Tarsus’ta ‘’İpekyolu’nda Japonya’’ konferansı

Boğaziçi Üniversitesi Asya Çalışmaları Merkezi akademik koordinatörü ve Tarih Bölümü Emeritus Profesörü Selçuk Esenbel, Mersin’in Tarsus ilçesinde yer alan Boğaziçi Üniversitesi Tarsus Gözlükule Kazıları Araştırma Merkezi Konuşmalarının ilki olan konferansta “İpekyolu’nda Japonya”yı anlattı.

Emeritus Prof. Dr. Selçuk Esenbel, Boğaziçi Üniversitesi Tarsus Gözlükule Kazıları Araştırma Merkezi Konuşmaları dizisinin ilk konferansında Japonya ve Osmanlı Türkiye’sinin 19. yüzyıldan önce doğrudan ilişki kurdukları hakkında pek bilgiye sahip olunmadığını, her iki ülkenin sadece birbirleri hakkında, bazı seyahatnameler ve benzeri raporların sınırları içinde bilgi sahibi olduklarını söyledi.

2018 yılında, Tarih Bölümü öğretim üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Halet Çambel-Nail Çakırhan Arkeoloji, Geleneksel Mimarlık ve Tarih Uygulama ve Araştırma Merkezi müdürü Prof. Dr. Aslı Özyar’ın tasarımı ve koordinatörlüğünde, Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası’nın katkı ve desteği ile başlatılan Boğaziçi Üniversitesi Tarsus-Gözlükule Kazıları Araştırma Merkezi Konuşmaları’nın ilki 22 Mart Perşembe günü gerçekleştirildi.

Emeritus Profesör Dr. Selçuk Esenbel, Tarsus, Mersin ve Adana’dan teşrif eden kalabalık bir topluluğa İpekyolunda Japonya konulu bir konferans verdi.

Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ruhi Koçak ve Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu eski Başkanı Prof. Dr. Tamer Gök ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Tarsus Müzesi Müdür Vekili Doğukan Alper'in de katıldığı konferansta  Prof. Dr. Özyar'ın açılış konuşması ardından, Emeritus Prof. Dr. Esenbel, Japonya ve Osmanlı Devleti'nin gerçek anlamda doğrudan ilişki kurmalarının, Batı güçlerinin kurduğu dünya ticaret ve diplomasi sisteminin bu iki ülkeyi dönemin siyasi ve ekonomik şartları doğrultusunda ister istemez birbirlerine yaklaştırmasıyla gerçekleşmiş olduğunu vurguladı.  

Esenbel, “Japonların 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'na olan ilgisinin tarihçesi, Japonya'nın büyük güç siyaseti dünyasına girişinde yararlandığı güdü, düşünce ve stratejileri yansıtır. 1868'deki Meiji Restorasyonu sonrasında, yeni Japon hükümeti Osmanlı'yla ilişkiler kurmak için arayış içerisine girmiş, Balkanlar'a ve yakın Doğu'ya yayılmış olan Osmanlı topraklarına çeşitli heyetler göndermeye başlamıştır. Bu çalışma da, bölgeye gelen ziyaretçilerin seyahat kayıt ve raporlarına dayanmaktadır. Öte yandan Osmanlı Devleti ise, Japonya'nın hızla dünya sahnesinde ortaya çıkmasını ve bunu sağlayan başarılı ıslahatlarının önemini fark etmiş, bir şekilde, bu Uzakdoğu'nun yükselen yıldızı ile yakın bir ilişki kurmasının Batı dünyasının büyük güçlerinin karşısında, özellikle Rusya'ya karşı, faydalı olabileceğini düşünmüştür. Siyasi tarih açısından, Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki Japonların ilgisinin gelişiminde iki farklı aşama fark edilecektir” diye konuştu.

Tarih: 26 Mart 2018