Bilim Kozası'nda küçük mucitler yetişiyor...

Boğaziçi Üniversitesi Bilim Kulübü öğrencileri imkânı olmayan çocuklara bilimin eğlenceli dünyasının kapılarını açtı. Bilim Kozası ismini verdikleri proje kapsamında Gümüşdere Ortaokulu ve Cihangir Münir Özkul İlkokulu öğrencilerini bilimle buluşturan Boğaziçililer, benzer projelerini arttırmayı hedefliyor.

Ayvalık’ta yürütülen Zeytin Çekirdekleri Projesi’nin Bilim Atölyesi’ne destek veren Boğaziçi Üniversitesi Bilim Kulübü, miniklere bilimi tanıtmaya devam ediyor.  Bilim Kozası projesine geçtiğimiz sonbahar döneminde Cihangir Münir Özkul İlkokulu’nun kulüple iletişime geçmesiyle başladığını belirten kulüp üyesi Ecem Sakallı, ilkokulun bilim insanlarını çağırma dileğiyle kendilerine ulaştıklarını anlattı. Proje kapsamında Sarıyer Gümüşdere Ortaokulu’nda üç haftalık kapsamlı bir program düzenleyen kulüpten Ecem Sakallı, Bilim Kozası’nın detaylarını Boğaziçi’nden Haberler okuyucuları için anlattı.

Bilim Kozası projesi nedir, nasıl başladı?

İstek üzerine Cihangir Münir Özkul İlkokulu’nda düzenlediğimiz bilim günüyle projemiz başladı. Okulun matematik öğretmeni bilim insanlarıyla öğrencilerini buluşturmak istediğini ancak bunu yapamadıklarını, onun yerine bilim insanı adaylarıyla söyleşi planlamak istediklerini söylediler. Bunun üzerine okula bir gün gidip bilim dünyasındaki gelişmeleri öğrencilere tanıtıp deneyler yaptık. Böylece Bilim Kozası’nın amacı belirlendi: dezavantajlı ve bilinçsiz çocuklarda bilime merak uyandırmak için uğraşıyoruz. Örneğin Cihangir’deki okulda modayla ilgilenen öğrenci sayısı çok fazlaydı, bilimle ilgili gelişmelerden çok haberleri yoktu. Öğrencilere farklı bakış açıları da kazandırmak için Bilim Kozası’na başladık. Münir Özkul İlkokulu’na tekrar gitme fırsatımız olmadı; fakat bu dönem gerçekleşen Gümüşdere projemizle beraber Bilim Kozası’nı gelenekselleştirmeyi planlıyoruz. Önümüzdeki sene bu zamanlarda yeniden Gümüşdere’ye gidelim, çocuklara yeni şeyler öğretelim istiyoruz. Böylelikle gelişimlerini gözlemleme fırsatımız olacak.

Bilim Kozası’nı Gümüşdere Ortaokulu’na taşımaya nasıl karar verdiniz?

Zeytin Çekirdekleri Projesi’nden beri Fikret Adaman hoca ile iletişim halindeydik. Zekeriyaköy ve Arıköy’ün arasında kalmış olan küçük Uskumruköy’de bir proje gerçekleştirebileceğimizi düşündük. Hafta içi okulda olduğumuz ve her birimizin programı yoğun olduğu için hafta sonu gerçekleştirmeyi planladığımız programa ulaşımımız kolay olsun istiyorduk. Gümüşdere de bu civarlarda, en sonunda orada karar kıldık. Okulu ziyaret ettiğimizde gördük ki çok küçük ve tek katlı bir okul, aynı zamanda da çok kalabalık. Sabahçı/öğlenci şeklinde eğitimi ilerliyor. Okulun kütüphanesi, laboratuvarı hiçbir şeyi yok. Bunun üzerine Sarıtepe Kampüsü’yle haberleştik, okulun desteğiyle projeyi orada gerçekleştirmeye karar verdik. Boğaziçi’nin servisleriyle Gümüşdere’den alınıp okula geldiler.

Projenin programı nasıldı?

5. ve 6. sınıflara üç haftalık bir program planladık. Çocukların fizik, kimya ve biyolojiye sadece kulak aşinalığı vardı.  Bu yüzden ilk hafta önce temel bilimleri tanıtan ve ilham verici olabilecek bilim insanlarıyla ilgili yaklaşık 40 dakikalık bir sunum yaptık. İlginç bilimsel videolar izlettik. Ardından ilgilerini çekebilecek popüler bilim haberlerinden bahsettik.  Örneğin üç boyutlu yazıcıyı biliyorlar ama nasıl çalıştığını veya fonksiyonlarını bilmiyorlar. Biz de bu tarz haberlerle bilim dünyasını onlara sevdirmeye çalıştık. Günlük hayatta duydukları doğal fenomenleri onlara açıkladık. Daha sonra ise katılabilecekleri deneyler yaptık. Kendileri aktif olunca daha çok keyif aldılar. Yaptığımız iş gönüllülüğe dayalı olduğu için sınav vakitleri gibi zamanlarda kulüpten herkes katılamayabiliyor bu yüzden deneyleri katılan üyelerimizin alanlarına göre ayırdık. İlk hafta daha homojendi, ikinci hafta fizik odaklıydı, üçüncü hafta da biyoloji odaklı oldu. Deneyleri çok sevdiler, neredeyse 2-3 saat sürdü bu kısım. Deneylerin ardından çocukları gruplara bölüp günü konuştuk, onlardan geri dönüş almaya çalıştık. Sunumlarla, deneylerle ilgili fikirlerini sorup düşüncelerini öğrenmek, neleri geliştirip değiştirebileceğimiz gözlemledik. Aynı zamanda ilgi alanlarını da öğrendik. Birebir iletişime geçip verimliliği arttırdık.

Ne tarz deneyler çocukların ilgisini çekti?

Deneyleri ikiye ayırdık: bir şeyler öğrenebilecekleri, anlayabilecekleri deneyler ve sadece görsel olarak onları heyecanlandıracak deneyler. DNA izolasyonu yaptık mesela, gözlerine büyük görünen şeyleri yapmanın imkânsız olmadığını, onların da başarabileceğini göstermeye çalışıyoruz. Devre tamamlama deneyi yaptık.  Ucu ampul yerine zile bağlı olan basit bir elektrik devresinde yüzüklü çubuğu kenarlara değdirmeden devreyi tamamlamaya çalıştıkları küçük bir oyun oynadık. Çubuk değerse zil çaldı, çok eğlendiler. Bir de günlük hayattan örnekler gösterdik. Yumurtaya nerelerden basınç uygularlarsa kırılmayacağı noktaları işaretleyip denettirdik.  Güneş enerjisiyle çalışan arabamızı, mikroskopumuzu götürdük. Optik deneyler düzenledik. Bir solüsyonun içine tel ve toz gümüş koyduk, kendi kendine gümüş tele yapışıyor ama sallayınca dökülüyor. Mor lahananın suyuna limon, şampuan dökünce farklı tepkimeler oluyor, onları gözlemlediler.

Haber: Süveyda Ece Çil / Kurumsal İletişim Ofisi