Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’nden yeni kitaplar

Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, “Nietzsche ve Dil” ile ‘’Borges ve Bellek’’ adlı yeni kitapları okurlarıyla buluşturdu. “Nietzsche ve Dil”, Nietzsche’nin 1871 ve 1872 yıllarında yazdığı iki erken dönem yazısına odaklanırken sinir bilim uzmanı Rodrigo Quian Quiroga’nın kaleme aldığı ’Borges ve Bellek’’, yazarın belleğin bilişsel yapısı üzerine araştırmalarını Borges’in çeşitli öykülerinde bellek üzerine giriştiği edebi keşiflerle ilişkilendiriyor.

“Nietzsche ve Dil”

Kendini evrenin merkezinde sanan insanın diğer bütün varlıkları aşağı gören kibri tarihsel süreç içinde birkaç büyük sarsıntı geçirdi. Bunlardan birisi dünyanın yuvarlak olduğu ve güneşin etrafında döndüğü gerçeğinin ortaya konmasıydı. Bir diğeri bütün canlılarla akraba olduğumuzun anlaşılmasıydı. Başka bir sarsıntı ise dilimizin “gerçekliği” kavradığı ve hatta bu “gerçekliği” ifade edebildiği iddiamızda gerçekleşti. Nietzsche, çeşitli eserlerinde dile ilişkin bu mite öldürücü darbeler indirmiştir.

Abdullah Onur Aktaş’ın hazırladığı “Nietzsche ve Dil” kitabı Nietzsche’nin 1871 ve 1872 yıllarında yazdığı iki erken dönem yazısına odaklanıyor. Bu makalelerden birincisi yeni bir çeviriyle okurla buluşurken ikinci makale ilk kez Türkçeye çevriliyor. Farklı felsefecilerin bu iki makaleyi inceledikleri yazıları ise Nietzsche’nin dil hakkındaki düşüncelerini değişik açılardan ele alıp yorumluyor. Ortaya çıkan kompozisyon, Nietzsche’nin daha ilk yazılarından itibaren ne kadar büyük bir filozof olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Abdullah Onur Aktaş (1979, Ankara) ODTÜ İstatistik Bölümü’nde lisans, ODTÜ Felsefe Bölümü’nde de yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamladı. Aynı bölümde 2005-2012 yılları arasında araştırma görevlisi olarak çalıştı. Doktora çalışmalarını geliştirme amacıyla TÜBİTAK bursu ile Almanya’nın Mainz kentindeki Johannes Gutenberg Üniversitesi Schopenhauer Araştırmalar Merkezi’nde bulundu. Bir dönem Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda “Müzik Felsefesi” dersi verdi. Şu an Çankırı Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyesidir. Çalışmalarının yoğunlaştığı alanlar müzik felsefesi ve Kant sonrası Kıta Avrupası felsefesidir (özellikle Schopenhauer ve Nietzsche). Çeşitli dergilerde yayımlanmış makaleleri dışında yayımlanmış bir kitabı mevcuttur: Aynılığın Tekrarından Biricikliğin Büyüsüne (Yeni İnsan, 2016).

 “Borges ve Bellek”

Sinirbilim uzmanı Rodrigo Quian Quiroga, belleğin bilişsel yapısı konusundaki araştırmalarını Jorge Luis Borges’in çeşitli öykülerinde bellek üzerine giriştiği edebi keşiflerle ilişkilendiriyor. Bu öykülerin başında “Bellek Funes” geliyor. Öykünün kahramanı Funes, yaşadığı her şeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlayan, daha doğrusu hiçbir şeyi unutamayan biridir, ama algıladıklarını soyutlayıp kavramlara ulaşamaz. Oysa belleğin işleyişi bunu gerektirir: Beyindeki belli nöronlar somut ayrıntıları göz ardı ederek ve soyut kavramlara tepki vererek belleği oluştururlar. Bu nöronların algıladığımız şeyleri uzun süreli belleğe dönüştürme konusunda kilit bir rol oynadıklarını araştırmalarında ortaya koyan Quiroga, aksi takdirde sonumuzun Funes gibi olacağını belirtiyor.

 “Borges ve Bellek” bizi sinirbilim çalışmaları, “olağanüstü beleğe sahip” kişilerin yaşamöyküleri, beynin anatomisi, görme mekanizmasına ilişkin çağdaş kuramlar, Borges’le aynı konulara eğilmiş William James, Gustav Spiller, John Stuart Mill gibi düşünürler arasında renkli bir yolculuğa çıkarıyor.

Rodrigo Quian Quiroga, Leicester Üniversitesi’nde görev yapan bir sinir bilimci. Buenos Aires Üniversitesi Fizik Bölümü’nden mezun olan Quiroga, Luebeck Üniversitesi’nden matematik alanında doktora derecesi aldı. Almanya’da Juelich Araştırma Merkezi’nde doktora sonrası çalışmalarını yürüttü, ardından California Teknoloji Enstitüsü’nde araştırmacı olarak çalıştı. 2004’te Leicester Üniversitesi kadrosuna katıldı. Leibniz Nörofizyoloji Enstitüsü, Trieste’deki School for Advanced Studied (SISSA), Buenos Aires Üniversitesi, Caltech ve UCLA gibi kurumlarda ders verdi. 2010’da Royal Society Wolfson Araştırma Ödülü’nü aldı. Esas araştırma sahası görsel algının ve belleğin işleyiş prensipleridir. Caltech ve UCLA’deki ekibiyle birlikte bellek oluşumunda kilit rol üstlenen nöronlara ilişkin keşiflerde bulunmuştur.