Boğaziçi’nin en renkli etkinliklerinden Startup Carnival yeni nesil girişimcileri bekliyor

Boğaziçi Üniversitesi’nin en renkli girişimcilik etkinliklerinden biri haline dönüşen Startup Carnival dördüncü yılına giriyor.
Kenan Özcan

20 Temmuz tarihinde üniversitenin Güney Kampüsü’nde 1500’ü aşkın katılımcıyı buluşturmak üzere tüm hazırlıkları devam eden Startup Carnival bu yıldan başlayarak Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Merkezi ve Cult İstanbul organizasyonuyla düzenlenecek. Etkinliğe  http://startupcarnival.co adresinden ücretsiz katılım mümkün. 

Etkinliğin organizasyon sorumlusu Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü 4. sınıf öğrencisi Taha Ercoşkun'dan bu yıl Temmuz ayında düzenlenecek Startup Carnival hakkında bilgi aldık.

 

Öncelikle Startup Carnival’ın dört yıllık hikâyesini dinleyelim,  nasıl başladı ve Boğaziçi’nin en renkli girişimcilik etkinliğine nasıl dönüştü?

Taha Ercoşkun- Bundan yaklaşık beş sene önce Murat Karademir öncülüğünde kurulan Garaj isimli oluşum Startup Carnival’in çıkış noktası oldu diyebiliriz. Garaj, Hisarüstü 4.sokakta daha çok Boğaziçililerle yönelik ortak bir çalışma alanı olarak yola çıkmıştı. Henüz yeni yeni maker kültürü üzerine düşünülüyor, tartışılıyor, ortak üretimler gerçekleştiriliyordu.  Garaj’da  yazılım programlarından mobil uygulamalara pek çok alanda ürünler üretildiğini görüyorduk. Kısa süre içinde Garaj yazılım, donanım ve üretim yapılan bir merkeze dönüşmüştü.  Daha sonra bu oluşum hızla büyüdü ve belli bir komüniteye kavuştu. İki haftada bir ‘’Get together’’ etkinlikleri yapmaya başladık. Garaj’a ilk gittiğimde 7/24 canlı bir mekan olduğuna tanık olmuş ve bu kültürü çok sevmiştim. Garaj’ın açık olduğu dönem boyunca sadece maker kültürü değil dünya genelinde popülerleşen startup kültürü de bu ortama entegre olmaya başladı. 2014 başından 2016 başına dek Garaj’da komünite yapısı devam etti. O dönemde Boğaziçi’nde girişimcilik ekosistemine dair ufak ufak adımlar atılıyordu. Ancak ekosistem henüz gelişmemişti. TTO bünyesinde Hayal Et isimli bir yarışma ve geleneksel destek programları vardı. Bizim oluşumumuz ise biraz daha yeni nesil girişimcilik kültürünü kapsayan, okuldan bağımsız bir oluşum olarak hayat buldu.

Startup kültürü zaman içinde daha etkili olmaya başlayınca ve bu ortama girişimcilik kültüründen gelen daha fazla insan dahil olmaya başladıkça bu oluşum da giderek büyüdü. Katılımcılara hiçbir ücret ödemelerine gerek kalmadan yazılım eğitimleri verdik, eğitimlere katılan herkes dersler sonunda bir mobil app çıkartacak kadar donanım sahibi oldu. O dönemde farklı oluşumlarca düzenlenen Pitching etkinliklerinde startup’lardan katılım ücreti isteniyordu. Biz biraz da buna tepki olarak Nisan 2016’da Garaj olarak Crowd Up isimli bir etkinlik yaptık. İTÜ Çekirdek ile ortak bir etkinlik olarak Ayazağa Kampüsü’nde yaptığımız bu etkinlikte katılımcılardan ve startup’lardan hiçbir ücret almadan imece usulüyle başarılı bir organizasyona imza atmış olduk. Aynı dönemde Boğaziçi’nde Girişimcilik Merkezi kuruldu ve Bright ile birlikte Ayşegül Toker ve Oğuzhan Aygören hocalarmızın destekleriyle Boğaziçi’nde Startup Carnival’ı ilk kez gerçekleştirdik, bu sene de dördüncüsüne hazırlanıyoruz

Hiç bilmeyenler için Startup Carnival’ı biraz anlatır mısınız?

Startup Carnival Boğaziçi Güney Meydan’da gün boyunca düzenlenen, girişimcilerin, startup’ların katıldığı bir etkinlik. Yaklaşık 50 startup Güney Meydan’da standlarını kuruyor, katılımcılara kendilerini tanıtıyor, yatırımcılarla buluşuyor. Güne sporla başlıyor, yoga ve zumba yapıyoruz. Çimlerde minderlerde gün boyu müzik dinleyip, girişimcilerle tanışabileceğiniz keyifli bir ortam sunuyoruz.

Karnavalın en önemli özelliği startup’lara son kullanıcı ile anında buluşma şansı sunulmuş olması. Zira startuplar bugün sektör ortalamasına göre 1000 kullanıcıya bir uygulama indirmek için önemli bütçeler ayırmak zorunda. Oysa biz burada startup’ları direkt kullanıcı ile buluşturuyoruz ve herhangi bir ücret istemiyoruz. Hem tüketiciyle tanışıyor hem de anında feed back alabiliyorlar. Karnavalın sanırım en büyük katma değeri bu.

