“Şehirlilik zihinsel bir bilinçtir”

Prof. Dr. Çağlar Keyder 30 Mart Cuma günü Boğaziçi Üniversitesi’nde “Küresel Şehirler ve Ağlar” başlıklı bir konferans verdi. Modernleşmeyle birlikte ortaya çıkan büyük kentlerin ve metropollerin tarihsel süreçlere bağlı şekilde ekonomik ve sosyal olarak ele alındığı konferansa çeşitli bölümlerden akademisyenler ve öğrenciler de katıldı.

Boğaziçi Üniversitesi İnsani Gelişme Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde gerçekleştirilen etkinlikte Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü profesörü Çağlar Keyder, Türkiye ve dünyadaki şehirleşme ve metropolleşme konusuna değindi. Konferansta, değişen dünyadaki şehirleşme pratiklerinin nasıl yeniden şekillendiği ve yeni sosyalleşme biçimleri tartışıldı.

İstanbul için dünyaya açıklık 1980 sonrasında başlıyor

Metropolleşmenin 1980 sonrası İstanbul’unda görülmeye başlandığına dikkat çeken Keyder, bu dönemde İstanbul’da yeni kafeler, yeni oteller ve yeni bulvarlar gibi alanların oluşturulmasıyla dünyanın diğer büyük kentlerine benzer bir yapılaşmanın ortaya çıkmaya başladığını belirtti. Bunun sadece maddesel bir değişiklik değil aynı zamanda zihinsel bir değişiklik olduğuna vurgu yapan Keyder, şehirlilik bilincinin insanlara yeni perspektifler kattığını söyledi.

Ortak bir dil gerekiyor

Çağlar Keyder küreselliğin sadece ticaret açısından değil birlikte yaşam pratiklerine etkisi açısından da incelenmesi gerektiğini belirtti. Şehir dinamiklerinin sadece sayısal olarak değil niteliksel olarak da ele alınması gerektiğine dikkat çeken Keyder küreselleşmenin devam ettiğini ve önümüzdeki süreçte de devam edebileceğini ekledi.

Modernleşmenin getirdiği yeni yaşam biçimlerini açıklarken Durkheim’ın modern ve şehirli toplumları anlatırken kullandığı ‘mekanik ilişkilenme’den ‘organik ilişkilenme’ye geçiş dinamiğinden bahseden Keyder, büyük şehirleri birçok farklı kesimden ve sınıftan insanın bir araya geldiği, kesiştiği bir yer olarak tasvir etti. Burada önemli olanın modernleşmeyle gelen bu kesişimlerin yeni bir şehirli algısıyla birlikte kozmopolitanlığa dönüştürülebilmesi olduğunu belirten Çağlar Keyder, kozmopolitanlığı insanların aynı fiziksel ortamda bulunmasından ziyade birlikte geliştirilen ‘ortak bir dilin’ kullanılabilmesiyle açıkladı. Bu da ortak bir şehirli kültürünün oluşması olarak görülebilir.

Çağlar Keyder

Kaliforniya Berkeley Üniversitesi’nde Ekonomi Tarihi alanında doktorasını tamamlayan Çağlar Keyder, 1982′ye kadar Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde ders verdi. Boğaziçi Üniversitesi’nden 2014 yılında emekli olan Keyder, Türkiye’deki Bilim Akademisi üyesi ve Journal of Middle East Studies ve Contemporary Sociology başta olmak üzere çeşitli yayın kurullarında görev alıyor. Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde yarı zamanlı emekli fakülte üyesi olarak çalışmalarına devam ediyor.

Tarihsel sosyoloji, kent sosyolojisi, ekonomi politik, sosyal politikalar ve hukuk sosyolojisi alanlarında çalışmaları bulunan Keyder’in yapıtları arasında Emperyalizm, Azgelişmişlik ve Türkiye (Birikim, 1976), Dünya Ekonomisi İçinde Türkiye, 1923-1929, Toplumsal Tarih Çalışmaları, Türkiye’de Devlet ve Sınıflar, Ulusal Kalkınmacılığın İflası (Metis, 1993), İstanbul Küresel ile Yerel Arasında (Metis, 2000) ve Memalik-i Osmaniye’den Avrupa Birliği’ne (İletişim, 2003) bulunmaktadır. Ayrıca Mısır ve Türkiye’de Sosyo-ekonomik Dönüşümler, Orta Doğu Tarihinde Ticari Tarım, 1838 Antlaşmasının Etkisi, Doğu Akdeniz’de Liman Şehirleri, Kalkınmacılık Sonrası Dönemde Türkiye’de Kırsal Dönüşüm Eğilimleri ve Sosyal Politikalar konulu makalelere sahip.


Haber ve fotoğraflar: Serdar Yetkin / Kurumsal İletişim Ofisi

Tarih: 02 Nisan 2018