Kişisel verilerin ticarileşmesi etik mi?

Internet devi Facebook’un geliştirdiği ‘’Yaşam Değişikliklerini Tahmin Etme’’ algoritmasının patent alması önemli bir tartışmayı beraberinde getirdi. Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Cem Say ve Prof. Dr. Ethem Alpaydın bu gelişmeye dair görüşlerini Boğaziçi’nden Haberler ile paylaştı.

Internet devi Facebook’un geliştirdiği ‘’Yaşam Değişikliklerini Tahmin Etme’’ algoritmasının patent alması önemli bir tartışmayı beraberinde getirdi. Geliştirilen algoritma ile kullanıcılarına ne zaman ölecekleri konusunda dahi kestirimde bulunacak olan Facebook’un bu uygulaması kişisel verilerin kullanım amaçları konusunda soru işaretleri yarattı. İlk olarak The New York Times tarafından duyurulan habere göre Facebook, evlilik, doğumgünü, yeni iş, doğum, mezuniyet ve ölüm gibi önemli yaşamsal olayları içeren bir tahmin algoritması ile ilgili patent haklarını almış bulunuyor.

Söz konusu algoritmanın mantığı ise kısaca şöyle; sosyal ağ sistemleri kullanıcı tarafından sağlanan veriyi kullanırken, buna ek olarak diğer kullanıcıların ilgisini çekebilecek veriye dönüştürüyor. Örneğin kullanıcının yeni bir işe başladığı bilgisi sosyal ağdaki çoğu kullanıcı için çok fazla önemli olmasa da bu veri yeni üniversite mezunları veya eğitim kurumları için önemli taşıyabiliyor. Bu sayede sosyal ağdaki reklam ve pazarlama şirketleri bu veriyle ilgilenebilecek hedef kitlelerine bu bilgiyi iletebiliyor.

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Cem Say ve Prof. Dr. Ethem Alpaydın bu gelişmeye dair görüşlerini Boğaziçi’nden Haberler ile paylaştı. Uzmanlar, insan hayatının ticari bir veri haline dönüşmesinin rahatsız edici olabileceğini vurgulamakla beraber; ‘’Veri toplama ve bu verinin yapay öğrenme yöntemleriyle işlenmesinin doğru amaçlarla yapılması halinde faydalı sonuçlara erişmek mümkün’’ diyorlar.

Facebook’un kullanıcılarının geleceğini tahmin eden algoritmalar için patent aldığı gündeme getiriliyor. Hatta Facebook’un aldığı bu patent, kullanıcıların ne zaman öleceği bilgisine dair tahmini de içerdiği için eleştiri konusu oldu. Yaşam değişiklikleri algoritmasını yapay öğrenme modeli ve kullanıcıların sosyal network sistemlerine ait geçmiş kayıtlarıyla oluşturan Facebook’un bu hamlesini nasıl yorumlarsınız?

Cem Say- Facebook'un iş modeli kullanıcıları hakkında olabildiğince çok şeyini bilmesini dayatıyor, böylece onların sitede daha fazla zaman geçirmesini sağlayacak içeriği sunmanın yanı sıra reklamcılara bir tür "insan arama motoru" hizmeti de verebilecek. Tabii evlenmek, boşanmak, hatta ölmek üzere olan insanların da satın alabileceği şeyler satan özel iş kolları var ve bu gruplara hedefli reklamlar verebilmek hoşlarına gidecektir.

Ethem Alpaydın- Önce bilmemiz gerekiyor ki Facebook'un müşterileri biz değiliz, müşterileri ondan veri satın alanlar. Biz Facebook'un müşterilerinin potansiyel müşterileriyiz. Biz sevdiklerimizle iletişim için bedava olarak Facebook'un sağladığı sistemi kullanıyoruz, FB bu sistem üstünden yaptığımız etkileşimleri derleyip (bize mal satmak isteyen) müşterilerine satıyor. Bu veriyi ne kadar çok işleyip özelleştirebilirse sattığı o kadar çok para ediyor. Yapmaya çalıştığı bu.

Öte yandan kimin ne zaman öleceği tahminini örneğin sigortacılar da yıllardır yapıyor, onlar da prim hesaplarını ona göre yapıyor. İnsan hayatının ticari bir veri haline dönüşmesi bizi rahatsız ediyor olabilir ama gerçek ne yazık ki böyle. Örneğin kasko primimiz araba kullanırken kaza yapma olasılığımıza bağlı, ki kazalar yalnızca mala değil cana da zarar verebilir.  

Sosyal medya platformlarını bedava kullandığımızı unutmayalım

2010’ların başından bu yana ortam-cihaz dinlemesi yaptığı da iddia edilen Facebook’un bu adımı etik açısından düşünülecek olursa böyle bir patentin verilmesi ne gibi sorunları beraberinde getirebilir?

