Moleküler biyolojinin dünyaca ünlü uzmanları Boğaziçi’ndeydi

5. Uluslararası Moleküler Biyoloji Kongresi Boğaziçi Üniversitesi’nde 8-10 Eylül 2017 tarihleri arasında düzenlendi. Moleküler Biyoloji Derneği tarafından düzenlenen kongrede, Türkiye’de ve dünyada moleküler biyoloji çalışmaları yürüten uluslararası saygınlığa sahip bilim insanları bir araya geldi. Kongre boyunca kanser ve kanser oluşma mekanizmaları, programlı hücre ölümü, genetik ötesi kalıtım (epigenetik), genom çalışmaları, DNA hasarı ve onarım mekanizmalarının kanser üzerine etkileri gibi başlıklar ele alındı.

Moleküler biyoloji alanında önde gelen uluslararası konferanslardan biri olan Uluslararası Moleküler Biyoloji Derneği Kongresi'nin (MolBiyoKon) beşincisi bu yıl 8-10 Eylül 2017 tarihleri arasında Boğaziçi Üniversitesi'nde gerçekleşti. Kanser ve kanser oluşma mekanizmaları, programlı hücre ölümü, genetik ötesi kalıtım (epigenetik), genom çalışmaları, DNA hasarı ve onarım mekanizmalarının kanser üzerine etkileri gibi başlıkların tartışıldığı kongrenin konukları arasında kendi alanlarında dünyanın sayılı bilim insanları arasında olan Seamus Martin, Shelley Berger ve Mehmet Öztürk de yer aldı. Evrim ve eğitim konusunun da masaya yatırıldığı kongrede, dünya genelinde moleküler biyoloji çalışmaları yürüten bilim insanları üç gün boyunca çalışmalarının sonuçlarını tartışma imkanı buldu.

Pensilvanya Üniversitesi’nde son dönemde oldukça popüler olan epigenetik üzerine çalışmalarıyla akademik çevrelerce tanınan Profesör Shelley Berger kongrede açılış dersi konuşmacısı olarak yer aldı. Çevresel faktörlerin genler üzerindeki etkilerini de inceleyen epigenetik, özellikle 20. yüzyılda bilim insanlarının yoğunlaştığı konular arasında yer alıyor. Çalışmaların, kanser gibi insan hastalıklarının genetik ötesi kalıtımını inceleyen Berger, araştırma sonuçlarını katılımcılarla paylaştı.

Kongrenin bir diğer açılış dersi konuşmacısı olan Profesör Seamus Martin ise “programlanmış hücre ölümü” üzerine çalışmalarıyla tanınıyor. Bilimsel yayınlarda Avrupa’nın en çok atıf alan ismi olan Martin’in, insanlarda kanser oluşumunun en önemli adımlarından birisi olan programlanmış hücre ölümleri üzerine çalışmalarını sunduğu kongrede; son gün açılış dersi konuşmacısı İzmir Biyotıp ve Genom Araştırma Merkezi’nin kurucusu ve aynı zamanda Avrupa Moleküler Biyoloji Enstitüsü’ne Türkiye’den üye olan üç isimden birisi olan Prof. Dr. Mehmet Öztürk’tü. Prof. Dr. Öztürk, kongrede karaciğer kanserini konu alan bir konuşma yaptı.

15 farklı ülkeden moleküler biyoloji alanında çalışmalarını yürüten akademisyen ve öğrencilerin bir araya geldiği kongrenin açılış konuşmalarını ise Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik (MBG) Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Yaman, Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşın Ertüzün, Türkiye Moleküler Biyoloji Derneği Başkanı ve Boğaziçi Üniversitesi MBG Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nesrin Özören ile Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı’nda öğretim üyeliğini sürdüren ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Temel Birimler İhtisas Komitesi Başkanı olarak görev yapan Prof. Dr. Meral Özgüç yaptı.

Doç. Dr. İbrahim Yaman’ın kongrenin “öğrencilere moleküler biyoloji alanında kariyer yapmak konusunda ilham vermek” amacını da taşıdığını belirttiği açılış konuşmalarında, Yaman’ın ardından sözü Prof. Dr. Ayşın Ertüzün aldı. Kongrenin Boğaziçi Üniversitesi için “Tarihi niteliği olan bir etkinlik” olduğunu belirten Ertüzün, uluslararası katılıma sahne olan konferansın bilgi paylaşımı için bir fırsat olduğunu belirterek, bilim insanlarının araştırmalarında bağımsız ve özgür olmasının önemini vurguladı. Boğaziçi Üniversitesi’nde bağımsız ve özgür araştırma imkanının sunulduğunu aktaran Prof. Dr. Ertüzün, Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünün Boğaziçi Üniversitesi’nde Batı’ya kıyasla görece yeni bir departman olmasına karşın hızla geliştiğinin altını çizdi.

Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü olarak geçmişten bugüne yapılan çalışmaları aktaran Prof. Dr. Nesrin Özören ise, lise müfredatından evrim konusunun çıkarılmasına değindi. “Boğaziçi’nde olduğumuz için şanslıyız, rektörümüz de dahil olmak üzere okuldan fazlasıyla destek alıyoruz,” diyerek konuşmasına devam eden Prof. Dr. Özeren, 15’ten fazla ülkeden katılımcı bulunan kongrenin kendileri için gururlandırıcı bir etkinlik olduğunu beyan etti. Açılış konuşmaları sırasında son sözü alan Prof. Dr. Meral Özgüç ise, UNESCO açısından 21. yüzyılda görülen enerji problemleri, iklim değişiklikleri, artan nüfus vb. durumlar açısından ‘BioEthics’ konusunun önemini vurguladı. Bilim insanlarının sosyal sorumluluklarını ve bilimde kadın varlığının yetersizliğini tartışmaya açan Prof. Dr. Özgüç, Birleşmiş Milletler’in bilimle ilgilenen tek organizasyonu olan UNESCO’nun BioEthics konusunda da yaklaşımının insan hakları temelinden bağımsız olmadığının altını çizdi.

 

Haber: Sinan Cem Deveci, Fotoğraflar: Talat Karataş / Kurumsal İletişim Ofisi Tarih: 13 Eylül 2017