“Markaların sadece yüzde 18’i insanlara güven veriyor”

Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ev sahipliğinde Liderlik Zirvesi’nin ikincisi gerçekleştirildi. “Etkileşim Çağında Değişim” teması altında iş dünyasının önde gelen isimlerini kampüs ortamında bir araya getiren Liderlik Zirvesi 2017’de hızla değişen dünyada liderlik profilleri masaya yatırıldı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Toker, teknolojinin itici güç olduğu günümüzde liderlik profillerinin değişime ayak uydurması gerektiğini ifade etti.

Günümüzde 4. 0 Endüstri Devrimi konseptinin yaşamın her alanında etkin olmaya başladığını da belirten Ayşegül Toker, liderliğin teknolojiyle birlikte ciddi dönüşümler geçirdiğini sözlerine ekledi. Toker bu bağlamda artık kolektif aklın vurgulandığı liderlik modellerinin ortaya çıktığını, bunun teknolojinin vazgeçilmezi olan inovasyonu artırmanın en önemli yolu olduğunu söyledi.

Kurumların, günümüzde var olmanın tek koşulu olan inovasyonu artırmak için rakipleriyle birlikte ortak bir akıl geliştirmeye gittiğini de ifade eden Toker, tüm bu gelişmeler ışığında dijital, girişimci ve işbirliğine dayalı rekabetçi liderlik modellerinin benimsendiğini söyledi.

Katılımcı liderlik önem kazanıyor

Toker konuşmasında bu liderlik modellerine ek olarak günümüzdeki değişen liderlik profilinin aynı zamanda katılımcı, dönüştürebilen ve kendini ve organizasyonunu sevdirebilen özellikleriyle de ön plana çıktığını kaydetti. Katılımcı liderliğin kolektif aklı ön plana çıkardığını, dönüştürebilen liderliğin ise hızla değişen dünyaya ayak uydurabilmenin vazgeçilmezi olduğunu belirten Toker, organizasyonların yeni kuşaklara hitap edebilmeleri için kendilerini sevdirebilmelerinin gerektiğini sözlerine ekledi. Bunların yanı sıra ekibinde buluna kişileri eğitebilen liderlik konseptinin önemini ifade etti.  Ayşegül Toker, Sanayi 4.0 konseptinde, teknolojiyle değişime uğrayan dünyamızda bütün bu liderlik özelliklerine sahip olmanın hayati olduğunu vurgulayarak sözlerini noktaladı.

Toker’den sonra kürsüye gelen Coca-Cola Türkiye Kafkasya ve Orta Asya Sorumlusu ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu Galya F. Molinas, günümüzde liderlik üzerine görüşlerini paylaştı.

‘’Güven yoksa oyun bozulur’’

Yeni dünyada müşterilerin daha bilinçli olduğunu ve güven kavramına büyük önem verdiğini söyleyen Molinas, günümüzde markaların sadece yüzde 18’nin insanlara güven verebildiğini ifade etti.

‘’Sevgi ve güven tüketici için önemli. Güven tüketiciye ürününüzü aldırmaz belki ama güven yoksa oyun bozulur. Tüketicilerin bize güvenmesi, ürünlerimizi tüketmeyi düşündüren bir güven oylaması gibi... Aslında 'alacağım' demiyor ama 'alabilirim' diyor. Bugün dünyadaki mevcut markaların yalnızca yüzde 18'i tüketicilerin güvenine sahip durumda. Araştırmalar bize şunu da gösteriyor; mevcut markaların bugün yüzde 73'ünden fazlası kısa sürede yok oluyor ve kimse fark etmiyor’’ diyen Molinas oynaklık, belirsizlik, karmaşa ve anlaşmazlık kavramlarının günümüz dünyasını en iyi tanımlayan konseptler olduğunu belirtti. Bu kavramlar üzerinde yaşadığımız dünyanın hızla değişen, günümüz ve gelecekle ilgili kesin bir yargıya varamadığımız, olayların tek bir faktöre bağlı olarak gerçekleşmediği ve sorunlar ya da sorular için tek bir doğru cevabın yer almadığı bir dünya olduğunu söyledi.

Bu şekilde belirsizlikle tanımlanan bir dünyada kısa vadeli bakış açılarını değil, daha uzun zaman dilimlerine odaklanan bakış açılarıyla başarının yakalanabileceğini belirten Molinas, yeni şeyler öğrenmeye meraklı, empati yeteneği gelişmiş ve açık fikirli insanların tahmin edilebilirliğin düşük olduğu bu dönemde başarıyı yakalayabileceğini sözlerine ekledi.

