BÜYAP 2017’de 30. yılını kutlarken yeni projelere imza atacak

Kuruluşunun 30. Yılını kutlayan Boğaziçi Üniversitesi Yapı Kulübü (BÜYAP), "Design & Construct", "ProCE" gibi ses getiren etkinlikler ve yarışmalara imza atıyor. Ajandası hayli yoğun olan kulüp gelecek yıl "Çelik ve Köprü Zirvesi" düzenleyecek. BÜYAP ayrıca sosyal sorumluluk alanında yürüttüğü "İlkokulumuz Projesi"yle eğitimde fırsat eşitliğini sağlama adına önemli adımlar atıyor. Uluslararası İnşaat Mühendisliği Öğrencileri Birliği’nin üyesi olan BÜYAP’ın Başkanı Halil İbrahim Akçan ile kulübün tarihini, faaliyetlerini ve sosyal sorumluluk projelerini konuştuk.

Bize biraz kendinden bahsedebilir misin?

Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği dördüncü sınıf öğrencisiyim. İki sene önce Boğaziçi Üniversitesi Yapı Kulübü (BÜYAP)’ne girdim. Geçtiğimiz yıl Desing&Construct Yarışması’nın koordinatörlüğü üstlendim. Bu yıl da başkanlık görevini yürütüyorum.

BÜYAP ne zaman kuruldu? Nasıl bir organizasyona sahipsiniz?

BÜYAP, 1987 yılında bir teknik gezi organize etmek için kuruldu. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)’ne teknik geziye gitmek isteyen İnşaat Mühendisliği öğrencileri, geziyi organize etmek için kulübü kuruyorlar. 2017’de BÜYAP’ın 30. yılını kutlayacağımız için de bizim açımızdan özel bir yıl olacak.

BÜYAP’ta yıllık yaklaşık 60 tane aktif üye bulunuyor. Genellikle İnşaat Mühendisliği ile birlikte düşünülen bir kulübüz ancak hayata geçirdiğimiz projeler çok geniş bir alanı kapsıyor.

BÜYAP olarak hangi projeleri gerçekleştiriyorsunuz?

Mesela Design&Construct projemiz var. Bunun ilki 2007 yılında gerçekleştirildi. Bu yıl 11.sini yapacağız. 2011 yılına kadar ulusal bir çerçevede gerçekleştiriliyordu, 2011 yılındaki yarışmayla beraber uluslararası bir seviyeye kavuştu. Avrupa’da bilinirliği çok üst düzeyde olan bir yarışma ve bu da BÜYAP’ın yurtdışında popülerliğini artırıyor. Boğaziçi Üniversitesi de uluslararası tanınırlığı olan bir üniversite olduğu için yarışmanın bu özelliğine özellikle önem veriyoruz. Her yıl 16 takım katılıyor yarışmaya, bunların sekizinin yabancı takımlar olmasına dikkat ediyoruz.

Bridge Summit’in kapsamı nedir?

Geçen sene Design&Construct’ın 10. yılı olduğu için, Yönetim Kurulu olarak özel bir organizasyon yapmaya karar verdik. Yarışma uzun yıllardır yapıldığı için zaten teknik olarak profesyonel bir seviyeye kavuşmuştu. Biz de buna köprü ile ilgili alanında uzman isimlerin katılacağı bir zirveyi eklemenin bizi daha da ileriye götüreceğine inandık ve bu zirveyi gerçekleştirdik. Amacımıza ulaştık diyebilirim. İstanbul’daki 3. Köprü de dahil olmak üzere, Normandiya Köprüsü gibi dünyanın en önemli köprülerinin tasarımını yapan Michel Virlogeux’u onur konuğu olarak ağırladık. Türkiye’den de önemli isimleri ağırladığımız zirve sayesinde yarışmamız daha anlamlı bir hale geldi. Katılımcılar işin uzmanlarını dinleme imkânı elde etti. Katılımcılar sadece öğrenciler değildi, sektörden gelen birçok insan da oldu. Bu yıl da köprü yapımının en önemli maddelerinden birisi çelik olduğu için "Çelik ve Köprü Zirvesi" yapmayı planlıyoruz.

