Mutlu işyeri, mutlu çalışan için kolları sıvadılar

Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2011 mezunlarından Selin Yetimoğlu ve Fırat Çakkalkurt ile Ocak ayında kurdukları FunOfis hakkında söyleşi gerçekleştirdik. Kurumsal kariyerlerinde edindikleri deneyim ile iş hayatına yeni bir alan açan mezunlarımız, FunOfis çatısı altında eğlenceli, neşeli, verimli çalışma ortamları yaratmak için kendi alanlarında uzman eğitmenlerle kurumlara ve çalışanlara destek veriyor.

Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

Selin: 2011 Boğaziçi Sosyoloji mezunuyum, benim üniversiteye başlarken en büyük hayalim insan kaynaklarında çalışmaktı. Öğrenciliğim boyunca burada yaptığım kulüp faaliyetlerine ek olarak, insan kaynaklarında stajlar yaptım. Mezun olunca da hem Türkiye’de hem yurt dışında farklı sektörlerdeki şirketlerin insan kaynakları departmanlarında tecrübe edinme fırsatı buldum. Son olarak da Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri’nde çalıştım. 2012 yılından itibaren blog sayfamda iş hayatı ve insan kaynaklarına dair 400’den fazla yazı yayınladım. ICF (International Coaching Federation)’den aldığım akredite Profesyonel Koçluk eğitimiyle Kariyer Koçluğu alanına yöneldim. Aynı zamanda nefes ve kahkaha yogası eğitmeniyim.

Fırat: Ben de Boğaziçi Sosyoloji 2011 mezunuyum. Lisans yıllarımda sinemayla ilgilenmeye başladım, Mithat Alam film merkezinde çalışmalara katılıyordum. Fotoğrafçılık ve sinema alanlarında kişisel ve akademik açıdan kendimi geliştirdim. Şuanda da Marmara Üniversitesi’nde sinema alanında doktora yapıyorum. Çeşitli prodüksiyon şirketlerinde çalışarak sektörel deneyim kazandım. Bir yandan da sinema yazarlığı yapıyorum.

FunOfis fikri nasıl ortaya çıktı?

S: İnsan Kaynakları alanında çalışırken şirketteki insanlarla birebir çalışıyordum. O süreçte kurumsala bulaşan insanların çeşitli sebeplerle yaptıkları işten memnun olmadıklarını gözlemledim; ya işlerinden memnun değiller, ya da işlerine bağlı olarak trafikten, evlerinden memnun değiller ve bu noktada da çalıştıkları alan, sektör rahatsızlık vermeye başlamış. İnsan kaynaklarında çalışırken insanları memnun etme misyonuyla çalışıyorsunuz ama şirketler performans odaklı ve kâr amacı güden yerler olduğu için çalıştırdıkları insanların hep daha çok çalışmaları üzerine kurdukları bir sistemleri var. Öte yandan, elimizde pek çok araştırma var, insan mutlu olduğu yerde daha verimli çalışıyor, daha uzun saatler orada kalmaktan gocunmadan çalışıyor, daha çok satış yapıyor eğer satışçıysa, hastalık izinleri azalıyor. Tüm bunların psikolojik sebepleri var. Kısa sürelerde çok fazla iş değiştirme meselesi en önemli sorunlardan biri, insanlar uzun süre aynı yerde çalışmayı tercih etmiyorlar. Tüm bunlar bizi bir çözüm aramaya itti ve FunOfis bu şekilde doğdu. FunOfis ile amaçladığımız şey şey insanlara sevdikleri, mutlu oldukları yerde bir şeyler yapma imkânları sunmak.

FunOfis atölyelerinden bahsedebilir misiniz?

S:Genellikle şirketler, çalışanların motivasyonlarının düşük olması veya iletişim problemlerinin yaşanması gibi dertlerle bizden atölye talebinde bulunuyorlar. Biz onlara 26 başlıktan oluşan kataloğumuzu sunuyoruz. Kataloğumuzda nefes farkındalığı atölyesi, mutluluk atölyesi gibi daha soyut konulara odaklanan çalışmalar da var; Instagram fotoğrafçılığı veya seyir atölyesi gibi daha hobi tarafına yönelik çalışmalar da var. Şirketler mutlaka kendilerine uygun, çalışanlarının yapısına uygun atölye çalışmaları bulabiliyorlar.

