"Türkiye’de tsunami olmaz" algısı yanlış

150. yılını kutlayan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden uzmanlarla devam eden “Açık Ders”lerin ikincisi KRDAE Jeofizik Bölümü’nde araştırmacı olarak görev yapan Dr. Öcal Necmioğlu tarafından verildi. 27 Mart Salı günü Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen “Tsunami Tehlikesine Hazır Mıyız?” başlıklı konferansta A’dan Z’ye tsunami masaya yatırıldı.

Bilimsel merak, özgür düşünce ve yaratıcı fikirlerin oluşmasına katkıda bulunacak bilgi ve tartışmaları toplumun her kesimine ulaştırmayı hedefleyen “Açık Ders” seminer dizisinde Türkiye kamuoyunda yeterince bilinmeyen konulardan biri olan tsunami ele alındı.

Üsküdar Belediyesi’nin desteğiyle Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün 150. Yıl etkinlikleri kapsamında verilen ikinci “Açık Ders”te KRDAE bünyesinde çalışmalarına devam eden Dr. Öcal Necmioğlu “Tsunami Tehlikesine Hazır Mıyız?” başlıklı bir konferans verdi.

Dr. Necmioğlu gerçekleştirdiği sunumla tsunaminin ne olduğunu, nasıl oluştuğunu, tarihteki tsunamileri, erken uyarı sistemlerini, Türkiye’de tsunami gerçeğini, tsunamilerin ne gibi tehlikeler oluşturduğunu ve bu tehlikelerden nasıl korunabileceğimizi anlattı.

Dr. Öcal Necmioğlu “Açık Ders”e tsunaminin tanımını ve nasıl oluştuğunu anlatarak başladı. Tsunami en klasik tanımıyla deniz tabanındaki bir yer değiştirme sonucu oluşan dalga olarak tanımlanıyor. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü deniz seviyesine yerleştirdiği cihazlarla tsunami oluşumunu, dalga yüksekliğini ve hızını ölçebiliyor.

500 bin kişi hayatını kaybetti

Beşinci büyük afet olarak bilinen tsunamilerin, derinlik seviyelerinin fazla olması ve kıta levhalarının kesiştiği bölgeler olmaları nedeniyle genellikle okyanuslarda meydana geldiğini aktaran Öcal Necmioğlu en fazla tsunaminin Pasifik okyanusunda oluştuğunu ekledi. Dr. Necmioğlu bugüne kadar tsunamilerden dolayı toplamda 500 bine yakın kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

Tsunamiler kıta levhaları ve okyanus levhalarının kesişim noktaları olan dalma batma noktalarında meydana geliyor. Dalga, fayın doğrultusuna dik olarak ortaya çıkıyor ve günler boyunca bütün okyanusu enerjisini kaybetmeden kat edebiliyor.

Dr. Öcal Necmioğlu sunumunda dünyada meydana gelen önemli tsunami felaketlerinden bahsetti. Somali, Japonya, Sumatra örneklerini verdi. Tsunaminin Japonya’nın tarihine, efsanelerine, masallarına konu olduğunu, Japonların tsunami ve deprem gibi afetlerle iç içe yaşamaya alışkın ve bu nedenle hazırlıklı olduğunu anlatan Necmioğlu, tsunamiye her zaman hazır olmamız gerektiğini belirtti. “Portekiz imparatorluğunun yok oluşunun nedeninin Lizbon depremi olduğu düşünülüyor. Bu da doğal afetlerin sosyal ve siyasal sonuçlarını gösteriyor.”

Türkiye’de tsunami tehlikesi var

“Tsunami sanılanın aksine sadece okyanuslarda oluşmuyor. Akdeniz ve Karadeniz’de de tsunami tehlikesi var. Akdeniz bölgesi’nde 1 metreyi geçecek bir tsunami olasılığı %100’e yakın” diyen Necmioğlu tarihsel verilere bakıldığında Akdeniz’de ve Karadeniz’de daha önce tsunami felaketlerinin yaşandığını dikkat çekti. Türkiye’de tsunami olmayacağı algısının yanlış bir algı olduğunu vurgulayan Dr. Öcal Necmioğlu, Türkiye’de geçtiğimiz 3000 yıl içinde 90 tane tsunami olduğunu belirtti. “Örneğin 21 Temmuz 2017’deki 6,6’lık Bodrum depreminde 35 cm’lik bir dalga boyu ölçüldü.”