Sizin aynı zamanda yürüttüğünüz İlkokulumuz Projesi bulunuyor. Bu projeden bahsedebilir misin?

İlkokulumuz bir sosyal sorumluluk projesidir. Aslında hayata geçirmesi son derece zor ve sıkıntılı bir proje olmasına rağmen yapmaktan en çok keyif aldığımız proje İlkokulumuz Projesi’dir diyebilirim. Bu proje ilk olarak 2010 yılında Düzce’nin Akcakoca Köyü’nde dört ay gibi bir sürede ilkokul yapımıyla başlıyor. BÜYAP orada eğitim veren binaya ek bir bina yaptı. İkinci olarak ise 2012 yılında Ağrı Tezeren İlçesi’nde Boğaziçi-Robert Mezunlar Derneği ile birlikte bir köy okulu daha yapıldı. Üçüncüsü ise bu yıl gerçekleştirilen proje.

Bu projenin ilk adımları geçen sene Yönetim Kurulu tarafından alınan kararla atıldı. Yaptığımız analizle sonucunda birçok alternatif içerisinden Adıyaman’daki okulun en çok ihtiyacı olan yer olduğuna karar verdik. Bu aşamadan sonra Haziran 2015’te projeye start verildi. Projenin koordinatörlüğünü Osman Can Kaya yaptı.

Projenin hayata geçirilmesi için birçok kesimle görüşmeler yapılması gerekiyor. Başlangıçta valilik, çevre ve şehircilik müdürlüğü, milli eğitim müdürlüğü, il ve içe belediyeleri ile görüşmeler yaptık. En çok ihtiyacı olan okulu bulabilmek için dolu dolu birkaç gün geçirdik orada. İstanbul’a dönüşümüzle birlikte start verildi ve işler başlamış oldu.

Projenin mali kısmını nasıl hallediyorsunuz?

Mali kısımda sponsorlarımız oluyor ve bizim BÜYAP olarak inşaat sektöründe tanınırlığımız olduğu için mali ihtiyaçları bu bağlantıları kullanarak hallediyoruz. Sosyal sorumluluk projesi olduğu için sadece inşaat sektöründe değil diğer sektörlerde de işlerimiz kolaylaştı. Hem maddi hem de ayni yardımlar oldu. Beton, çelik gibi malzemeleri direk elde etme imkânımız oldu. Bunun haricinde Adıyaman’da gönüllü bir müteahhidimiz de vardı. Bizim birebir gidemediğimiz zaman inşaatla ilgilenip, bize bilgi veriyordu.

Tabii burada en büyük iş koordinatör olan Osman Can’ın üzerindeydi. 7/24 telefonda sürekli sponsorlarla, ustalarla ve diğer ilgililerle konuştu.

Aslında bu proje bir network işi diyebilir miyiz?

Kesinlikle öyle. İnşaat, şirketler ve bürokrasi arasında iletişimi sağlayarak ve sorunları adım adım çözerek projeyi hayata geçirebiliyoruz. Mesela okulu yaparken Milli Eğitim’in belirlediği standartları da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Tüm bu iletişim sayesinde bazı bürokratik sıkıntıları da aşmaya çalıştığımız oldu. Ayrıca malzemelerin lojistiğini sağlamak da ciddi bir sorun. Onun için de araya başka firmaları soktuğumuz oldu.

Peki hem üniversitede okuyup, derslere girip hem de bu karmaşık ilişkileri yöneterek bir projeyi hayata geçirmeyi nasıl başarabiliyorsunuz?

Buna ek olarak başka kulüp etkinlikleri de yapıyoruz. Burada kilit nokta üye sayımızın geniş olması ve bizim bunu iyi bir şekilde farklı etkinliklere dağıtmamız. Genel anlamda Yönetim Kurulu tüm etkinliklere vakıf oluyor, hepsine koşuyor. Onun haricinde İlkokulumuz Projesi’nde 30 kişiye yakın arkadaşımız çalışmıştır.

