiş geçmiş en iyi hocalardan biri oldu ve aramızdan bilgiyi değil, öğrenmeyi öğreten bir “efsane” olarak ayrıldı.

 


Tarih: 24 Temmuz 2018