Konuşmasının devamında erken uyarı sistemlerini anlatan Necmioğlu, küresel tsunami tehlike haritasını gösterdi ve erken uyarı sistemlerinin nasıl geliştirildiğini anlattı. Eski ve ilkel dünyadaki erken uyarı sistemleri de konuşuldu. “Doğayla barışık afetle yaşamayı bilen toplumlar varken biz modern insanların afetle olan ilişkisi korku mertebesinde kalıyor.” diyen Necmioğlu önemli olanın bilgi ve afete hazırlık olduğunu ekledi.

Türkiye’de tsunamiyle ilgili olarak ilk çalışmalar 2006 yılında başladı. 2009’da tsunami erken uyarı sistemi kurmaya karar verildi. 2012 yılında aday tsunami hizmet sağlayıcı olundu ve geçtiğimiz yıl da sisteme akredite hâle gelindi. Deprem gözlem alanı Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından 7/24 izleniyor. Gözlemler yapılıyor ve gözlem bilgileri sisteme üye olan ülkelerle paylaşılıyor.

“Sahillerden uzak durun”

Planlamada deprem ve tsunami hazırlıklarının birlikte yapılması gerektiğini, aksi takdirde tehlikeli sonuçlar ortaya çıkabileceğini belirten Necmioğlu, Marmara’da depremin tetiklediği heyelan nedeniyle tsunami oluşma ihtimali olduğunu bildirdi ve ekledi: “Herhangi bir deprem halinde tsunami tehlikesinden korunmak için deniz kenarlarına gitmememiz gerekiyor. Sahil kesimlerinin toplanma yeri olarak kullanılmaması ve deprem anında sahillerden acilen uzaklaşılması gerekiyor.” İBB, AFAD, ODTÜ, ve Boğaziçi Üniversitesi ortaklığıyla afetlere yönelik ölçüm çalışmaları devam ediyor.

Afeti bilmek, korkuyu yenmek

Dersin sonunda Dr. Öcal Necmioğlu afet olaylarının toplumsal etkilerinin çok çalışılmadığını düşündüğünü belirtti ve ekledi: “Yaralıların çoğu panik yüzünden camdan, balkondan atlayanlar oluyor. Sosyoloji, psikoloji veya sosyal bilimcilerin deprem ve tsunamileri çalışması gerekiyor.” Necmioğlu kamunun afete yönelik hazırlığının önemli olduğunu vurguladı ve ilgili kurum ve kuruluşların ortak çalışması gerektiğini söyledi. Sunumunun sonunda tehlikenin farkında olmak, hazır olmak, afeti bilmek ve korkuyu yenmek gerektiğini vurguladı.

Dr. Öcal Necmioğlu

1997 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Jeofizik Mühendisi olarak mezun olan Öcal Necmioğlu, 1997-2008 yılları arasında özel sektör ve Birleşmiş Milletler çatısı altında geçirdiği profesyonel çalışma hayatını takiben 2008 yılında Boğaziçi Üniversitesi – Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde (KRDAE) çalışmaya ve Jeofizik Anabilim Dalı’nda yüksek lisans öğrenimine başladı. “Türkiye ve Çevresinde Tsunami Tehlikesi” başlıklı tezi ile 2014 yılında doktora çalışmalarını tamamlayan Öcal Necmioğlu, 2012 yılından beri ülkemizi UNESCO Hükümetlerarası Oşinografi Komisyonu Kuzey-Doğu Atlantik, Akdeniz ve Bağlantılı Denizler Tsunami Erken Uyarı ve Zararlarını Azaltma Sistemi Hükümetlerarası Koordinasyon Grubu (IOC/ICG/NEAMTWS) nezdinde Ulusal Tsunami İrtibat Kişisi olarak temsil etmekte olup, gerek ülkemizde gerekse Kuzey Atlantik ve Akdeniz coğrafyasında nitelikli bir tsunami erken uyarı sisteminin kurulmasında önemli rol oynadı.

 “Açık Ders” serisi devam ediyor

Açık Ders’ler, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Adil Tek’in 10 Nisan’da “Küresel Isınma ve İklim Değişikliği” başlıklı seminer ve Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü olarak görev yapmış olan Jeofizik Mühendisi Dr. Doğan Kalafat’ın 30 Nisan tarihinde vereceği “Türkiye’de Deprem Afeti ve Eğitimi “ başlıklı seminer ile devam edecek.

Açık Ders’ler, Üsküdar Belediyesi Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde Saat: 19:00’da gerçekleşecek.


Haber: Serdar Yetkin / Kurumsal İletişim Ofisi

Fotoğraflar: Kenan Özcan

Tarih: 30 Mart 2018