Cem Say- Bu konuda büyük bir avantaj sağlayacak bir buluş patentlenirse en azından Facebook'un rakiplerinin bizi bu şekilde izlemelerini bir süre için zorlaştırır sanırım.

Ethem Alpaydın- Bunları ille de kötü okumamak gerekir. Eğer gerçekten insan hayatını tahmin edebilecek bir algoritma olabilirse bu bize çok faydalı da olabilir. Örneğin, "sigara içmek hayatı %x oranında kısaltır," vs gibi sonuçları duyuyoruz; bunlar hep veri toplama ve bu verinin yapay öğrenme yöntemleriyle işlenmesi sayesinde bulunuyor ve birçok insanın sigarayı bırakmasını ya da en uygun tedavinin bulunmasını sağlıyor.

Facebook üstünden yaptığımız sosyal iletişimin ticari bir metaya dönüşmesi bizi rahatsız ediyor ama karşılığında Facebook'un milyarlarca dolar harcanarak kurulmuş altyapısını bedava kullandığımızı da unutmayalım. Bu tabii başka sosyal platformlar, ya da bedava eposta sistemleri için de geçerli. Örneğin Facebook, "Sizin verinizi kimseye satmayacağım ama benim sistemimi kullanmak için bana ayda X dolar vereceksiniz," dese kabul eder misiniz? Sizin için kabul edilebilir fiyat kaç olur? 1 dolar mı, 10 dolar mı? Tabii ki ne zaman isterseniz Facebook'u kullanmaktan vaz geçebileceğinizi de unutmayın. Bir keresinde bir arkadaşıma AVM'lere girerken görevlilerin çantamın içine bakmasından rahatsız olduğumu söylemiştim, o da bana, rahatsız oluyorsam AVM'ye girmeyebileceğimi söylemişti. Haklıydı. Ya da AVM'ye gitmeyi düşündüğüm günler yanıma çanta almayabilirdim, ya da içine ne koyacağımı düşünürdüm.

Ama öte yandan şunlar kabul görmeye başladı: Benimle ilgili bilgi tutan her kuruluş, (1) istersem bana bu bilginin tamamını göstermek zorunda, (2) bana bu bilgiyi hangi amaçlar için kullanacağını söylemek ve yeni bir amaç durumunda benden onay alma zorunda, ve (3) istersem benim bilgimi tümüyle silmek zorunda.

Veri toplama öcü olarak gösterilmemeli, aksi halde tıp bilimi ilerleyemezdi

Kullanıcılar kendileri hakkında her türlü bilginin bu şekilde ortaya saçılmasını nasıl engelleyebilirler ?

Cem Say- Kullanıcılar verilerinin saçılmasını istemiyorlarsa onları saçmaktan vazgeçmeliler tabii, ama tek çare bu değil, çünkü Facebook'un mesela telefon rehberinize erişerek Facebook kullanıcısı olmayan bağlantılarınız hakkında bile veri topladığı biliniyor. Toplum bu konuda yeterince hassassa yasal engeller konulabilir belki, ama çok muhtemel görmüyorum.

Ethem Alpaydın- Bir şirket, "Kaç çocuğunuz var, yaşları kaç?" diye sorsa insanlar hemen itiraz eder, bu benim özel bilgim, nasıl sorarsınız diye. Ama örneğin sosyal medya hesabınıza gururla bir fotoğraf koyup altına "Kızım dün X lisesinden mezun oldu," diye yazarsanız eş, dost altına "Tebrikler," vs yazarken aynı şeyi siz kendiniz söylemiş oluyorsunuz. Sonraki günlerde ekranınızın orasında burasında genç kızlar için ürünlerin, yabancı dil kurslarının, özel üniversitelerin reklamları aniden çıkmaya başlarsa hiç şaşırmayın.

Son zamanlarda hep bu bağlamda kötü haberler duyuyoruz ama veri toplamanın, bu veriyi işleyip ondan sonuç çıkarmanın öcü gösterilmemesi gerekir, düzgün yapılırsa çok faydalı sonuçları da olabilir. Tıp bilimi örneğin böyle ilerledi. Reklam bile her zaman kötü olmayabilir, gereksinim duyduğumuz şeyi tahmin edip uygun fiyata önerebilecek bir sistem bize çok faydalı da olabilir.

Söz konusu patentle ilgili detaylı bilgi almak isteyenler aşağıdaki linki ziyaret edebilir: https://patents.google.com/patent/US20120016817A1/en

 

Haber: Özgür Duygu Durgun / Kurumsal İletişim Ofisi

Tarih: 02 Temmuz 2018