Açlığın Çözümü Yosun Olacak

Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü yosunlardan besin kaynağı ve alternatif enerji olarak yararlanmayı ve yosunları su kalitesinin yükseltilmesi yönünde kullanmayı hedefleyen çarpıcı projelere imza atıyor. Söz konusu araştırmaların liderliğini, TÜBİTAK Yurda Dönüş Programı kapsamında Türkiye’ye dönerek Boğaziçi Üniversitesi’nde çalışmaya başlayan genç bilim adamı Berat Zeki Haznedaroğlu üstleniyor.
Yrd. Doç. Dr. Berat Zeki Haznedaroğlu

Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü akademisyenlerinden Yrd. Doç. Dr. Berat Zeki Haznedaroğlu, yosunların gıda, enerji kaynağı ve su kalitesinin artırılması alanlarında kullanımı konusunda uluslararası anlamda öncülük hedefiyle üç ana başlıkta araştırma projeleri yürütüyor. 

TÜBİTAK’ın yurtdışında yaşayan başarılı Türk araştırmacıların Türkiye’ye dönmelerini teşvik etmek ve çalışmalarını yurt içinde sürdürebilmeleri için destek vermekte olduğu ‘’Yurda Dönüş Araştırma Burs Programı‘’ kapsamında Türkiye’ye dönüş yapan Haznedaroğlu, çalışmalarını Boğaziçi Üniversitesi’nde sürdürüyor.

Üniversitenin Hisar Kampüsü’ndeki Çevre Bilimleri laboratuvarlarında yosunun gıda ve enerjinin yanı sıra su kalitesinin artırılmasında kullanımı üzerine çalışan Haznedaroğlu, yosunların insanların gıda tüketimine uygun ürünler sentezlediklerini ve bu açıdan başlı başına bir besin kaynağı olduğunu belirtti.

 Berat Zeki Haznedaroğlu, yosunların bitkisel kaynaklı omega-3 ve omega-6 faydalı yağ asitleri yapabildiğine dikkat çekerek; “Yağ asitlerinin yosunlar tarafından optimal seviyede sentezlenmesi üzerine çalışmalarımız var. Yaygın olarak tercih edilen balık yağları normalde balıkların bu yağ asitlerini sentezledikleri bir durum olmayıp balıkların çok fazla yosun tüketmeleri sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Doymamış yağ asitleri bebek ve çocuk gelişimi özellikle beyinsel, yetişkinlerde de kalp-damar sağlığı açısından oldukça önemli. Yosunlar ayrıca antioksidan ürünler de üretebiliyor. Posası yüksek lifli besin destekleri söz konusu. Yosunlarda yağ, protein ve karbonhidrat olmak üzere tüm besin grupları bulunuyor. Tüm bu özelliklerden hareketle sadece yosun tabanlı bir tam-gıda ürün formatı üzerinde deneysel çalışmalar yürütmekteyiz” diye konuştu.

Doğal afetlerde gıda yardımı olarak yosun

Dünyada yosunlarla ilgili çalışmaların oldukça popüler olduğunu belirten Haznedaroğlu, yosunların iki hafta süreyle steril bir ortamda kolaylıkla yetiştirebildiğine dikkat çekerek  özellikle acil gıda yardımlarının hayati önem taşıdığı kuraklık, deprem ve diğer afet durumlarında yosunun tam gıda takviyesi olarak kullanılabileceğine dikkat çekti. Haznedaroğlu şöyle devam etti:

Çocuklar, yetişkin veya afet gibi durumlarda gıda yardımı olarak göndermek gibi konsantre gıda takviyesi (barları) yapılması düşüncesi üzerine çalışıyoruz. Tek başına bir besin olarak şu an yurtdışında kullanılmıyor. Bunun için Güney Kampüsü’müzdeki laboratuvarlarda çalışmalara başladık, Kilyos Kampüsü’müzde de deniz yosunları ile çalışmaya başlayacağız’’.

