"Ben Leyla Gencer": Müzikle Yoğrulmuş Bir Hayat Hikâyesi

Boğaziçi Üniversitesi’nde 1987’den beri öğretim görevlisi olan ve 1997-2018 arası Albert Long Hall Klasik Müzik Konserleri’nin yöneticiliğini yapmış olan Evin İlyasoğlu, son kitabı "Ben Leyla Gencer" ile Kitaplar Arasında buluşmalarına konuk oldu. Yazar ve senarist Selim İleri’nin moderatörlüğünde 16 Nisan 2019 Salı günü Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinlikte, Leyla Gencer’in müzik serüveni ve bugünün sanatçılarına bıraktığı miras konuşuldu.
Kenan Özcan

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki akademisyenlerin ürettikleri çalışmaları kamusal alana taşımak amacıyla ve üniversitenin entelektüel canlılığını toplumla buluşturmak amacıyla BU+ etkinlikleri kapsamında iki senedir düzenlenmekte olan Kitaplar Arasında buluşmalarının sonuncusu Evin İlyasoğlu’nun Ben Leyla Gencer isimli son kitabını konuşmak üzere gerçekleştirildi. Selim İleri’nin soruları ve yorumlarıyla ilerleyen etkinlikte Boğaziçi Üniversitesi tarafından 1989 yılında fahri doktora unvanı verilen dünyanın önde gelen sopranolarından Leyla Gencer’in müzik yaşamı konuşuldu.

Boğaziçi Üniversitesi Sanat ve Kültür Etkinlikleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Zafer Yenal’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği etkinlikte, Yenal 20 seneyi aşkın bir süre boyunca Klasik Müzik Konserleri’nin küratörlüğünü yapmış olan Evin İlyasoğlu’na Boğaziçi Üniversitesi’nin dünyadaki müzik akademisi içine girmesinde gösterdiği emeklerden dolayı teşekkür etti. Yenal, sözlerini Türkiye edebiyatının hemen hemen bütün alanlarında önemli eserler vermiş olan Selim İleri’ye de moderatörlük görevini üstlendiği için teşekkür ederek sonlandırdı.

“Bir kazı bilimcinin titiz çalışmasıyla ortaya çıkmış bir başyapıt”

“Yıllar yılı Evin İlyasoğlu’nun müzik edebiyatından beslenmiş bir okur olarak buradayım,” ifadeleriyle düşüncelerini dile getiren Selim İleri, Evin İlyasoğlu’nun eserlerinin giderek zayıflayan müzik edebiyatının son önemli örnekleri arasında olduğunu vurguladı. İlyasoğlu’nun son kitabının da Türkiye’de eksikliği hissedilen Leyla Gencer araştırmalarını doldurmada önemli bir yere sahip olacağını belirten İleri, Ben Leyla Gencer kitabının bir kazı bilimcinin titiz çalışması gibi bir emek sonucu ortaya çıkmış gerçek bir başyapıt olduğunu ekledi. İleri, “Kitabın adı Ben Leyla Gencer çünkü kitap Gencer’in kendi ayaklarının üzerinde duran, kendi kendini var eden yönünü ortaya çıkarıyor,” ifadelerini kullandı.

Kitabının yazım sürecini katılımcılarla paylaşan Evin İlyasoğlu ise, kitabın Leyla Gencer’in ölümünü tasvir eden bir prologla başlayıp, öldükten sonra Gencer’in genç bir kıza öğüt verdiği bir sahneyi anlatan bir epilogla sonlandığını ve bu prolog ve epilog arasında Leyla Gencer’in ağzından yazılmış kurmaca bölümlerin dönemin opera ansiklopedilerine kadar araştırılmış nesnel bilgilerle birleştiği bir anlatının yer aldığını paylaştı. Gencer’in sahnedeki duruşunun biricikliğinden de bahseden İlyasoğlu, “Leyla Gencer sadece bedeniyle değil, sesiyle de bir drama yaratmıştır,” ifadelerini ekledi.

Gencer’in araştırmacı yönüne de dikkat çeken İlyasoğlu, “Herhangi bir temsilde yer almadan önce o temsili her yönüyle araştırır, metin yazarının diğer şiirlerini okur, eseri operaya uygulayan kişiyi inceler ve bu insanların birbirleriyle mektuplaşmalarını okurdu. Eserini o insanları yeninden yaşayarak ortaya çıkarırdı,” sözlerini dile getirdi.

Ben Leyla Gencer kitabı 2019 Ocak ayında Yapı Kredi Yayınları tarafından Borusan Sanat iş birliğiyle yayımlandı. Kitapta, Evin İlyasoğlu’nun Leyla Gencer’i konuşturduğu kurmaca bölümlerin yanı sıra Leyla Gencer’in hayatına ve dönemin müzik dünyasına ilişkin zengin bir araştırma sonucu ortaya çıkmış tamamlayıcı bilgiler de yer alıyor. Gencer’in daha önce ortaya çıkmamış ve kendi eliyle hazırlayarak İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na teslim ettiği arşivden fotoğrafları da kitapta görmek mümkün.

Haber: Gizem Seher / Kurumsal İletişim Ofisi

Fotoğraflar: Kenan Özcan