Boğaziçi’nde Geçmiş, Şimdi ve Geleceğin İzinde Tanıtım Günleri…

Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından yapılan bölüm tanıtım sunumlarının ve seminer programlarının yer aldığı Tanıtım Günleri bu yıl 18-26 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirildi. Seminerlerde Boğaziçi’nde teknoloji ve araştırma ortamından bu alanda yapılan yeni yatırımlara, kampüste sunulan sosyal ve kültürel imkânlardan spor ve sanat faaliyetlerine, Boğaziçi’nin güçlü mezun ağından öğrencilere sunulan kariyer desteklerine A’dan Z’ye Boğaziçi Üniversitesi hakkında uzman isimler tarafından adaylara bilgiler verildi.
Kenan Özcan

BÜ'de Bilim Yolculuğu: Araştırmada yüksek kalite

23 Temmuz Salı günü "BÜ'de Bilim Yolculuğu-Mühendislik ve Fen Bilimleri” başlığıyla gerçekleştirilen ilk seminere Prof. Dr. Nesrin Özören / Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Tuna Tuğcu / Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Rana Sanyal / Kimya Bölümü Öğretim Üyesi ve Dr. Öğr. Üyesi Can Kozcaz / Fizik Bölümü Öğretim Üyesi katıldı.

Kurumsal İletişim Direktörü Metin Göksel’in moderatörlüğünde gerçekleşen seminerde üniversite adayları Boğaziçi Üniversitesi’nde Mühendislik ve Fen Bilimleri alanında araştırmalarıyla öne çıkan başarılı bilim insanlarıyla tanışma ve çıktıkları bilim yolculuğuna dair ilk elden bilgi alma fırsatı buldu.

Bilim insanı olma yolunda kendi kişisel öykülerini katılımcılarla paylaşan akademisyenlerden Prof. Dr. Rana Sanyal, Boğaziçi Üniversitesi’nde temel bilimlere verilen önemden bahsetti ve disiplinlerarası çalışma kültürünün kendi akademik kariyerine olan pozitif etkisini anlattı. Boğaziçi’ndeki araştırma ekosisteminin en önemli unsurunun üniversitedeki insan gücü olduğunu belirten Sanyal, akademik hayatına Boğaziçi’nde devam etme kararındaki en önemli nedenin bu insan gücü ve araştırma yapmak isteyen öğretim üyesi veya öğrenciye açılan kapılar olduğunu ekledi.

Prof. Dr. Nesrin Özören ise 1989’da Bulgaristan’dan Türkiye’ye geldikten sadece bir yıl sonra üniversite sınavına girerek Boğaziçi’ni kazandığını anlattı. Öğrencilik yıllarında özellikle gen araştırmalarına ilgi duymaya başladığını ve bu merakla bilim insanı olma yolunda ilk adımları attığını ekleyen Özören, ‘’Hayatın sihri peşinde koşmak için’’ bilime yöneldiğini söyledi.

Sicim Teorisi üzerine çalışmaları olan Dr. Öğr. Üyesi Can Kozcaz ise Fizik alanının farklı disiplinlerden beslendiğini ve özellikle Matematik disiplininin bir fizikçi açısından önemli bir alan olduğunu belirterek, Boğaziçi’nde karşılaştığı araştırma ortamına dair gözlemlerini paylaştı. Kozcaz, Boğaziçi’nde araştırmalara büyük önem ve değer verildiğini; farklı alanlar ve benzer disiplinlerde araştırma çeşitliliğinin öne çıktığını sözlerine ekledi.

Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuna Tuğcu ise Boğaziçi’ndeki araştırma altyapısının en önemli unsurlarının hocalar ve öğrenciler olduğunu ifade etti. Sadece altyapı ve donanımla araştırmada güçlü olunamayacağını vurgulayan Tuğcu, ‘’Boğaziçi’nde çok güçlü bir hoca altyapısı var. Bu nedenle Türkiye’nin en iyi öğrencilerini çekiyoruz. Öğrencileriniz daha lisans seviyesindeyken dünyanın en iyi dergilerinde makale yayınlar hale geliyor. Ayrıca yeni gelen hocalarımızı araştırma projelerine hemen dahil etmeye çalışıyoruz’’ dedi.

"Tercih Kavşağında BÜ": Neden Boğaziçi?