İkinci bir başka katma değer ise girişimcilik eko sisteminin bir araya gelmesi. İş Bankası, Red Bull, Arıkovanı gibi şirket ve kurumları, yurtdışından girişimcilik fikirlerine yatırım yapmak isteyenleri, mentorleri, öğrencileri, inovasyon takımlarını, kolektif çalışan yapıları, Zemin İstanbul gibi kamu destekli projeleri kısacası ekosistemin tüm bileşenlerini karnavalda buluşturuyoruz. Bu yıl da benzer bir buluşma olacak. Yurtdışından geçen seneden itibaren başlayan bir ilgi var, İsviçre Bern Kantonu Ekonomik Kalkınma Ajansı geçtiğimiz yıl konuğumuz olmuştu. Bu yıl da Estonya’dan misafirlerimiz olacak.

Karnavalda yer alacak startup’ları nasıl belirliyorsunuz?

Birinci kriter bir ürün çıkartmış olmaları. Bir başka deyişle fikir aşamasından ürün aşamasına geçmiş olmaları. İkinci önceliğimiz henüz çok gelişmemiş startup yapısı içinde olmaları.

Biz herkese açık bir çağrıda bulunuyoruz. Aynı zamanda Girişimcilik ve Kuluçka merkezilerinden tandığımız startupları da etkinliğimize davet ediyoruz.

Bu sene karnavalda ne tür iş fikirleri ile karşılaşacağız?

Beni en çok heyecanlandıran startup’lar arasında sosyal girişimler başta geliyor. Ticari kaygı gütmemeleri, sosyal alanda sorun çözmeye odaklanmaları açısından sosyal girişimciliği önemli buluyorum. Bu kapsamda üç boyutlu yazıcılarla çocuklar için yapılan protezlerin hem maliyetini düşüren hem de uzun süre kullanılabilmelerini sağlayan bir startup konuğumuz olacak.

Sürdürülebilirlik üzerine çalışan startup’lar da heyecan verici. BM’nin son raporlarından da bildiğiniz gibi sürdürülebilirlik dünya için önem arz ediyor. Bu anlamda çevre dostu tarım, çevre dostu üretim startup’ları karnavalda görebileceksiniz.

Bunlar dışında kişisel veri koruma üzerine çalışan, indirim kovalayan, elektrikli arabalar ve şarj üniteleri üzerine çalışan startuplar aramızda olacak.

Genel olarak baktığımızda ‘’Bu yıl trend neymiş hadi buradan para kazanalım’’ değil de 5-10 yıl sonrasını düşünerek çalışan startupların ağırlıkta olduğu bir katılımcı profilimiz var.

Peki, startup kültürü nereye doğru evriliyor Türkiye’de, dünyaya baktığımızda biz neredeyiz?

En büyük problemlerden biri regülasyonlar diyebilirim Türkiye açısından. Zira ne fikir çıkarsa çıksın yasal olarak uygun değilse yok olmaya mahkum oluyor. Uber veya PayPal gibi sistemler bir regülatif hamleyle saf dışı bırakılabiliyor. Öte yandan kamu tarafında desteklerin, Kalkınma Ajansı’nın, KOSGEB desteklerinin, belediye destekli girişimcilik programlarının geliştiğini görüyoruz, bu sevindirici. Üniversite, devlet ve özel sektör desteğiyle hızlandırma programları, kuluçka merkezilerinin yaygınlaşması da ayrıca sevindirici. Bugün Kayseri’de İstanbul’da bulamayacağınız büyüklükte teknoparklar açılıyor. Türkiye’nin geri kalanında da bu kültür gelişiyor, bu çok olumlu. Ayrıca altını çizmemiz gereken bir başka gelişme de Boğaziçi’nin TÜBİTAK’ın BİGG programı girişimcilik adına bugüne dek gerçekleştirilmiş en büyük destek programında olması. Geçen dönem Boğaziçi’nde yedi proje BİGG programından destek aldı, ikinci dönem sonu itibariyle ise sanıyorum 6-7 ekip destek alacak.

Bu sene Startup Carnival’a ekleyeceğiniz yenilikler neler olacak?

Geçen yıl üniversite öğrencilerinden isteyenlerin startup’larda staj yapmalarına olanak sağlamıştık. Bu yıl bir yenilik olarak DreamBU Kuluçka Merkezi’nde yıl boyunca yaptığımız girişimcilik atölyeleri ve eğitim programlarını karnavala entegre edeceğiz. Şirketlerden farklı alanlardan konukların katılımıyla mini atölyeler yapacağız. Girişimciliğe sıfırdan başlayanlar veya biraz daha olgunlaşmış startup’ların ihtiyaçlarına yönelik marketing sunumları gerçekleştirilecek.

Son olarak vurgulamak isterim; Startup Carnival ile girişimcilik kültürüne ilgi duyan gençleri, startup ekiplerini ve ekosistemin her paydaşına açık çağrıda bulunuyoruz: 20 Temmuz’da Boğaziçi Güney çimlerine gelin, bu güzel kültürü hep birlikte kutlayalım.

 

Söyleşi: Özgür Duygu Durgun- Gizem Seher /Kurumsal İletişim Ofisi

Fotoğraflar: Kenan Özcan

Galeri 1 Fotoğraf