Türkiye orta gelir tuzağından nasıl kurtulur?

Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Refik Erzan’ın yürütmüş olduğu “’Türkiye'nin Orta Gelir Tuzağını Aşması için Gerekli Politikalar’’ başlıklı TÜBİTAK projesi, Boğaziçi Üniversitesi’nin güçlü olduğu alanların başında gelen Enformatik, Biyoteknoloji ve İktisat disiplinlerinde üretilen bilginin politika önerilerine dönüşmesi hedefiyle hazırlanmış bir yol haritası sunuyor. Bu üç ayaklı mükemmelliyet projesinde enformatik ayağının yürütücüsü, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Lale Akarun, biyoteknoloji alanının yürütücüsü ise, Kimya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Rana Sanyal.

Kişi başına gelir düzeyinin belirli bir aşamadan öteye gidememesi anlamına gelen ‘’Orta Gelir Tuzağı’’ Türkiye’nin ekonomi gündeminde en sık tartışılan konularından biri. Ekonomistlere göre orta gelir tuzağının aşılabilmesi ancak köklü yapısal reformlarla mümkün.

Projenin iktisat ayağını Prof. Dr. Refik Erzan’ın koordine ettiği bu çalışma, söz konusu yapısal reform önerilerinin kapsamını genişleterek bu ‘’tuzak’’tan çıkış yolları konusunda politikalar üretilmesine yönelik araştırmaların bir envanteri mahiyetinde. TÜBİTAK projesi olarak geliştirilen bu çalışma 2017-2022 dönemi için hazırlanmış bir "Ar-Ge Strateji’’ belgesi niteliği taşıyor.

Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde Enformatik, Biyoteknoloji ve İktisat disiplinlerinin sinerjisiyle üç ayaklı bir mükemmelliyet projesi olarak hazırlanan ‘’Türkiye'nin Orta Gelir Tuzağını Aşması için Gerekli Politikalar’’ başlıklı çalışma hakkında Prof. Dr. Refik Erzan’dan bilgi aldık.

Türkiye için orta gelir tuzağını aşacak büyümenin yolunun “Bilgi temelli ekonomi”ye geçiş olduğunu vurgulayan Erzan, Boğaziçi Üniversitesi’nin araştırma ve uygulamada en kuvvetli olduğu alanların başında gelen, enformatik, biyoteknoloji ve iktisadın sinerjisiyle Türkiye'nin orta gelir tuzağını aşacak şekilde büyümesinin yolunu açacak kritik öneme sahip, detaylı projelerin geliştirilmesi ve planlanması gerektiğine işaret ediyor.

Bu üç alanın genelde ve Boğaziçi Üniversitesi özelinde önemli bir sinerji içinde olduğunu vurgulayan projede bu ilişki şu şekilde anlatılıyor:

‘’Enformatik, bilişim-iletişim, bilgi ve bilgisayar sistemlerini kapsayan, bilgi ekonomisinin olmazsa olmazı alandır. Enformatik konusunda büyük veri kaynakları arasında iktisadi veriler ve güvenlik için stratejik öneme sahip olan deprem verileri gelmektedir. Boğaziçi Üniversitesi'nin, Finans Teknoparkı ve Ulusal Deprem İzleme Merkezi ile, stratejik öneme sahip verilere erişimi vardır. Ayrıca, biyoteknoloji alanında üretilen sağlık verilerinin işlenmesi de, geleceğin önemli konuları arasındadır”. 

 “Biyoteknoloji alanı, üniversitemiz bünyesinde çevre biyoteknolojisinden, farmasötik biyoteknolojiye, medikal cihaz teknolojilerinden enerji biyoteknolojisine kadar geniş bir yelpazedeki kişi ve uzmanlıkları bir araya getirmiştir. Biyoteknoloji alanındaki gelişmeler, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin dar boğazı olan cari açık üzerindeki sağlık harcamalarının - ilaç, aşı, tanı kitleri ve medikal cihazların - büyük ve artmakta olan yükünü hafifletici niteliktedir’’.

Türkiye’nin kişi başına gayri safi milli hasılasını on bin ABD doları seviyesinin üzerine taşımakta zorlandığını ve bu nedenle makro düzeydeki tedbirlerin yanı sıra, reel ve finans sektörü, işveren ve çalışanlara doğru teşvikler sağlayacak politikalara acil ihtiyaç olduğunu belirten Erzan, Türkiye'nin orta gelir tuzağını aşacak şekilde büyümesinin yolunu açacak politikaların bilgi temelli yaklaşım ve araştırmalarla belirlenmesi gerektiğini ifade ediyor.

‘’Bu yönde yapılacak çalışmalarla, nitelikli üretimin teşvik edilmesi, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik alanlarının büyümeye yönelik yapılandırılması ve bunlar yapılırken gelir dağılımının iyileştirilmesi gerekmektedir. Bu konularda yapılacak çalışmalar, sistematik, veriye ve uluslararası kuramsal çalışmalara dayalı ve uygulanabilir politikalara yönelik bir biçimde gerçekleştirilmelidir. Orta gelir tuzağının aşılmasına yönelik yapılacak araştırmalar makro ve mikroekonomi alanlarını kapsayacağı gibi, yönetişim bilimleri, siyasal bilgiler, ekonomi politik ve sosyal psikoloji disiplinlerini ilgilendirmektedir’’  deniyor. Proje çerçevesinde  hazırlanan politika önerileri arasında yer alan araştırma konuları şöyle sıralanıyor:

Makroekonomik politikalar, maliye ve vergi politikaları, devletin düzenleyici rolü ve düzenleyici kurumlar, ticaret, turizm, sanayi ve tarım politikaları, emek piyasası, insan kaynakları ve eğitim, finansman, kurumlar, büyümenin ekonomi politiği ve sürdürülebilirlik, gelir dağılımı ve sosyal politikalar, risk algıları, tasarruf, yatırım ve davranışsal iktisat, enerji, teknoloji ve inovasyon, girişimcilik ve KOBİ'ler, iş ortamı.

Belirtilen AR-GE alanlarında Türkiye'nin orta gelir tuzağını aşacak şekilde büyümesinin yolunu açacak detaylı projelerin geliştirilmesi ve planlanmasını öneren bu stratejiyle orta gelir tuzağının aşılması konusunda disiplinler arası, kuramsal temeli kuvvetli ve uygulanabilir politika önerileri geliştirilmesinin mümkün olacağı ifade ediliyor.

 

Haber: Kurumsal İletişim Ofisi

Tarih: 30 Ekim 2017