24 Temmuz tarihinde Kariyer Merkezi Koordinatörü Burcu Ertürk Kılıç’ın moderatörlüğünü üstlendiği "Tercih Kavşağında BÜ" başlıklı seminerde Rektör Danışmanı ve Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Yenal ile Tanıtım Koordinatörü Dr. Sevgi Kesim Güven adayların neden Boğaziçi Üniversitesi’ni tercih ettiğini ele alarak tercih sürecinde adaylara tavsiyeler verdiler. Tercih sürecinin en az sınav süreci kadar zor bir süreç olduğunu vurgulayan uzmanlar, öğrencilere sınav öncesi neyin hayalini kurdularsa o hayali ve hedeflerini gözden geçirerek karar vermelerini tavsiye ettiler.

Sevgi Kesim Güven, ‘’Doğru üniversite’’ diye bir kavram olmadığını belirterek öğrenmeyi öğreten, öğrencilerin kendilerini keşfedebilecekleri, vizyonlarını geliştirebilecekleri eğitim kurumunun kendileri için en uygun tercih olduğu görüşünü dile getirdi.

Zafer Yenal ise tercih aşamasında ‘’10-20 yıl sonra adayların kendilerini nerede hayal ettiği ve nasıl bir geleceğin onları mutlu edeceği’’ sorusuna cevap vermesinin çok önemli olduğunu ve tercihlerinde bu unsurları dikkate almasının adayları doğru tercihe götüreceğini belirtti. Yenal, Türkiye’nin en iyi öğrencilerinin Boğaziçi’ni tercih ettiğini ve bu nedenle Boğaziçi’nde çalışan hocalar olarak öğrencilere en iyi şekilde hizmet etmek gibi bir sorumlulukları olduğunu ekledi. Üniversitenin bir meslek yüksekokulu olmadığının altını çizen Yenal, iyi bir üniversite deneyiminin öğrenciyi sosyal zekâ, duygusal akıl bakımından da besleyerek mümkün olabileceğini belirtti. Üniversiteyi diğer eğitim kurumlarından ayıran en önemli unsurun araştırma olduğunu ifade eden Zafer Yenal, Boğaziçi’nin eğitim kadar araştırmada da öncü bir kurum olduğunu vurguladı.

Sevgi Kesim Güven ise Boğaziçi Üniversitesi’nin 40’ın üzerinde öğrenci kulübüne ev sahipliğini yaptığını ekleyerek öğrencilerin kulüplerin gerçekleştirdiği uluslararası boyuta ulaşan faaliyetler ile üniversitede öğrenim görürken aynı zamanda özgür bir ortamda, kendi inisiyatifleri ile karar almayı, etkinlik yönetmeyi deneyimlediklerini aktardı. Güven, Boğaziçi Üniversitesi’nin zengin sosyal ve kültürel bir ortamda kendini gerçekleştirebilen bireyler yetiştirmeyi hedefleyen bir üniversite olduğunu ekledi.

Rektör Prof. Dr. Mehmed Özkan ile “Teknoloji İnovasyon ve BÜ”

25 Temmuz Perşembe günü “Teknoloji İnovasyon ve BÜ” başlığıyla gerçekleştirilen seminere Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan katıldı. Kurumsal İletişim Direktörü Metin Göksel’in moderatörlüğünde gerçekleşen seminerde üniversite adayları Boğaziçi Üniversitesi’nin teknoloji geliştirme ve inovasyon alanında yaptığı yatırımlara ve üniversitenin bu alanlardaki imkânlarına dair Rektör’den bilgi alma fırsatı buldu.

İnovasyonu “Planlar dahilinde bilginin üzerine inşa edilmiş ve bilginin sonucu olarak ortaya çıkmış, günlük hayatımızı etkileyen sonuçlar” olarak yorumlayan Mehmed Özkan,  

Üniversite’nin kuruluşundan beri temel bilimlerin gerçekten “temel” bir rol üstlenmiş olduğunu söyledi.  Özkan, Boğaziçi’nin temel bilimler alanındaki güçlü konumunun, disiplinlerarası geçişi ve etkileşimi de güçlendirdiğini ekledi.  Yurtdışından ve içinden seçkin araştırmacıların Boğaziçi Üniversitesi’ni seçmesinin nedenini,  kendileri düzeyindeki araştırmacılarla etkileşime geçiyor olmaları olarak açıklayan Mehmed Özkan, teknoloji üretimi konusuna da değindi. Teknoloji üretiminde öncelikle kararlı ve sabırlı olunması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Mehmed Özkan, 15 yıl önce inovasyon için yapılan yatırımın karşılığının bugün alındığını ve ülkedeki araştırma sayısının 15 yılda 20 binlerden 130 binlere çıktığını ekledi.