Molinas ayrıca yaşadığımız kaos ortamında olayları basitleştiren, hızlı hareket eden ve hızla değişen dünyada planlara değil de ilkelere önem veren anlayışların başarıyı yakalama şansının yüksek olduğunu ifade ederek sözlerini sonlandırdı.

Müzakere yürütmek mühendislik çözümleri ister

Molinas’tan sonra kürsüye gelen Müzakere Mühendisi Prof. Dr. Michael Ambühl, müzakere yoluyla değişim üzerine konuşmasını yaptı. Müzakere mühendisliğinin temel ilkelerini anlatan Ambühl, bu alanın sorunların çözümü adına önemli imkânlar sağladığını söyleyerek sözlerine başladı. Müzakerenin bir mühendislik çalışması gerektirdiğine dikkat çeken konuşmacı, İsviçre ile AB arasında imzalanan Kara Ulaşımı Anlaşması ile İran ile gerçekleştirilen Nükleer Silahsızlanma Anlaşması gibi örnekler vererek açıkladı. Prof. Ambühl bu iki anlaşmanın hayata geçirilmesinde yer aldığını da söyledi.

Sorunların çözümü için müzakere mühendisliğinin dört aşamalı bir plan önerdiğini söyleyen Ambühl, ilk olarak sorunların alt gruplara ayrılması gerektiğini bunun karmaşık problemleri anlamanın en iyi yolu olduğunu ifade etti. Daha sonra bu alt sorunların matematiksel bir şekilde ifadesini ortaya çıkarılabileceğini ve bunun da sorunun çözümü için istatiksel çözümlerin geliştirilebilmesini sağladığını sözlerine ekledi. Son olarak deneyimler ışığında öğrenmeye ve keşfetmeye dayalı bir anlayışla problemlerin çözümünün sağlanabileceğini belirten Prof. Ambühl, İsviçre ile AB arasında gerçekleştirilen kara taşımacılığı anlaşmasıyla, İran’la yapılan Nükleer Silahsızlanma Anlaşması’nın bu metotla yapıldığını belirterek sözlerini noktaladı.

Accenture Türkiye Genel Müdürü Dilnişin Bayel de, “Liderlik 4.0” konulu konuşmasını yaptı. Ekonomide yeni dönem olarak adlandırılan 4.0 çağını ve getirdiklerini anlatan Bayel, bu çağın yöneticisi olabilmek için nasıl bir değişim geçirilmesi gerektiğinden bahsetti. Durağan bir dünyadan çok uzakta olduğumuzu ve yeni liderlerin vizyonu aksiyona dönüştüren, bireysel ve kurumsal hedefleri birleştiren ve birlikte sağlıklı bir çalışma ortamı yaratarak belirsizliklerle başa çıkabilen liderler olması gerektiğini belirtti.

Kendine görülmemiş bir yol çizen liderlerin yapmakta başarılı olduğu “Gerçeği Bükme Sanatını” konu alan konuşmasıyla Oxford ve McGill Üniversitelerinde ders vermiş yazar ve profesör Karl Moore zirvenin bir diğer konuşmacısıydı. Milenyum kuşağının öncekilerden farklı olmak üzere nedenselleştirmeyle duyguları eşit önemde gördüğünü belirtti. Yeni dönemde birbirinden farklı kategoriler olan milenyum liderler, içe kapanık liderler ve kadın liderlerin ortaya çıktığını belirten Moore, böylelikle liderlik dinamiklerinin de değiştiğini söyledi. Bütün seslere kulak verilmesi gerektiğini, kendi hikâyeni anlatırken üstünlük belirtmemek gerektiğini ve alınan geri bildirimlerin, çalışanın lideriyle bir tartışma ve alışveriş içinde olmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

Boğaziçi Üniversitesi Liderlik Zirvesi’nin son konuşmacısı ise Projectivity Solutions CEO’su ve Liderlik Koçu Phil Bristol oldu. Bristol “Liderliğin Dilini Konuşmak” adını verdiği konuşmasında ekipleri ve projeleri daha etkin kullanan liderlerin kullandığı dilin inceliklerini dinleyicilerle paylaşan Bristol, güven veren ilişkiler kurmanın, beklentileri karşılamak için verilen geri bildirimleri önemsemenin doğru sonuçlar vereceğinden emin olduğunu da sözlerine ekledi. 

Haber: Talat Karataş/Kurumsal İletişim Ofisi

Tarih: 24 Nisan 2017