Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu Kariyer.net’in CEO’su Fatih Uysal: "Çalışanların koronavirüs endişeleri azaldı"

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu Kariyer.net’in CEO’su Fatih Uysal, “Koronavirüs ve İş Hayatı” araştırmasının üçüncü dönem raporundan dikkat çekici veriler paylaştı. Uysal, Beyaz yaka ve İK (İnsan kaynakları) yetkililerinin salgına ilişkin endişelerinin mart ayına göre azaldığını belirterek, sektörlerin geleceği konusunda iyimserliğin de yükseldiğini dile getirdi. “Devlet ödenekleri devam ettiği sürece işten çıkarmalar olmayabilir; ancak bu ödenekler kesildiğinde istihdam problemleri ortaya çıkabilir” diye konuşan Uysal, yeni mezun programlarının devam edeceği bilgisini de şirketlerden aldığını paylaştı.

Koronavirüs salgını devam ederken, Türkiye’nin önde gelen istihdam platformlarından Kariyer.net’in CEO’su Fatih Uysal, Boğaziçi Kurumsal İletişim Ofisi’nin sorularını yanıtladı. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden 1999'da mezun olan Uysal, üçüncü dönem sonuçları yayınlanan “Koronavirüs ve İş Hayatı” araştırmasından yola çıkarak, çalışanların salgın hakkında endişelerinin gün geçtikçe azalmaya devam ettiğini söyledi. Araştırmanın üçüncü dönem sonuçlarına göre, evden çalışma konusunda isteksizliğin arttığını da dile getiren Uysal, görüştükleri şirketlerin İK direktörlerinden aldığı bilgiye dayanarak, yeni mezun programlarının devam edeceğini de ifade etti. Kariyer.net CEO’su Uysal ile Koronavirüs salgınını ve salgının iş dünyasına etkilerini konuştuk.

-Çalışanların Koronavirüs endişeleri mart ayına göre azaldı mı?

Üçüncü dönemini gerçekleştirdiğimiz “Koronavirüs ve İş Hayatı” araştırmamız ile koronavirüs salgınının iş hayatına etkisini, çalışanlar ve işverenler/İK yetkilileri gözünden değerlendirmeye devam ediyoruz. Salgının başladığı mart ortasında tüm şirketler evden çalışmaya geçerek hızlı bir dönüşüm yaşadı. 27 Mart’ta biz de “Koronavirüs ve İş Hayatı” araştırmamızın ilk ayağını gerçekleştirdik ve 15 Mart’tan nisanın ilk haftasına kadar süren belirsizlik döneminde yaşanan endişe, bizim araştırma sonuçlarımıza da yansıdı. Araştırmamızın ilk dönem sonuçlarına göre İK yetkililerinin yüzde 64’ü, beyaz yakalı çalışanların ise yüzde 65’i salgınla ilgili endişeli olduğunu söylemişti. Araştırmanın ikinci dönemi ise 23 Nisan’da yapıldı ve ikinci dönemde endişe seviyesinin ciddi anlamda düşerek, İK yetkililerinde yüzde 64’ten 47’ye, beyaz yaka çalışanlarda ise yüzde 65’ten 51’e gerilediğini gördük. Açıkçası bunun birden fazla sebebi var. Martta gelen haberleri hatırlayın. İtalya ve İspanya'da ölümler artıyordu. Türkiye’de salgının başındaydık ve öngörüler bizde de vakaların çok hızlı bir şekilde artacağı yönündeydi. 23 Nisan'da artık gıda ve sağlık sistemi açısından bir sıkıntı olmadığı anlaşıldı.  Normale dönüş isteğiyle birlikte, sağlık konusunda endişeler de azalınca, bu durum üçüncü dönem raporumuzun sonuçlarına da pozitif olarak yansıdı. Hem İK yetkililerinde hem de beyaz yaka çalışanlarda benzer düzeylerde olan salgınla ilgili endişe seviyesi, üçüncü dönemde de azalma trendini koruyarak İK yetkililerinde yüzde 41, çalışanlarda ise yüzde 46’ya kadar geriledi.