Peki bu çalışmalar kulüp üyelerinin derslerini nasıl etkiliyor?

Yönetim Kurulu’nda yer alan arkadaşlarımızın büyük çoğunluğunun iyi ortalamalara sahip olduğunu söyleyebilirim. Geçmiş yıllarda da bu böyleydi. Herkesin birbirine yardımcı olması, kulüp içerisindeki sıcak ortam da bu duruma muhakkak etki ediyordur.

Okullar kullanıma açıldıktan sonrası için de planlamalarınız oluyor mu?

Şu an ki hedefimiz bu yönde. Okullardaki öğrenci arkadaşlarımızla hem vakit geçirmek hem de iyi bir eğitim alabilmeleri için elimizden geleni yapmak istiyoruz. Son projemizde okulu açmadan önce Boğaziçi’nde bir kampanya başlattık. Kırtasiye ve giyim malzemeleri götürdük. Ayrıca mektuplar da gönderildi buradan. Bu sayede 50 öğrencinin birçok ihtiyacını karşılayabildik. Bir de Koç Üniversitesi’nden bize ulaşan arkadaşlar oldu. Onlar da yardım etmek istediklerini söylediler.

Hayata geçirdiğiniz projeler kulüp üyelerinde ne gibi gelişimler sağlıyor?

Öncelikle network ‘ün ne kadar önemli olduğunu öğreniyoruz. Bunun yanında İnşaat Mühendisliği açısından en önemli şeylerden birisi olan proje bitirmeye dair çok şey öğretiyor. Okulda mühendislik eğitimi alıyoruz ama mesela demirin tonu ne kadardır, beton nereden bulunur gibi pratik ihtiyaçları teknik öğretimle öğrenemezsiniz. Bunlar daha çok tecrübeyle elde edilecek birikimler ve BÜYAP sayesinde bizler bunları da öğreniyoruz.

Tabii işin sosyal sorumluluk boyutu her şeyden daha önemli. Kendi adıma konuşacak olursam okul açıldıktan önceki ben ile açıldıktan sonraki ben arasında ciddi bir fark var. Herkesin bunu yaşamasını isterim. İnsanların yüzlerindeki mutluluğu görünce ne kadar küçük şeyleri dert ettiğinizi anlıyorsunuz. Bu anlamda öğrencileri olgunlaştırıcı bir etkisinin olduğunu da belirtmeliyim.

ProCE yarışması hakkında bilgi verebilir misin?

İlk defa yapılacak olan ProCE, bir gayrimenkul yatırım yarışmasıdır. Ülkemizde gayrimenkul çok revaçta olan bir sektör. İnşaat mühendislerinin istihdam edildiği bir alan ama bu yatırımlar ne kadar iyi bir şekilde yapılıyor? Bunun amacı inşaat mühendislerini biraz daha yatırıma yönlendirmektir. Beşiktaş’ta bir arazinizin olduğunu düşünün, bu araziye en iyi yatırımı nasıl yaparsınız? Bu vaka analizi tarzında bir yarışma ki ülkemizde inşaat mühendisleri arasında vaka analizleri çok popüler değildir. Burada tabi yapacağınız yatırımın en iyi yatırım olması yanında, binanın sürdürülebilir olması, çevreye duyarlı olması gibi etkenleri de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Tüm unsurlarıyla bir yatırımın nasıl yapılabileceğini inşaat mühendisliği öğrencilerinin irdelemesini istiyoruz. Başvurularda da ciddi bir sayıya ulaştık.

Önümüzdeki süreçte neler yapmayı planlıyorsunuz?

İlkokulumuz projesi bağlamında kısa vadede var olan okullarımızın ihtiyaçlarını gidermeye çalışacağız. Bunun dışında da şu an elde ettiğimiz bilinirliği kullanarak hemen diğer projeye başlamak istiyoruz.

Okulu inşa edeceğiniz yer belli oldu mu?

Şu an değerlendirme aşamasındayız ama en kısa sürede süreci başlatmak istiyoruz.

Söyleşi: Talat Karataş/Kurumsal İletişim Ofisi

Tarih: 21 Kasım 2016