Boğaziçi Üniversitesi karbon negatif biyorafineri ile AB’ye model olacak

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, Boğaziçi Üniversitesi İstanbul Mikroyosun Biyoteknolojileri Araştırma ve Geliştirme Birimi tarafından yürütülen ve Avrupa’nın negatif karbon etkisine sahip ilk biyorafineri projesi hakkında bilgi almak için Kilyos Kampüs’ü ziyaret etti.
Kenan Özcan

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Christian Berger, eşi Marilena Berger ve beraberlerindeki heyetin 2 Ekim tarihinde yaptıkları ziyarete Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan, İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Emre Otay, Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Dr. Öğretim Üyesi Berat Haznedaroğlu ve Çevre Bilimleri Enstitüsü Dr. Öğr. Üyesi Ulaş Tezel eşlik etti.

Türkiye’den AB’ye bilgi transferi

Araştırmacıları ve sunumlarını dinleyen ve Kilyos Kampüsü’nde sürdürülmekte olan Yeşil Kampüs çalışmaları hakkında bilgi alan Christian Berger, biyorafineri projesinin uzmanlık ve bilgi aktarımında bu kez Türkiye’den Avrupa Birliği ülkelerine doğru işleyecek önemli bir hamle olduğunu belirtti. Berger, ‘’Bu, ilk defa negatif karbon etkisine sahip olacak bir proje. Bu kez uzmanlık ve bilgi aktarımı ters tarafa doğru, Türkiye'den AB'ye doğru işlediği projelerden biri’’ ifadelerini kullandı.

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan, heyeti karşılama konuşmasında Boğaziçi Üniversitesi Kilyos Kampüsü’nün Yeşil Kampüs olarak ABD ve Avrupa’daki üniversite kampüsleriyle kıyaslandığında hayli ileri seviyede olduğunun altını çizdi. Özkan, Kilyos Kampüsü’nde gri su projesi, suyun geri dönüşümü ve arıtımı gibi çalışmaların devam ettiğini belirtti ve burada yürütülen projelerde araştırma perspektifinin öne çıkarılarak yeni teknolojilere yatırıma öncelik verildiğini belirtti.

Kilyos Kampüsü’nde gerek yosundan biyoyakıt üretimi, gerekse rüzgar enerjisiyle elektrik üretimi gibi projeler sayesinde negatif karbon emisyonu hedefine öncelik verildiğini aktaran Mehmed Özkan, Boğaziçi Üniversitesi’nin ABD ve Japonya gibi ülkelerde yer alan ve benzer araştırmalar yürüten merkezlerle kıyaslandığında dünyada bu alanda öne çıkan az sayıda örnek arasında yer aldığını sözlerine ekledi.

Yeşil Kampüs çalışmalarının yaklaşık 10 yıl önce başladığını belirten Emre Otay ise Yeşil Kampüs vizyonunun 2010 yılında üniversitenin stratejik planlarına alındığını; 2014 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nin BM tarafından Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı’nın ulusal birimi olarak seçildiğini ifade etti.

Kilyos Kampüsü’nün sürdürülebilir kalkınmada örnek proje olarak öne çıktığını ifade eden Emre Otay, Kilyos Kampüsü’nün 2014 Aralık ayından bu yana faaliyet gösteren BÜRES rüzgar tribünü sayesinde kendi elektrik enerjisini üreten tek üniversite kampüsü olduğunu ekledi. Yılda 1.7 milyon KW/saat elektrik üretildiğini ve üretim fazlasının şebekeye verildiğini aktaran Otay yılda yaklaşık 210 bin Dolar tutarında tasarrufa ulaşıldığı bilgisini verdi. Otay ayrıca, üretilen enerjinin depolanması ve saklanması alanında Yenilenebilir Enerji Araştırma Laboratuvarı kurulduğunu; yenilenebilir enerjinin dönüşümü ve saklanması için Organik Rankine Döngüsü üzerine çalışmalar yapıldığını aktardı. Otay, denizde tarım ve Sürdürülebilir Su Döngüsü konularında da çalışmaların devam ettiğini ekledi.

B.Ü. Teknopark A.Ş. yürütücülüğünde ve İstanbul Mikroyosun Biyoteknolojileri AR-GE Birimi (İMBİYOTAB) ortaklığında, TÜBİTAK desteğiyle yürütülmekte olan INDEPENDENT Projesi hakkında bilgi veren Berat Haznedaroğlu ise, insanlığı önümüzdeki 50 yıl içinde bekleyen 10 temel problemin başında enerji, su, gıda ve çevreyle ilgili sorunların geldiğine dikkat çekti.  Küresel ilkim krizi yüzünden kullanılabilir tarım alanlarının gün geçtikçe azaldığına dikkat çeken Haznedaroğlu, bu nedenle gelecekte yaşanması muhtemel gıda krizine çözüm olarak yosunun önemli bir alternatif olarak öne çıktığını ifade etti.

Yosunun toprağa ihtiyaç duymadığını ve iki hafta gibi çok kısa sürede yetiştirilebildiğini ekleyen Haznedaroğlu, sürdürülebilir bir kampüs olma hedefiyle yola çıkılan Kilyos Kampüsü’nde karbon-negatif entegre bir biyorafineri sistemi kurulmakta olduğunu ve burada kara ve denizde kurulacak alg üretim reaktörlerinde yetiştirilecek mikro ve makroalglerden insan gıda takviyesi ürünleri, farmasötik ürünler, hayvan yemi, organik gübre ve biyoyakıtlar geliştirilmesinin hedeflendiğini ve yakın gelecekte yaşanması muhtemel krizlere sürdürülebilir çözümler bulmak üzere çalıştıklarını aktardı.

Boğaziçi Üniversitesi’nin kısa süre önce THY ile imzaladığı protokolle 2020 itibariyle yerli biyo jet yakıt üretimi konusunda çalışmaya başlanacağını aktaran Haznedaroğlu, yosundan elde edilecek biyoyakıt ile karbon emisyonunun yüzde 76 oranında azaltılacağına dikkat çekti.  

Haznedaroğlu ayrıca INDEPENDENT projesi kapsamında kamu üniversite sanayi işbirliği çerçevesinde başta gıda, enerji, çevre ve sağlık sektörleri olmak üzere bir çok farklı sektörde faaliyet gösteren KOBİ’lere danışmanlık, proje geliştirme, teknoloji transferi, test ve analiz hizmetleri verileceğini belirterek sıfır atık hedefli tesisin tam kapasite çalışmaya başladığında Türkiye ve Avrupa'nın ilk karbon-negatif entegre biyorafinerisi olacağını ekledi. 

Haznedaroğlu’nun kurucusu olduğu, 2017’den bu yana faaliyetlerine üniversitenin Kilyos Kampüsü’nde devam eden İMBİYOTAB, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü ve AB Mali Programları Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı tarafından destekleniyor.  İMBİYOTAB, Türkiye’deki araştırma ortamının kapasitesini Türkiye ve Birleşik Krallık’tan kurumların işbirlikleriyle artırmayı amaçlayan Research Environment Links programı kapsamına da alındı.

 

 

 

Galeri 2 Fotoğraf