-Evden çalışma isteği azaldı mı?

Salgın nedeniyle şirketlerinde evden çalışma önlemi alınan beyaz yaka çalışanlardan; bu esnekliğin önümüzdeki dönemde kalıcı olmasını talep edenlerin oranı, ikinci dönemde 13 puan düşüş göstererek yüzde 35’e geriledi ve üçüncü dönemde de bu seviyeyi korudu.  Araştırmada, evden çalışmanın kalıcı olması konusunda kararsız kalanların oranının ikinci döneme göre 5 puan artması da dikkat çeken başka bir veri oldu. Bu durum, çalışanların sürekli evden çalışmak yerine, belirli günlerde evden çalışılan modellere daha sıcak bakabileceğine işaret ediyor. Araştırma, evden çalışma sürekli ve zaruri olunca çalışanların evden çalışmaya karşı ilgisinin de zamanla azaldığını bize gösterdi.  Ofisteki çalışma temposunu evde yakalamak kolay değil. Ofiste biliyorsunuz ki öğlen 12.00-13.00 arasında yemek yiyeceksiniz. Evde böyle olmuyor. Sabah 8.30’da veya akşam 19.00’da toplantı yapılabiliyor. Sürekli bir şey istenebiliyor. Evde çok belirsizlik var. Kahve içsen suçluluk duygusu hissediyorsun. Aslında o kadar da kötü bir şey değilmiş işe gelmek, şimdi bunu anlıyoruz. 

-Çalışanlar sektörlerin geleceğinden umutlu mu?

Süreç ilerledikçe bu konudaki hissiyatın da değiştiğini görüyoruz. Mart ayında gerçekleştirdiğimiz ilk araştırmamızda, İK yetkililerinin yüzde 63’ü beyaz yakalıların ise yüzde 57’si salgının önümüzdeki günlerdeki çalışma şekillerine etkisinin daha sert olacağını düşündüğünü belirtti. Beyaz yaka çalışanlar ile İK yetkililerinin bu yöndeki düşüncelerinin ikinci ve üçüncü dönemde ise pozitif anlamda iyileşmeye devam ettiğini gördük. Bu oran, ilk döneme kıyasla İK yetkililerinde yüzde 63’den 42’ye, beyaz yaka çalışanlarda ise yüzde 57’den 36’ya kadar geriledi. Doğal olarak tüm sektörler aynı hissiyata sahip değil. Turizm veya havayolu şirketindeki çalışanlara sorsanız aynı sonuca ulaşamayabiliriz. Malum bu sektörlerde belirsizlik hakim. Bunu biraz domino taşı gibi düşünüyorum. Sağlıkta beklenen krizin olmaması, işe dönüş konusunda iyimserliğin artmasına neden oluyor ve bu da sektörlerdeki beklentileri etkiliyor. Genel iyimserlik olduğunda yukarı doğru bir sarmal olarak yansıyor. Diğer yandan dolar kuru ve işsizlik gibi makroekonomik verilerin salgın öncesine göre daha da yüksek olduğunu görüyoruz ve negatif tabloya rağmen sağlıkla ilgili endişenin azalması optizmi de arttıyor. 

-İşten çıkarmalar artacak mı?

Devletin kısa çalışma ödeneği gibi önlemleri var. İşveren olarak çalışanlarınızı bu gibi destek kapsamlarına alabiliyorsunuz. İşten çıkarmaların olup olmayacağı, bu desteklerin devamlılığına bağlı. Destekler bu senenin sonuna kadar devam ederse, toplu işten çıkarmaların olmayacağını düşünüyorum. Destekler devam etmezse, şirketlerin önünde iki seçenek olacak. Bekleyip görmek ya da işten çıkarmalara başlamak.  Hava iyimser olursa, bu sektörleri de etkiler. Ama bazı sektörlerde işten çıkarmalar olabilir. Eğlence, yeme-içme sektörleri bu süreçten en fazla etkilenen sektörler oldu.  İstihdamın lokomotif sektörlerinden hizmet sektöründe de ciddi bir gerileme oldu. Bu durum, henüz işten çıkarmaya yansımadı, ama bu kadar restoran kapalıyken, orada çalışanlar fiili olarak işsiz. Bunun işsizlik rakamlarına yansıması da olası. Normalleşme sürecine girdiğimiz bugünlerde, sektörlerin de yavaş yavaş toparlanacağını düşünüyorum. Fakat bu dönemde uzun vadeli tahminde bulunmak da çok zor. 

