‘’Kanserle Mücadelede Elimizde Neler Var?’’

Boğaziçi Üniversitesi’nin ‘’Bilimden Yaşama, Yaşamdan Bilime’’ temalı ‘’Açık Ders’’leri kapsamında 26 Nisan tarihinde bir seminer veren Doç. Dr. Rana Sanyal, kanserle ilgili global ölçekte yeni ilaç araştırmalarında atılan adımları ve bu alandaki çarpıcı gelişmeleri aktardı.

Doç Dr. Sanyal seminerinde, sürdürmekte olduğu yenilikçi ilaç araştırmalarından örnekler verdi. Sanyal’ın kurucusu olduğu sağlık girişimi RS Research, kanser alanında yürütmekte olduğu ilaç araştırmalarıyla geçtiğimiz günlerde Avrupa Yatırım Fonu (EIF) olan teknoloji temelli risk sermayesi fonu ACT’den 1.1 Milyon Euro tutarında yatırım almış bulunuyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nin BU + Etkinlikleri kapsamında, Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin katkılarıyla, bilimsel konulara ilgi duyan herkes için başlattığı “Açık Dersler” kapsamında  ‘’Kanserle Mücadelede Elimizde Neler Var?’’ başlıklı bir seminer veren Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Rana Sanyal, dinleyicilere kanser alanında tümörlü hücreleri doğrudan hedef alan ve yan etki profili açısından son derece olumlu sonuçlar veren yeni bir ilaç geliştirme safhasında olduklarını anlattı.

Türkiye’de bir ilk: İlaç alanında araştırmalar yapan RS Research’e Avrupa risk sermayesi fonundan destek

Araştırmalarının hayvan deneylerinde başarılı sonuçlar verdiğini ve yakın gelecekte insanda denenmesinin beklendiğini aktaran Sanyal, yürüttükleri çalışmalarla Türkiye’de ilaç alanında ilk defa bir risk sermayesi fonundan yatırım aldıklarını belirtti. Avrupa Yatırım Fonu (EIF) olan teknoloji temelli risk sermayesi fonu ACT’den 1.1 Milyon Euro’luk bir yatırım alan RS Research’ün Bilimsel Araştırmalar Direktörlüğü görevini sürdüren Doç. Dr. Sanyal, bundan sonraki hedeflerinin yeni moleküller geliştirerek yenilikçi ve yan etki profili düşük ilaç araştırmaları yapmak olduğunu belirtti.

Kanser tedavilerinde bugün elimizde geçmişe göre çok sayıda yeni ilaç var

Doç. Dr. Sanyal, sunumunda dinleyicilere bir ilacın keşfinden eczane rafına ulaşıncaya kadar başından geçenleri anlataırken son iki yılda kemoterapi ilaçlarındaki yeniliklere değindi. Kanser alanında 2015 yılında FDA onaylı 45 yeni ilaç geliştirildiğini ve bu ilaçların 14’ünün onkoloji ilacı olduğunu anlatan Sanyal, 2016 yılında ABD’de toplam 22 ilacın onay aldığını ve bu gruptaki 4 ilacın onkoloji alanında geliştirildiğini belirtti. 2017 yılı itibariyle henüz 14 ilacın FDA onayından geçtiğine dikkat çeken Sanyal, bu ilaçların 3’ünün onkoloji alanında olduğunu sözlerine ekledi.

2011-2015 tarihleri arasında farklı kanser türleri için çok sayıda ilaç geliştirildiğini anlatan Sanyal, geçmiş dönemlere göre bu alanda çok büyük ve önemli gelişmeler olduğunu ekledi.

‘’İlaçta yerli teknolojiye ve araştırmacıya destek gerekiyor’’

Kanserde klasik tedavi olarak uygulanmakta olan kemoterapi ve yan etkileri konusunda , “Klasik tedavide hızlı üreyen hücreleri yok etmeyi amaçlayan, kemoterapi olarak bilinen yöntem kullanılmaktadır. Ancak insan vücudunda, kanserli hücreler haricinde hızlı bölünen başka hücreler de bulunmaktadır. Örneğin kemik iliği de kendini sürekli yenileyen bir dokudur ve bu şekilde kırmızı ve beyaz kan hücrelerimiz de hızla çoğalırlar. Kemoterapi bu gibi sağlıklı mekanizmalara da zarar verir. Dolayısıyla kemoterapi sürecinde hasta pek çok yan etkiye maruz kalabilir’’ bilgisini veren Sanyal, sağlık harcamalarında dışa bağımlılığın azaltılması amacıyla yerli teknoloji geliştiren araştırmacılara her zaman destek olunması gerektiğinin altını çizdi.

