BÜDOTEK Genel Müdürü Bülent Üner: "Salgın teknoparkı etkiledi ama şevkle çalışmaya devam edeceğiz"  

Boğaziçi Üniversitesi’nin İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde Ekim 2019’da kapılarını açan yeni teknoparkı BÜDOTEK, Koronavirüs salgınından etkilense de, tüm hızıyla çalışmalarına devam ediyor. Boğaziçi Üniversitesi Kurumsal İletişim Ofisi’nin sorularını yanıtlayan BÜDOTEK Genel Müdürü Bülent Üner, kaybettikleri zamanı telafi etmek için büyük bir motivasyona sahip olduklarını söylüyor. Üner, yeni bir müjde de veriyor: “Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Mezunu Prof. Dr. Uğur Sezerman’ın kurduğu BÜDOTEK şirketi Epigenetics, mevcutlarından daha hızlı ve daha yüksek doğruluk oranına sahip yeni bir Koronavirüs tanı kiti geliştirdi.”

Bülent Üner

Koronavirüs salgını, tüm dünyada üniversitelerin büyük katma değere sahip teknoparklarını da olumsuz etkiledi. Ekim 2019’da İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde kapılarını açan ve 52 şirketin yer aldığı BÜDOTEK de salgından etkilenenler arasında. BÜDOTEK Genel Müdürü Bülent Üner, çalışmaların hızlanmaya başladığı 2020 baharında salgın nedeniyle ivme kaybettiklerini söylüyor. Buna rağmen aradaki farkı kapatmak için büyük motivasyonla çalıştıklarını belirten Üner, “Salgınla kazandığımız ivmeyi düşürdü ama şimdi aradaki farkı, kapatmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu bizim için bir umutsuzluk değil, yeni bir macera olacak” diye konuşuyor. BÜDOTEK Genel Müdürü Bülent Üner ile Koronavirüs salgının teknoparka etkilerini ve yeni çalışmaları konuştuk.

“SALGIN ÖNLEMLERİNİ HEMEN ALDIK”

BÜDOTEK’te salgını nasıl karşıladı?
BÜDATEK, 1 Ekim’de kapılarını açtı. Şirketlerse kasımda yerleşmeye başladı. Tam yeni şirketleri kabul etmiş, teknoparkın sistemleri devreye girmişken, salgın güçlendi. Bu durum önce ciddi bir panik yarattı. Bakanlık, martın ortasında bir genelge yayınlayarak teknopark şirketlerinin evden çalışmasına izin verdi. Ardından teknopark birden boşaldı, ıssızlaştı. Ancak bu durum çalışanlarımızı riske atmadan ne yapabileceğimizi düşünmek için fırsat verdi. Önlemlerimizi vakit kaybetmeden aldık. Parmak izi giriş sisteminden, cihazlara dokunmadan kartla uzaktan girişe geçtik. Giriş noktalarını yeniden organize ettik, maskesiz ve vücut ısısı ölçülmeden girişi engelledik. Dezenfekte işlemleri uygulandı, asansör giriş-çıkışlarına, fuaye alanına dezenfektanlar yerleştirildi, yemekhaneyi kapattık, açık gıda satışını durdurduk, asansör kapasitelerini düşürerek kalabalık binişleri engelledik, temizlik sıklığını ve detayını arttırdık, kat mutfaklarına ilave temizlik uyguladık. Bu önlemleri aldığımızı gören çalışanlar da yavaş yavaş teknoparka dönmeye başladı.

“HER ALANDA EVDEN AR-GE YAPAMAZSINIZ”