Atölyeleri veren kendi alanlarında uzman bir eğitmen kadromuz var. Kadromuzun büyük bir kısmı Boğaziçi mezunlarından oluşuyor. Örneğin bir arkadaşımız spor psikolojisi üzerine uzmanlaştı ve şuanda psikoloji eğitimlerimizi o veriyor. Boğaziçi Üniversitesi Karikatür ve Mizah Kulübü'nün kurucusu arkadaşımızla Mizah Atölyeleri gerçekleştiriyoruz. Elbette bizim için önemli olan hangi okuldan mezun olursa olsun, paylaşmayı seven ve konusunda uzman kişilerden oluşan bir ekip yaratmak.

Mesela benim “mutluluk danışmanı” olarak yaptığım şey aslında kurumlara mutluluk danışmanlığı, hem teorik ve istatistiksel bilgilerle hem de pratikte neler yapılması gerektiğine dair kuruma uygun aksiyon planlarıyla bu tür danışmanlıklar veriyorum. Mutluluk atölyesinde, “2016 yılında bir beyaz yakalı neye mutluluk diyor?” gibi temel bir sorudan hareketle kendi mutluluk tanımlarını sorgulayabilecekleri bir ortam oluşturuyoruz.

Meslek hayatınızda Boğaziçili olmanın ne gibi katkılarını gördünüz?

F:Boğaziçi Üniversitesi’ndeyken, insan burada bir vizyon sahibi oluyor, o vizyon sayesinde girdiği her yeni alanda “Nasıl bir eksik var ve nasıl tamamlanabilir?” ya da “Nasıl bir sorun var, nasıl çözümler düşünülebilir?” gibi bu yönde düşünme süreçleri kolaylaşıyor. Bizim yaptığımız biraz o oldu aslında, kurumsal iş dünyasında bir eksiklik görüp buna dair bir çözüm ürettik.

“FunOfis önemli bir eksikliği dolduran öncü bir şirket”

FunOfis, şirketlerle bu çeşitlilikte çalışmalar yürütmeye çalışan ilk şirkettir. Atölyeler sonrasında çok olumlu geri dönütler alıyoruz, bir kez atölye gerçekleştirdiğimiz şirketler, bir başka başlık için bizimle tekrar iletişime geçiyorlar. Atölyelere katılan kişilerin de kendilerini daha değerli hissederek ayrıldıklarını gözlemliyoruz.

İnsan kaynakları departmanlarının bu türlü bir çalışmayı yapması hiç kolay değil. İnsanları ne kadar motive etmeye yönelik çalışmalar yapmaya çalışsanız da günün sonunda eğer biri işten çıkarılması gerekiyorsa bunu yine insan kaynakları yapıyor. Dolayısıyla, o denge çok kolay kurulamıyor. Alternatif üretmek ve dışardan bir destek sağlamak çalışanlar için çok daha doğru bir yöntem. FunOfis tam olarak o dengeyi sağlamak amacıyla insan kaynakları departmanlarının bir çıkmazına destek sunuyor.

Sizin gibi yaratıcı işler yapmayı amaçlayan gençlere önerileriniz?

S:Bu işe başlarken kimi zorluklarla karşılaşacağımızı tahmin ediyorduk, tahmin ettiğimizden çok farklı zorluklarla karşılaştık. Aslında bu tür işler tek bir şey istiyor; cesaret. Böyle zamanlarda akla getirilmesi gereken şey, yüzme öğrenecekseniz denize atlamadan olmayacağı gerçeği. Boğaziçili olunca çok donanımlı bir şekilde mezun oluyorsunuz, bu nedenle de yapacaklarınızın sınırı yok aslında. Bu bir yandan da bir tatminsizliği de getiriyor, “Bu iş benim için uygun mu?” sorgulaması sizi hiç bırakmıyor. Kariyer kararı verme yolu hiç bitmiyor aslında. 50 yaşında oldukça başarılı bir kariyer geçmişiyle de bir anda sektör değiştirmiş insanlar tanıdım bu işi yaparken. Dediğim gibi cesaret yaratıcı bir iş yapmanın kilit noktası.

FunOfis atölyeleri hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için : http://www.funofis.net 

Söyleşi: Gökçe Büyükbayrak / Kurumsal İletişim

Tarih: 07 Kasım 2016