Kandilli’de Teknoloji Üssü, Dudullu OSB’de sanayi ile içiçe üretim

Rektör Özkan, Boğaziçi’nin teknoloji yatırımlarına da değinerek yüksek lisans ve doktora çalışmalarının yürütüldüğü Kandilli Kampüsü’ndeki araştırma merkezi ve laboratuvar sayısını arttırmaya yönelik, 10 bin metrekarelik bir alana yayılan bilim ve teknoloji binasının tamamlanmak üzere olduğunu ve 2019 yılı içinde hizmete açılacağını açıkladı.

Teknopark’ı güçlendirecek çeşitli girişimlerde bulunulduğunu belirten Prof. Dr. Mehmed Özkan, üniversiteye Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan çok modern bir Teknopark kazandırdıklarını ve Teknopark organize sanayi bölgesinde yer aldığı için yazılım ve donanım geliştirilen projelerin, oradaki kuruluşlarla doğrudan etkileşim içerisinde gerçekleştiğini belirtti. Teknoparkların sadece ofis alanı sağlayan bir kavram olmanın ötesine geçmek zorunda olduğunu söyleyen Özkan, Teknopark’ların bünyesinde seçtiği temaya göre şirketlerin Ar-Ge’sini destekleyecek bir yapısı olması gerektiğini ekledi.

Kilyos Kampüsü’nde enerji temalı araştırma projeleri yürüttüklerini söyleyen Prof. Dr. Mehmed Özkan, negatif karbon izine sahip bu kampüsün elektriğinin tamamını rüzgâr tribünün ürettiğini ve bu tribünün üzerindeki sensörler sayesinde araştırma amaçlı kullanıldığını da açıkladı. Aynı kampüste yosundan enerji üretip yakıta dönüştürebilen bir tesisin olduğunu ve muadilinin sadece Japonya ve Amerika’da olduğunu ekledi.

Prof. Dr. Mehmed Özkan, Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanan öğrencilerin dünya standardında ve çok başarılı olmuş öğrenciler olduklarını ifade ederek bilgiyi bulmayı ve kullanmayı öğrendikleri sürece öğrencilere Boğaziçi Üniversitesi’nin tüm altyapısından yararlanma yönünde çağrıda bulundu.

“BÜ’de Bilim Yolculuğu: Sosyal Bilimler”

25 Temmuz Perşembe günü ayrıca “BÜ’de Bilim Yolculuğu: Sosyal Bilimler” başlığıyla gerçekleştirilen seminere Prof. Dr. Biray Kolluoğlu / Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi (Bölüm Başkanı) moderatörlüğünde Prof. Dr. Begüm Özkaynak / Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi ve Doç. Dr. Adil Sarıbay / Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi katıldı.

Üniversitedeyken bölüme dönük bir öğrenci olmadığını söyleyen Prof. Dr. Begüm Özkaynak, bilimle üniversite kulübünde nasıl tanıştığını anlattı. Üniversitenin kulüp ve imkânlarıyla öğrenciyi çok farklı yollara yönlendirebildiğini ekledi.

Prof. Dr. Biray Kolluoğlu, öğrenciler ve akademisyenler için Boğaziçi Üniversitesi’nin dışarıdaki süreç ve dalgalanmalardan hafifçe kendini uzağa çekebileceği bir “ada” olduğunu ve öğrencilerin özgür araştırma ortamını bulabileceğini söyledi. Henüz 1. sınıftaki öğrencilerin bile araştırmalarda yer almaya çalıştığını ve bu anlamda Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin ilk senelerinde bile araştırmalara katılma konusunda yeterli olduğunu ekledi.

Doç. Dr. Adil Sarıbay ise, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine ders vermenin ne kadar keyifli olduğundan bahsetti. Öğrencilerin kapasitesinin ders anlatımında sağladığı rahatlıktan ve üniversitenin 150 yıla yakın geçmişinin getirdiği oldukça sağlam kültürün ve liyakatın sağladığı akademik özgürlük hakkındaki görüşlerini belirten Sarıbay, bu etkenler sayesinde akademisyenlerin daha rahat ve keyifle çalışabildiğini ve bu durumun eğitim kalitesini arttırdığını ekledi.

Haber: Kurumsal İletişim Ofisi

Fotoğraflar: Kenan Özcan

 

Galeri 3 Fotoğraf