-Bu yıl da binlerce üniversite mezunu iş için sıraya girecek. İşe alımların salgından nasıl etkileneceğini düşünüyorsunuz?

Şirketlerde terfi mekanizmasının sağlıklı işleyebilmesi için girdi ve çıktınız olmalı. Yani işletmeye yeni mezun alarak, onu terfi ettirmeniz gerekiyor. Bir anda bunu kesiyorum diyemezsiniz. Çünkü aksi taktirde birkaç yıl sonra terfi ettirecek çalışan bulamazsınız. Şirketlerin İK yetkilileriyle görüşüyoruz. Onlardan aldığımız görüşlere göre işe alımlar etkilenecek, ancak yeni mezun programlarında bir azalmaya gidilmeyecek. Yeni mezunlara ihtiyaç var. Diğer yandan ara kademelerde işler biraz daha zor olabilir.

-Yeni mezunlara istihdam olanaklarını arttırmak için neler önerirsiniz?

Sağlık krizi öncesi ve sonrası için bu sorunun cevabı çok değişmiyor. Bizim zamanımızla kıyaslandığında daha zor olacağını düşünüyorum. Boğaziçi A sınıfı bir üniversite, ama artık bu seviyede birçok üniversite var. Dolayısıyla işveren için de daha fazla seçenek var. Gençlerin kendini farklılaştırması gerekiyor. Sadece not ortalamasının 4.0 olmasını kastetmiyorum. Zamanınızı değerlendirin. Öğrenci kulüpleri Boğaziçi öğrencisi için büyük zenginlik. Burada çok farklı tecrübeler edinmiş oluyorsunuz. Mülakatlar biraz hikaye anlatma seanslarıdır ve kulüp üyelikleri sayesinde mülakatlarda anlatacak daha farklı bir hikayeniz oluyor. Hikayenizi stajlar, dil öğrenme, enstrüman çalma gibi sizi farklılaştıracak şeylerle zenginleştirin.

-Kariyer.net bu ortamda nasıl bir rol üstleniyor?

Koronavirüs vakalarının başladığından beri hangi sektörlerde neler yapabiliriz diye baktık. Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün Türkiye’de de görülmesinin ardından, İK departmanlarının en tedirgin olduğu başlıklardan biri de yüz yüze mülakatların taşıdığı risk oldu. Kariyer.net olarak, koronavirüse karşı önlem almaya çalışan işverenler için önemli bir adım attık ve iş görüşmelerini dijital ortama taşıyan HR Venue uygulamasını, Kariyer.net üyesi olsun ya da olmasın tüm şirketlerin hizmetine ücretsiz olarak sunduk.  Sağlık sektörü kritik önemde. Koronavirüs salgınıyla mücadelede hayati rol oynayan sağlık personelinin, bu süreçte en hızlı ve pratik şekilde istihdam edilebilmesi için bu sektördeki iş ilanlarını da ücretsiz yayınlıyoruz. Bizimle iş arayan milyonlarca aday var. Bu kitleye psikolojik destek olarak canlı yayınlar yapıyoruz. Online eğitimler vererek, İK direktörleriyle sosyal medya canlı yayın sohbetleri düzenleyerek birçok konuda iş arayan üyelerimize destek olmak için çalışıyoruz. İşveren tarafında da İK direktörlerini online platformlarda bir araya getiriyoruz. En son önde gelen 28 şirketin İK direktörleri ile Zoom platformu üzerinden bir araya geldik ve her bir katılımcımız bu döneme ilişkin fikirlerini ve uygulamalarını bizlerle paylaştı.