Şirketler nasıl etkilendi?
BÜDOTEK bünyesinde toplam 52 girişimci var. Bunların yedisi kuluçka, 45’i ise teknopark şirketi. Biz her ne kadar fiziksel olarak tüm salgın önlemleri alsak da insanlar doğal olarak endişe içindeler ve olabildiğince evden çıkmıyorlar. Bu durum şirketlerdeki çalışanların iç iletişimine zarar verdi. Evden çalışma rahat olsa da bazı iletişim problemleri yaşanabiliyor. Teknoparkta yer alan şirketlerdeki bazı projeler test ortamı, laboratuvar çalışması, ekip çalışması ve motivasyon gerektirir. Yani her konuda eve kapanıp Ar-Ge yapayım diyemezsiniz. Bazı projeler danışarak, tartışarak, test ederek yapılabilecek işler ve evden yürütülmesi çok güç. Zaten bunu fark eden şirketler de hızlıca teknoparka döndü. Ar-Ge yapan şirketlerin hemen dönmesi, teknoparkta olmaktan dolayı bir motivasyonlarının olduğunu gösteriyor. Biz de yönetim olarak ofisimizi hiç kapatmadık. Yönetim ofisindeki arkadaşlarımız, toplu taşıma aracı kullanmadan, güvenli bir şekilde gelip gitti. Yönetim ofisi tüm ekibiyle işinin başında ancak teknoparkın bütünü için şu an hala tam kapasite çalışıyoruz diyemiyoruz. Salgınla kazandığımız ivmeyi düşürdü ama şimdi kayıp aradaki farkı, zamanı kapatmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu bizim için umutsuzluk değil, yeni bir macera olacak.

“YENİ KORONAVİRÜS KİTİ GELİŞTİRİLDİ”

Koronavirüs salgınıyla ilgili BÜDOTEK bünyesinde çalışma yapıldı mı?
Bu, salgın üzerine çalışma teknopark bünyesindeki şirketlerin sayısından ve boyutundan ziyade, onların çalışma alanlarıyla ilgili. Diğer Üniversitemizin  kampüsü içinde yer alan teknoparkımız salgınla ilgili araştırmalarda daha avantajlı. Orada sağlıkla ilgili alanlarda, yaşam bilimleri konusunda çalışan akademisyen ve araştırmacıların şirketleri var.  Bizdeki şirketlerin önemli bir kısmı finans, yazılım, mühendislik uygulamaları ve elektrik-elektronik üzerine faaliyet gösteriyor. Ancak BÜDOTEK bünyesinde genetik araştırmalar yapan Epigenetics şirketi, pandemi ortaya çıktıktan sonra çok hızlı bir şekilde bir test kiti geliştirdi. Bu şirketi kuran akademisyen Prof. Dr. Uğur Sezerman Boğaziçi Üniversitesi mezunu. Yeni teknoloji kullanan bu kitin reaksiyon süresi çok hızlı ve doğruluk oranı da çok yüksek. Sağlık Bakanlığı ile görüşmeler devam ediyor. Bununla beraber geliştirmelerle test süresinin düşürülmesi de hedefleniyor. Bu da özellikle havacılık gibi hızlı sonuç alınması gerek sektörlerde müthiş bir gelişme olabilir. Kit şimdiden dünyadan da talep görüyor.

“ŞİRKETLERİMİZİNDEN EMİNİM”

BÜDOTEK yeni döneme hazır mı?
Boğaziçi Üniversitesi’nin ilk teknoparkı Kuzey Kampüste açıldı. Çok yoğun ilgi görüyor ve çok nitelikli girişimcilerle tamamen dolu. BÜDOTEK ise faaliyete geçen ikinci teknoparkımız ve daha büyük bir alana sahip. Bunun dışında Finans Teknopark, Kilyos Enerji Teknoparkı ve Galatasaray Spor Kulübü ile başlattığımız Spor Teknolojileri ve e-Spor Teknoparkı projelerimiz de devam ediyor. BÜDOTEK’i kurarken şirketler arası etkileşime, motive edici mekanlar oluşturulmasına önem verdik. Şirket yerleşimi ve mimarimizi de buna göre kurguladık.  Burada ıslak zeminli laboratuvarlarımızı kurduk ve nitelikli araştırmalar için gerekli fiziksel altyapıyı sağladık. Birçok önemli şirket de bünyemize katıldı ve katılmaya hazırlanıyor. Teknoparkımıza ilgi çok yoğun, biz de geleceğin parlak projelerini yapacak firmaları bir araya getirmek için çalışıyoruz. Tam şirketlerin gelip yerleştiği, teknoparkta bir düzen kurduğu döneme denk gelen salgın firmalar arasındaki etkileşimin gelişmesine zarar verdi. Biz bu etkileşim düzeyini hızla arttırmak ve birbirini besleyen projelerinizin sayısını artırmak istiyoruz. Şirketlerimizin kısa sürede pandemi etkisinden çıkacağından, daha büyük bir şevkle çalışarak olumlu çıktılar üreteceğinden eminim.

 

 

 

*/
  • Bülent Üner