SineBU’da yaz rehaveti 13 film ile son buluyor!

SineBU, yeni sezonun ilk ayında belgeselden animasyona, klasik kuşaktan yılın en iyi filmlerine dek uzanan yoğun bir programa sahip. Eylül ayının öne çıkan filmi Japon yönetmen Makoto Shinkai’den Senin Adın. Geride kalan 12 ay boyunca SineBU’da gösterime girmiş filmler arasında SineBU izleyicilerince yapılan ankette en yüksek oyu alan 5 film de Eylül ayında tekrar gösterimde olacak.

SineBU, Eylül ayı programına aldığı 13 film ile sinemaseverler ile buluşuyor. Seçkide bulunan 6 yeni filmin yanı sıra, SineBU seyircilerinin oylarıyla belirlenen “SineBU’da bu sene gösterime girmiş en iyi 5 film” de Eylül ayında SineBU izleyicilerine sunuluyor. Sinemaseverlerin üzerine çok kez tartıştığı; video-art sanatçısı Julian Rosefeldt’in kendisini etkileyen manifestoları işlediği Manifesto ve bir biyografi-drama anlatısı olan Son Portre de tatil sebebiyle kaçıranlar için tekrardan Eylül ayı programı içinde olacak.

SineBU izleyicilerince geride kalan yılın sırasıyla en iyi 5 filmi olarak seçilen Satıcı, Kaptan Fantastik, Yaşamın Kıyısında, Kalandar Soğuğu ve Ruh ve Beden’in de yer alacağı Eylül programında, ayın en güçlü yapıtı şimdiden IMDB’nin en iyi 100 film sıralamasında yer edinen Senin Adın. Japon yönetmen Makoto Shinkai’nin aynı zamanda senaristliğini üstlendiği dram ve fantastik türlerindeki animasyon, bedenler arası bilinç değişimi üzerine bir anlatıya sahip. Hikayeciliği yönünden ustası Miziyaki’yi yakalama yönünde ilerleyen Shinkai, filmin dokusunda kendine özgü aydınlık ışık kullanımı ile de öne çıkıyor.

Eylül ayında gösterime girecek diğer filmler ise şöyle:

İz, ‘art house’ sinemasının alışılageldik tarzının dışında kalan ve dram, mistik ve suç ögelerini bir araya getiren bir film. Polonya usulü Fargo olarak kabul edilen film, Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödüllerinden Alfred Bauer ödülünü aldı. Usta yönetmen Agnieszka Holland’ın son filmi olan İz, karlar altında bir kasabada geçen, farklı türleri harmanlayan bir cinayet filmi.

Tutku Oyunu, yönetmen François Ozon takipçilerinin merakla beklediği bir film. İçsel türbülanslar ve görünen ile gerçek arasındaki mesafe gibi yönetmenin işlemeyi sevdiği temalar üzerine kurulu olan film, bu sene Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarıştı.

Annem Hakkında Her Şey, 1999 yılında yönetmeni Pedro Almodóvar'a Cannes Film Festivali’nde yılın en iyi yönetmeni ödülünü kazandırmıştı. 1999 yılının en iyi 5 filmi arasında gösterilmiş olan film; aile, AIDS, ölüm ve transseksüellik üzerine bir anlatı. Annem Hakkında Her Şey, bu ay itibariyle başlayan “Başka Sinema Klasikler” seçkisinin ilk filmi olacak.

David Gilmour: Live at Pompeii, Pink Floyd’un efsanevi gitaristi David Gilmour’un Roma Amfi Tiyatrosu’na 45 yıl sonra yine konserle dönüşünün belgeseli. Özel olarak hazırlanmış ve 4K olarak kaydedilmiş konserin her anı, David Gilmour hayranları için görsel bir şölen sunuyor. Tüm dünyada aynı gün 2000 sinemada gösterime girecek olan konser-belgesel, Eylül ayında SineBU’da izleyiciyle buluşacak.

Black Sabbath: The End of the End, heavy metal müzik türünün temelini oluşturduğu kabul edilen efsanevi İngiliz müzik grubu Black Sabbath’ın son turnesi olarak kabul edilen The End of the End’in son konserini filme alıyor. 1,5 milyon kişinin izlediği turnenin son konserinde grubun konser arkası görüntülerine ve iç dünyasına yakın olarak tanıklık etme fırsatı sunan film, Black Sabbath hayranları için kaçırılmaması gereken bir içerik sunuyor.

Haber: Kurumsal İletişim Ofisi

Tarih: 11 Eylül 2017