‘’Boğaziçi mezunlarının en büyük rakibi yine Boğaziçililer’’

Yarattığı foto-kitap markasıyla e-ticaret sektörüne farklılık getiren Boğaziçi Üniversitesi mezunu Sertaç Yerlikaya ile girişimcilik serüvenini, Boğaziçili olmanın avantajlarını konuştuk ve genç girişimcilere tavsiyelerini aldık

E-ticaret sektörüne sunduğu foto-kitap markasıyla sektöre yeni bir soluk getiren Boğaziçi Üniversitesi mezunu girişimci Sertaç Yerlikaya, kurumsal alanda 20 yıllık iş tecrübesinin ardından Afillikitap’la kendisini girişimcilik dünyasında buldu. Yurtdışı seyahatlerinde çektiği fotoğrafları dijital ortamdan gerçek hayata aktarabilme isteği ile foto-kitap yaratma işine soyunan Yerlikaya, bu projeyle e-ticaret sektörüne farklı bir soluk getirdi. Afillikitap’ı rakiplerinden bir adım öne taşıyan diğer bir özelliği de kadınlara yönelik başlatılan sosyal girişimcilik projesi. Ev kadınları ya da çalışıp işten ayrılmış şu anda evde olan kadınlara belediyelerle iş birliği halinde eğitim verilip, fotoğraf çekme ve foto-kitap hazırlama kursları vereceklerini anlatan Yerlikaya ile konuştuk.

Boğaziçi Üniversitesi’nde bir işletme dersine danışmanlık yapıyorsunuz. Hem bu dersin içeriği, hem de girişimci olarak okula yeniden dönmek üzerine konuşabilir miyiz?

1991’de üniversiteden mezun olduktan sonra okula tekrar geri dönmem 2007’de oldu. Mezunlar Derneği’nin çatısı altında daha sonra BUMA adını verdiğimiz ‘Mezun Abla-Abi’ inisiyatifinin çekirdek ekibinde yer aldım. Kilyos kampüsünün yeni açıldığı dönemde okula yeni başlayan, İstanbul dışından gelen öğrencilere kolay bir geçiş sağlamak için bu sistemi kurmuştuk. Daha sonra Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu’nda yer aldım.

Bu sene de Yrd. Doç. Dr Ali Coşkun’un daveti üzerine İşletme Bölümü 3. ve 4. sınıflar için seçmeli ‘AD 489-Current Issues in Accounting' dersine danışman olarak girmeye başladım. Her ne kadar dersin adı ‘Accounting’ olsa da aslında bir ‘Simülasyon’ dersi. Öğrenciler çeşitli gruplara ayrılarak kendi şirketlerini kuruyorlar, organizasyondaki rollerine göre şirketi yönetiyorlar. Birçok aşamada kritik kararlar vermeleri gerekiyor, pazara gir-girme, ARGE yatırımı, satış-dağıtım kanallarını genişletme. 96 öğrencinin çoğu son sınıf, İşletme, Ekonomi dışında 19 mühendislik öğrencisi var. Öğrencileri derslerde iş dünyasından farklı sektörlerden farklı pozisyon ve deneyimdeki yöneticilerle buluşturuyoruz. Böylece hem simülasyondaki karar süreçlerinde kendilerine farklı bakış açıları kazandırıyoruz; hem de günümüzde başarıya giden en önemli yollardan bir olan ‘networking’ yapma olanağı sağlıyoruz. Dersimiz yeni dönemde de AD433 Management Simulation adıyla devam edecek.

 

Girişimci bir mezun olarak şu an Boğaziçi’nde okuyan ve girişimcilik hayalleri olanlara tavsiyeleriniz neler olur?

Biraz kurumsal hayatı tanımak lazım. Girişimci de olsanız karşında bir takım şirketlerle iş yapıyor olacaksınız. Kiminle ne konuşulur, sistem nasıl yürür; onu anlamak için stajlar ve mezuniyetten sonra birkaç sene çalışmak gerek. Girişimci olduktan sonra insan artık o hayata dönmek istemiyor. Ya da orada kendine bir rol bulamıyor. Girişimci her şeyi yapıyor; ama bir şirkete girdiğiniz zaman tanımlı olan şeyi yapıyorsunuz. O yüzden kurumsal hayattaki bu fırsatı iyi değerlendirmek lazım. Ama kurumsal hayatta da fazla oyalanmamalısınız, bu sefer de çıkmak zor olabiliyor. Oradaki aylık sabit ücreti bir kere bırakıp yeni bir dünyaya açılmak zor gelebiliyor. Her şeye rağmen hayallerinin peşinde koşmak çok güzel…

Boğaziçi Üniversitesi mezunu olmanın profesyonel hayat ve kariyer anlamında size sunduğu fırsatlar neler oldu?

 

Boğaziçili olmak bir ayrıcalık. Daha üniversite yıllarında hayata, iş dünyasına hazırlıyor sizleri. Derslerde, kulüp aktivitelerinde hayata hazırlanıyorsunuz aslında. Böylece mezun olunca ne oldum, ne yapacağım diye sorgulamıyorsunuz. Boğaziçili olmak profesyonel hayatta birçok kapıyı açtı. Sonrasında iyi bir network sağlıyor olmasının yanında dünyaya ve öğrenmeye açık olmayı öğreten bir ortamda yetişmiş olduğunuzdan fark yaratabiliyorsunuz. En büyük rakibiniz diğer Boğaziçili’ler oluyor. Rekabet ortamı da başarının sürdürülebilirliği için en önemli motivasyon. Tüm Boğaziçilileri ‘Boğaziçili’ markasına sahip çıkmaya ve desteklemeye davet ediyorum.

 Haber: Elif Turhan /Kurumsal İletişim Ofisi