Boğaziçi’nden sanayiye teknoloji transferi

Boğaziçi Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evren Samur ve araştırma görevlisi Taylan Atakuru’nun geliştirdikleri ‘’Endüstriyel Robotlar İçin İki Serbestlik Dereceli Bir Tutucu Sistemi’’ başlıklı patent teknoloji transferi için TÜBİTAK desteği aldı

 

TÜBİTAK tarafından üniversitelerde, araştırma kurumlarında ve teknoloji geliştirme bölgelerinde geliştirilen patentli teknolojilerin sanayiye aktarılmasının amaçlandığı Patent Tabanlı Teknoloji Transferi Destekleme Çağrısı (Patent Lisans 2020-1) değerlendirme süreci tamamlandı. 14 Mayıs 2020 tarihinde açılan çağrıya yapılan 20 başvurudan 14 tanesinin desteklenmesine karar verildi. Desteklenen projeler kapsamında yaklaşık 13 milyon TL değerinde 19 teknolojinin sanayiye aktarılması hedefleniyor.

Bu kapsamda desteğe değer bulunan buluşlar arasında Boğaziçi Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evren Samur ve araştırma görevlisi Taylan Atakuru’nun geliştirdikleri Endüstriyel Robotlar İçin İki Serbestlik Dereceli Bir Tutucu Sistemi adlı patent teknoloji transferi için TÜBİTAK'tan destek aldı. Evren Samur ve Taylan Atakuru’nun imzasını taşıyan buluşun, Tübitak Patent Lisans 2020-1 süreci  Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi koordinasyonunda, Boğaziçi Üniversitesi ve Hidropar Hareket Kontrol Teknolojileri Merkezi San. Ve Tic. A.Ş. (HKTM A.Ş.) ortaklığında gerçekleştirildi.

Robotik bir tutucu sistemi içeren buluş, fabrikalardaki seri üretim bantlarında kullanılabiliyor. Geleneksel endüstriyel robotlar, çok hızlı olmalarına rağmen üretim bandı robotların operasyonu için yavaşlatılıyor. Samur ve Atakuru’nun geliştirdikleri proje ile iki tutucunun birbirine olan uzaklığının ve her ikisinin beraber dönme açısının ayarlanmasıyla, üretim bandında rastgele gelen iki ürünün tutulabilmesi sağlanabiliyor. Birim zamanda daha çok ürünün tutulması sayesinde emsallerine göre bir işin daha kısa sürede bitirilmesi sağlanıyor ve üretim akışı hızlandırılabiliyor. Söz konusu buluş, yüksek hızlarda aynı anda iki ürün tutabilme, üretim bandının yavaşlatılmasına gerek kalmaması, rastgele gelen dağıtık ürünlerin ikişerli olarak tutulabilmesi, tutucu uzaklıkları ve dönme açılarını eşzamanlı ayarlanabilmesi gibi avantajlar içeriyor. TÜBİTAK tarafından kabul verilen Patent Lisans 1 projesinin toplam bir yıl sürmesi ve bu süre sonunda prototip denemelerinin tamamlanmış olması planlanıyor.

Evren Samur, buluşa konu olan teknolojinin iş süreçleri ve maliyetler açısından avantajları hakkında şu bilgileri verdi: ‘’İki ürünü aynı anda alabildiğimiz için normalde iki robotun yapması gereken işi tek bir robot bu tutucu sayesinde yapabiliyor. Maliyet açısından bir robot ücreti ödenmemiş oluyor. Eğer halihazırda bir robot kullanılacaksa, tek tutuculu sisteme göre bizim tutucumuz kullanıldığında çevrim süresi ve enerji kullanımında avantaj sağlanıyor. Simülasyon ve deney sonuçlarımız, tutucu teknolojimiz kullanıldığında çevrim süresinin %40, enerji tüketiminin ise %30 oranında düştüğünü gösterdi’’. Sektörde çoğunlukla tek tutuculu sistemlerin kullandığını belirten Samur, ‘’Çoklu sistemler olsa da bunlar anlık olarak ürüne göre ayarlanamıyor. Bizim tutucumuz ise rastgele gelen iki ürünü aynı anda alabilme yeteneğine sahip’’ diye kaydetti.

Samur, söz konusu teknolojinin patent başvurusu yapıldıktan sonra, HKTM A.Ş. ile birlikte bir San-Tez proje başvurusunun yapıldığını ve proje önerisinin kabul edildiğini belirterek ‘’San-Tez projesi sayesinde 2016-2017 yılları arasında tasarım, analiz ve ilk prototip çalışmaları tamamlandı. HKTM ile bu patent transferi projesi sayesinde gerçek bir üniversite-sanayi işbirliği ve üniversiteden sanayiye teknoloji transferi gerçekleştirilmiş olacak’’ diye ekledi.