BuGusto güzel yemeğe ulaşmak için mesafe tanımıyor!

Yemek tutkusuyla yola çıkan bir grup öğrencinin oluşturduğu Boğaziçi Üniversitesi Gastronomi ve Degüstasyon Kulübü BuGusto bu yıl beş yaşına bastı. Farklı mutfaklara ve yemek kültürlerine yönelik tutkularının peşinden giden Boğaziçilileri buluşturan BuGusto’nun Gastronomi Komitesi Başkanı Kaan Uzdoğan ile BuGusto’yu konuştuk; farklı lezzetlerin ardından gitmenin nasıl bir tutku olduğunu gördük…

Bu oluşumu nasıl tanımlarsınız, bize yapınızdan bahseder misiniz?

Kendimizi yemeyi seven, yemeğin iyisini arayan, keyfinin peşinde, bu konuda kafa yoran, yemeğin içinde olduğu her alanı öğrenmek ve o alanda üretmek isteyen, muhabbeti lezzetli insanlar olarak tanımlayabiliriz. Biz bir hobi kulübüyüz ve yaptıklarımızdan zevk almak için bir araya geliyoruz. Bizim için en büyük keyif insanları bu paydada bir masa etrafında toplayabilmek.

Dört alt komiteden oluşan, 30 “çekirdek” bulunduran bir yapımız var. Her bir komitenin “çekirdek”leri var. Çekirdekler en az bir yıl süreyle üye olarak bizimle beraber olan, kulüpte devam etmek isteyen kişiler arasından seçiliyor. Aşçılık komitesi ister on parmağında on marifet, ister yumurta bile kıramaz olsun herkesin yemek yapabileceğini gördüğü bir komite. Gastronomi komitesi olarak işimiz yemek yemek. Ancak yemek yemenin de ötesinde güzel yemeği bulmak, tanımak; yediklerimizin farkına vararak yemek istiyoruz. Komitemizin en önemli faaliyeti her hafta farklı mekanlarda düzenlediğimiz tadım etkinlikleri.  Degüstasyon komitesi ise içki ve içecek kültürü ile ilgilenmekte. Farklı mekanlarda konusunda uzman kişilerle alkollü - alkolsüz içecek tadımlarımız oluyor. Örneğin çay tadımlarında çok farklı çay çeşitleri tanıyoruz, kahve tadımlarında farklı yörelerden kahveleri deniyor ve alternatif demleme yöntemlerini öğreniyoruz. Bira ve şarap tadımlarımızda da farklı cinsleri deniyoruz. Eklektik ise isim olarak farklı disiplin ve kaynakların sentezlenmesi anlamına geliyor. Yemek fotoğrafçılığı, food styling, sosyal medya gibi konularda eğitim ve atölyelerimiz oluyor. Ayrıca BuGusto oyunlarımız ve yarışmalarımız Eklektik komitesi tarafından düzenleniyor.

Ziyaret edilecek restoranlar nasıl belirleniyor? Nelere dikkat ediyorsunuz?

Etkinliklerimizi çoğunlukla üyelerin isteklerine göre belirliyoruz. Hangi mekana gideceğimizi belirlerken de birçok etken var. Referans aldığımız “gurme”ler, daha önce gitmiş olanların yorumları burada etkili. En önemli kaynağımız ise tabi ki sosyal medya ve mekan arama ve keşfetme servisleri. Kararımızı verdikten sonra atmosferi görmek, yemek ve içeceklerini denemek için mekanı ziyaret ediyoruz. Beğenirsek bir menü ayarlıyor ve etkinliğimizi çıkıyoruz. Menülerimizde olabildiğince farklı lezzetler bulundurmaya çalışıyoruz. Tadımlar çok keyifli oluyor. Yemeklerin ve içeceklerin nasıl yapıldığı, püf noktaları ve mekanın kendisi hakkında bilgi ediniyoruz ve tattıklarımızı yorumlayıp puanlıyoruz. Her etkinlik sonrasında yorumları da göz önüne alarak bir blog yazımız çıkıyor. Tabi güzel yemeğe ulaşmak için mesafe tanımıyoruz. Her yıl Edirne, Bozcaada gibi şehir dışındaki gastronomi cennetlerine gezilerimiz oluyor.

Aşçılık atölyeleriniz nerede ve nasıl gerçekleşiyor?

Atölyelerimizi Garanti Kültür Merkezi’ndeki mutfağımızda çoğunluğu profesyonel şefler eşliğinde düzenliyoruz. Üyelerimiz bu dönem dörder haftalık “Temek Dünya Mutfakları” ve “Temel Aşçılık” atölyelerimizde kapsamlı eğitim alabilir ve haftalık temalı atölyelerimize katılabilirler. İşin en keyifli kısmı butik aşçılıkta ise üyelerimizle birlikte mutfağa girip hep birlikte canımız ne istiyorsa onu hazırlıyoruz.

Söyleşi, sohbet gibi etkinlikler de düzenliyor musunuz?