Sanyal konuşmasında, ilaç geliştirilme sürecinde klinik çalışmaların önemine de değinerek bu çalışmalar sayesinde hastalara ilaca erken erişim fırsatı sunulduğunu, kanser gibi tedavide zamanın önemli olduğu bir hastalıkta ilaca erken erişimin kritik önem taşıdığını, en iyi datanın klinik araştırmalara dahil olan hastalarla tutulabildiğini ve bu sayede hasta-doktor iletişiminin geliştiğini aktardı. Sanyal, ekibiyle birlikte Türkiye’de hastaların yeni ilaçlara erişimini kolaylaştıracak araştırmalara imza atmaya devam edeceklerini belirtti.

Boğaziçi’nden sağlık alanında önemli atılımlar

Seminerinde Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri Araştırma Merkezi (Life Sci) hakkında da bilgi veren Sanyal, 2009 yılında Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde yaşam bilimleri, sağlık ve biyoteknoloji alanlarında faaliyet gösteren akademisyenlerin bir araya gelerek, Kalkınma Bakanlığı’nın mali destekleri ile, bir uygulama ve araştırma merkezinin oluşturulmasının sağlandığını belirtti. Bu merkez bünyesindeki altyapı yatırımlarının yanı sıra, diğer akademik ve sanayi kuruluşlarıyla işbirliği içinde İnovita, İnovita Kuluçka ve İstanbul Sağlık Endüstrisi Kümelenmesi gibi oluşumların bilgi ve teknoloji üretimiyle sağlık endüstrisinde bir atılım başlattıklarının altını çizdi.

Halen güncel çalışmalarını kemoterapi için hedeflendirilmiş ilaç sistemleri ve biyomedikal uygulamalar için malzeme hazırlanması üzerine sürdüren Doç. Dr. Rana Sanyal, aynı zamanda araştırmalarının insana daha hızlı ulaşması için gerekli adımları tamamlamak üzere kurduğu RS Research firmasında Bilimsel Araştırmalar Direktörü olarak görev yapıyor.

Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden 1994 yılında mezun olan ve kimya alanındaki doktora derecesini Boston Üniversitesi’ndeki organik sentez çalışmalarıyla alan Rana Sanyal daha sonra Kaliforniya’da, bir biyoteknoloji şirketi olan Amgen’de, araştırmacı olarak çalışan, Sanyal 2004 yılından bu yana Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor. Loreal Türkiye Genç Bilim Kadını (2008), Novartis Farmasötik ve Medisinal Kimya İlaç Tasarımı (2008) ve Türkiye Bilimler Akademisi Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı (2011), Boğaziçi Üniversitesi Araştırmada Üstün Başarı (2012) ödüllerine layık görülen Dr. Sanyal, aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Bilimleri ve Teknolojileri Merkezi’nin müdürü olarak görevini sürdürüyor.

Açık Ders’ler 17 Mayıs’ta sona eriyor

Geçtiğimiz Bahar ve Güz dönemlerinde Beşiktaş Belediyesi işbirliğiyle, 2017 Kış döneminde ise Sarıyer Belediyesi ile sürdürülen Açık Ders seminerleri 2017 Bahar Dönemi’nde Beşiktaş Belediyesi Akatlar Kültür Merkezi’nde saat 19:00’da ücretsiz olarak izlenebilecek. Açık Ders seminerleri kapsamında 8 Mayıs tarihinde Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Neş’e Bilgin ise 8 Mayıs Pazartesi günüŞu Mikrobun Ettiklerikonulu bir sunum yapacak.

Açık Ders’lerin 2017 Bahar dönemi 17 Mayıs Çarşamba günü Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Berat Haznedaroğlu’nun ‘’Gıda-Çevre-Enerji bağlantısında yosunlar ve günlük hayatımızdaki rolleri’’ başlıklı semineri ile son bulacak.

 

Haber: Kurumsal İletişim Ofisi

Fotoğraflar: Kenan Özcan

 

Tarih: 27 Nisan 2017