Boğaziçi Eagles’ın küllerinden doğan Boğaziçi Simurg

Özgürlüklerine düşkün, gezmeyi seven, gezerken asıl amaçları hız değil, keyif ve güvenli sürüş olan bir grup motosiklet tutkunu Boğaziçi’nde bir araya gelip 2012 yılında Boğaziçi Eagles adını verdikleri bir topluluk kurdular. Zamanla aralarından mezunlar verildi ve topluluk bir süreliğine sessiz bir dönem geçirdi. 2015 yılından itibaren ise Boğaziçi Eagles, ‘’Simurg’’a dönüşerek yoluna devam etmeye karar verdi.

Farsça ‘’Otuz Kuş’’ anlamına gelen Pers mitolojisindeki Simurg, diğer adıyla Zümrüd-ü Anka kuşundan ilham alan Boğaziçili motosiklet tutkunları önümüzdeki aylarda Kilyos Sarıtepe Kampüsü’nde bir festival düzenleme hazırlıkları içinde.  100’e yakın üyeye ulaşan Boğaziçi Üniversitesi Motosiklet Topluluğu, ”Simurg” , bu yıl aynı zamanda kulüp olmaya da hazırlanıyor. Topluluğun yöneticisi, Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Mehmet Akıncılar ile motosiklet tutkusu ve topluluğun aktivitelerini konuştuk.

 

Motosiklet merakınız nasıl başladı?

Mehmet Akıncılar: Lise yıllarında başladı. Küçük yaşlardan beri bisiklet kullanıyordum. Başarılı da bir öğrenciydim, iki motosikletimi de hazırlıktan itibaren burslarımı biriktirerek aldım. Motor tutkusu iki tekerden geliyor. Ancak uzun mesafelerde bir süre sonra bisiklet yerine motosiklet kullanmak daha iyi olabiliyor. Belki de bu tutku denge ve adrenalin duygusu ile ilgili. Motorcular özgürlüğüne düşkün, bağımsızlığını seven insanlar. Hatta iş hayatında sıkılıp motosiklet kullanan birçok yönetici ve iş adamı da var.

 

Boğaziçi Üniversitesi Motosiklet Topluluğu nasıl kuruldu? Siz nasıl dahil oldunuz?

2012 yılında kuruldu. Güzel bir arkadaşlık ve dostluk ortamı yaratılmıştı topluluk içinde.  Ancak kurucu öğrenciler mezun ya da son sınıf olunca topluluk kısa süren bir duraklama dönemine girdi. Bense Boğaziçi’nde hazırlık sınıfından itibaren motor kullanıyordum ve okulda bir motosiklet topluluğu olup olmadığını araştırırken böyle bir oluşum olduğunu görüp topluluğa girdim. Bir süre sonra da başkanlık görevine geldim. Geçtiğimiz aylarda kulüp olma sürecini başlattık, ilk olarak KAK ’tan geçtik, önümüzdeki günlerde ise ÖFKK’dan geçip kulüp haklarına sahip olmak istiyoruz. 

 

Topluluğun yapısından bahsedersek…

Bu toplulukta başkanlık ve yönetim kurulu üzerine kurulmuş hiyerarşik bir yapı yok.  Alttan gelenlerin besleyeceği bir kulüp olmasını tercih ediyoruz. Bize göre hiyerarşik yapı zaten motorculuğun ruhuna aykırı. Topluluğun emir-komuta zinciri şeklinde değil arkadaşlık, ağabeylik- kardeşlik mantığında ilerlemesini, gelişmesini istiyoruz. Ben de devamlılığın sağlanması adına başkanlığı bu yıl Haziran’da başka bir arkadaşımıza devredeceğim.

 

Motor kullanmak zor mu?

Motor kullanıcısı olarak en büyük zorluğumuz araç sürücülerinin trafikte motorları göremiyor olması. Dikiz aynasından, yan aynadan bizi göremiyorlar. Biz de bu nedenle eğitimlerde daha çok motorcular nasıl görünür olabilir, güvenli sürüş için neler yapabiliriz konusuna odaklanıyoruz.  İngiltere, Almanya ve Japonya gibi ülkelerde verilen motosiklet eğitim programını buradaki profesyonel eğitimcilerden alıyoruz. 

Eğitimler genel trafik eğitimi ve motor kullanırken dikkat edilmesi gerekenleri kapsıyor. Bizim diğer motosiklet kulüplerinden farkımız önceliği güvenliğe vermemiz. Örneğin motor kullanırken sadece kask takmak yetmiyor. Motor kullanıcısının montundan eldivenine, kıyafetlerinin tam olması lazım. Biz de topluluk olarak gezilerimize katılmak isteyen motorcu arkadaşlarımıza ekipmanı şart koşuyor, artçı arkadaşlarımızaysa bu ekipmanları kendi aramızda temin etmeye çalışıyoruz. Ekipman kullanmak ve eğitim almak güvenlik için çok önemli.

 

Peki tehlikeli bir hobi mi motosiklet kullanmak?

Eğitimsiz olduğunuzda elbette tehlikeli. Ancak unutmamak lazım, eğitimi olmayan bir araba sürücüsü için de araba kullanmak tehlikeli olabilir. Motor kullanırken yalnız olduğunuz için direkt siz tehlikelerle yüzleşiyorsunuz bu yüzden daha fazla önlem almak zorundasınız.

 

Gezi rotalarınızda neler var?

Şimdiye kadar yurtiçi birçok gezimiz oldu, bu yıl da eğitim kurumlarıyla Haziran ayında Yunanistan turu yapmayı planlıyoruz. Yol kaptanımız genelde rotayı belirliyor. Geçen yaz tüm Marmara’yı dolaştık ve Çanakkale’ye gittik.  Gelibolu üzerinden tekrar İstanbul’a döndük. Ege turu yapan arkadaşlarımız var. Sürüşlerimizde artçı koltuğu dediğimiz arka koltuklarda da arkadaşlarımız oluyor. Dolayısıyla grup gezilerimiz oldukça kalabalık geçiyor.

 

Peki kadınların ilgisi nasıl, kaç kadın üyeniz var?

Whatsapp grubumuzda yaklaşık 60 kullanıcı var, Facebook sayfamız 1000 beğeniye yaklaştı. Aktif üyeler üzerinden düşünürsek 20 kadar kadın üyemiz var ancak sürücü sayısı 1-2 kişi. Motor almak isteyen kadın sürücü adaylarımız var ancak biraz da maddi imkânlar nedeniyle şu anda motorları bulunmuyor. Ama bu arkadaşlar eğitimlerini aldılar, test sürüşlerine gidiyorlar. Gayet güzel motosiklet kullanıyorlar.

 

Önümüzdeki dönem neler var programınızda?

Bu dönemki en büyük planımız Kilyos’ta bir Motosiklet Festivali düzenlemek. Okulumuzun kulüpleriyle görüşüyoruz, ortak bir etkinlik olmasından yanayız. Nisan ortası veya Mayıs başı bir günlük bir festival olacak. Geçen yılki Kilyos Fest etkinliğimize sanatçı Nev gelmişti, bu yıl da birçok ünlü isimle görüşmeye devam ediyoruz.

 

Söyleşi: Duygu Durgun Köseoğlu/Kurumsal İletişim Ofisi

Fotoğraflar: Kenan Özcan