Geçmişte Aydın Boysan, Mehmet Yaşin, Yağız İzgül gibi isimlerle söyleşiler düzenledik. Ayrıca Refika Birgül, Cüneyt Asan, Erol Kaynar gibi önde gelen isimlere de konuk olduk.  Artık bu etkinliklerin daha interaktif olabilmesi için bu tarz kişileri tadımlarımıza veya başka etkinliklerimize dahil ediyoruz. Mesela Nena Bekler düzenlediğimiz yemek fotoğrafçılığı atölyesinde reklamlarda karşımıza çıkan yemeklerin nasıl hazırlandığını birebir öğrendik. İdil Tatari mutfağımız Cookhane’ye konuk oldu ve bizlere “Pratik Tarifler” öğretti. Yakın zamanda sosyal medyada öne çıkan isimlerle tadımlarımız da olacak.

Kulübün gelecek etkinlikleri ve planları nedir?

Kulübün haftalık etkinlikleri dışında şu an takvimimizde Edirne ve Bursa gezileri var. Ayrıca Mart ayı içinde kulübümüzün doğum gününü kutlayacağız. Bütün bu etkinlikleri yaparken Kilyos’u da es geçmiyoruz. Köftelerimizi ve mangallarımızı yüklenip Mayıs ayında KilyosFest kapsamında karınları doyurmaya gidiyoruz. Önümüzdeki ay ise dergimiz “Tıkabasa” yayınlanıyor. Ayrıca BuGusto olarak bu yıl yeni YADYOK binasının açılmasıyla birlikte bir kulüp odasına da kavuştuk.

Gastronomi alanına ilgi gün geçtikçe artıyor, bunu neye bağlıyorsunuz?

Gerçekten son 5-10 yılda iyi yeme-içme’ye olan talep hızla arttı ve artıyor, bizim gibi gastronomi kulüpleri bütün üniversitelerde oluşmaya başladı. Bu tür gelişmelerin en önemli sebebinin yaşadığımız dönemle ilgili olduğunu düşünüyorum. Artık global bir dünyada yaşıyoruz. Bilginin dünya üzerinde dolaşımı arttıkça insanlar daha iyi ve kaliteliye daha rahat ulaşabiliyorlar. İnsanlar sosyal medya, yemek programları gibi yollardan çok rahat şekilde güzel ve farklı lezzetleri bulabiliyorlar, çevrelerinde güzel yemek yiyen insanları görüyorlar. Bu gelişmelerin hem bir sebebi hem de sonucu da günümüz “gurme”leri. Günümüzde bu kişiler toplum içerisinde saygı gören, imrenilen popüler figürler oldular. Biz gurme olduğumuzu iddia etmesek de bu yolda çalışmalar yaptığımız BuGurme isimli bir oluşumumuz var. Henüz yeni başladığımız bu oluşumda yemeğin inceliklerine inip yemeğe gurme bir bakış getirmeye çalışıyoruz.

Etkinliklerinizde özellikle hangi mutfakları öne çıkartıyorsunuz, hangileri daha fazla ilgi görüyor?

Farklı mutfakları denemeye çalışıyoruz. Doğrudan önce çıkardığımız mutfaklar olmasa da uğrayabileceğimiz kaliteli mekan sayısı olarak başta Türk mutfağının ve İtalyan mutfağının öne çıktığını söyleyebiliriz. Türk yemeklerini denerken yörelerde ve yemeklerin içeriğinde çeşitlilik taşımasına özen gösteriyoruz. Uzakdoğu, Hint gibi bize yabancı mutfaklara karşı ise insanların önyargısı olabiliyor ama deneyen çoğu kişi yemeklere hayran kalıyor. Dünyada bu kadar farklı tat varken belirli bir coğrafyaya ve mutfağa tıkılıp kalmak üzücü.

Sosyal medyayı oldukça etkin kullanıyorsunuz…

Peyniri uzayan bir pizza dilimi veya profesyonelce hazırlanmış bir dilim bonfile karşısında hangimizin ağzı sulanmaz? Bugün iyi yeme arayışının en yoğun gerçekleştiği mecra sosyal medya. Biz de bu trende paralel olarak yediklerimiz, içtiklerimiz, pişirdiklerimiz başta olmak üzere paylaşımlarımızı yapıyoruz. Şu anda Instagram hesabımızın 7 binin üzerinde takipçisi var. Facebook üyelerimize doğrudan ulaştığımız ve etkinliklerimizi yaydığımız en önemli mecra. Zaten yemek yemenin en önemli parçası paylaşmak değil mi?

BuGusto’nun sosyal medya hesapları:

https://www.instagram.com/bugusto/

https://www.facebook.com/BuGusto

http://bugusto.blogspot.com.tr/

Söyleşi: Süveyda Ece Çil / Kurumsal İletişim Ofisi

Fotoğraflar: Kenan Özcan

Tarih: 11 Mart 2016