Yosunlardan yenilenebilir, alternatif enerji kaynakları

Yosunların yüksek miktarda yağ sentezleyebilme özelliğinin belirli kimyasal reaksiyonlar sonucunda biyodizele çevrilebildiğine dikkat çeken Haznedaroğlu, bunun alternatif enerji kaynağı olarak da kullanılabildiğine dikkat çekti. Dünya’daki petrol ve diğer konvansiyonel fosil tabanlı enerji kaynaklarının sınırlı ve sürdürülemez oluşunun şirket ve ülkeleri alternatif enerji kaynakları konusunda çalışmalara ittiğini belirten Haznedaroğlu şunları söyledi; “ABD’de satılan normal benzin içerisine yüzde 10-15 oranında etanol karıştırılıyor.  

EPDK düzenlemesi ile Resmi Gazete’de yayınladı. Türkiye’de satılan benzine 2014 yılından itibaren kademeli olarak yüzde 3 oranında yerli üretim etanol harmanlanması gündemde. Benzer şekilde motorine yüzde 2 oranında yerli üretim biyodizel harmanlanması öngörülüyordu ancak yeterli üretim henüz sağlanamadı. Soya fasulyesi gibi yüksek yağlı bitki ve tohum türleri oto biyodizel üretimi için kullanılabiliyor. Ancak bunların önemli gıda kaynakları olmaları sebebiyle yakıt olarak kullanılması gelecekte sıkıntı yaratabilir. Bu sebeple yerli oto-biyodizel üretiminde yosunların kullanılması için çalışmalarımız var. Yağlı yosun türleri yüksek verim göstermeleri sebebiyle bu iş için ideal. Her ne kadar petrol fiyatları şu an düşüşte olsa da dünyada da yosunlar çok popüler. ABD’de yosun kaynaklı biyodizelin galonu 6-10 dolar düzeyinde. Maliyetler şu an için çok yüksek, ancak bilimsel ve teknik araştırmalarımız bu maliyetlerin aşağıya düşürülmesi yönünde. Türkiye’nin petrolde dışa bağımlılığını azaltabileceğimize inanıyoruz. Bu sebeple biyodizelin dışında yosunlardan biyohidrojen üretimi konusunda da çalışmalara başladık.”

Gıda ve enerji sektörleri dışında yosunların su kalitesini artırmak üzerine önemli işlevlerinin olduğunu söyleyen Haznedaroğlu, özellikle şehir şebeke kaynak sularının kalitesinin artırılması veya endüstriyel atıksuların arıtılabilmesi için yosun kültürlerinin kullanılabileceği açıkladı. 

Tehlikeli atıkların zararları yosunlarla azaltılabilir

Yrd. Doç. Dr. Berat Zeki Haznedaroğlu; “Yosunlar, fotosentetik organizmalar olup besi kaynağı olarak azot ve fosforu kullandıklarından dolayı içinde bulundukları su ortamındaki bu kirleticileri temizlemektedirler. Yani hem çevre kirliğini önleyebilecek hem de biriktirdikleri yağ sayesinde biyodizel üreterek enerji üretimine katkı sağlayabilecekler. Çok önemli bir diğer konuda, ayrıştırmaya gitmeyerek çöplere atılan elektronik atıklardan gelen ve diğer endüstriyel üretim sonucu oluşan ağır metallerin arıtılmasında yosunları kullanabiliyoruz. Böylece yosun teknolojileri sayesinde gıda ve enerji üreterek, ekonomiye yüksek katkıda bulunmuş, bunun yanında kirleticileri bertaraf ederek kıymetli çevremizi korumuş olacağız..” diye konuştu.

Ege ve Akdeniz coğrafyası yosun yetişmesi için en uygun iklim…

Yosunların bol güneş alan, ılıman iklimlerde en kolay yetiştiğini söyleyen Haznedaroğlu, Ege ve Akdeniz Bölgeleri’nin dış mekan üretimi için ideal olduğunu; bunun yanında iç mekan üretimi için seracılık mantığında Türkiye’nin diğer bölgelerinde kolaylıkla büyütülme şansının olduğunu söyledi.