Cinsel taciz ve şiddete karşı 37 üniversite Boğaziçi’nde buluştu

Yılda iki kez farklı üniversitelerin ev sahipliğinde bir araya gelen “Üniversiteler Arası Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı İş birliği Destek ve İletişim Grubu'nun” 15. Çalıştayı 24 Mayıs 2019 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi Demir Demirgil Salonu’nda gerçekleşti. 37 üniversiteden katılımın sağlandığı çalıştayda, cinsel taciz ve cinsel saldırı sorunlarının çözümüne yönelik güncel uygulamalar paylaşıldıktan sonra, yeni öneriler sunuldu. Üniversiteler tarafından cinsel taciz ve cinsel saldırıya karşı yürütülen çalışmalarda karşılaşılan problemler tespit edilerek çözüm yolları belirlendi.

Boğaziçi Üniversitesi CİTÖK (Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu) Başkanı ve Öğrenci İşleri Dekanı Doç. Dr. Zeynep Uysal, açılış konuşmasına Boğaziçi Üniversitesi’nin böyle bir çalıştaya ev sahipliği yapmasından dolayı duyduğu mutluluğu aktararak başladı. Boğaziçi Üniversitesi’nde 2012 yılından itibaren yoğun olarak cinsel taciz ve saldırı önleme çalışmalarının sürdüğünden bahseden Zeynep Uysal, 2016 yılında Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu’nun yanı sıra Cinsel Tacizi Önleme Koordinatörlüğü’nün kurulduğunu belirtti. CİTÖK ofisinin taciz ve benzeri vakalarda tüm üniversite bileşenlerinin şikayetlerini alan onlara danışmanlık ve yönlendirme hizmeti veren bir birim olduğunu ekleyen Uysal, bununla birlikte ofis ve komisyonun cinsel taciz ve saldırı vakalarının yaşanmasının önüne geçmek adına eğitimler ve çeşitli atölye çalışmaları gerçekleştirdiğini de vurguladı.

Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü’nden (BÜKAK) 3. Sınıf Felsefe Bölümü öğrencisi Öykü Eke ise BÜKAK’ın yaptığı çalışmalardan ve CİTÖK’e (Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu) öğrenci dahiliyetinin öneminden bahsetti. BÜKAK’ın 8 Mart 2000 yılında kampüste toplumsal cinsiyet çalışması yürütmek isteyen bir grup kadın öğrenci tarafından kurulduğunu ve belli konular üzerindeki okumaların, dosya çalışmalarının ürünü olan yazıları “BÜ’de Kadın Gündemi” adlı bültenle kamulaştırdıklarını ifade etti. Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu’nun kurulmasında BÜKAK’ın faaliyetlerinin etkili olduğunu aktaran Öykü Eke, cinsel taciz konusundaki çalışmalarda öğrencilerin sürece bizzat dahil olmasının özellikle CİTÖK gibi birimlerin işleyişini canlı tutacağını ekleyerek konuşmasını tamamladı.

CİTÖK Koordinatörü Cemre Baytok ise açılış konuşmasında cinsel taciz ve saldırı konusunda şeffaf ve hiyerarşik olmayan katılım için üniversitelerde gerekli koşulların oluşturulmasının gerekli olduğuna değindi.  Üniversitelerin kurumsal politikalar geliştirmesinin hem tacizi önlemek hem taciz anında gerekli müdahaleleri yapmak açısından gerekli olduğunu vurgulayan Baytok, üniversitelerde CİTÖK benzeri birimlerin hızla arttığını sözlerine ekledi.

2019’da basına yansıyan olaylar karşısında CTS birimlerinin tutumu

Salonda 37 üniversiteden gelen tüm katılımcıların kendilerini tanıtmalarının ardından çalıştayın ilk paneli başladı. Birinci oturumun moderatörlüğünü üstlenen Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Olcay Akyıldız, 2019 yılına damga vurmuş pek çok somut şiddet ve taciz vakasının olduğunu ve ilk panelde bu vakaların ele alınacağını belirtti. Somut süreç aktarımlarının deneyimler aracılığıyla ön plana çıkarılması gerektiğini belirten Akyıldız, bu aktarımın cinsel taciz ve saldırılara yönelik destek birimlerinin işlevsel olmasına yönelik olacağını sözlerine ekledi.  Şiddet vakalarının görünürlüğü açısından bu senenin en önemli olaylarından birinin Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde araştırma görevlisi Ceren Damar’ın bir öğrenci tarafından öldürülmesi olduğunu belirten Akyıldız, bu cinayetin üniversitelerde şiddeti ve kadın cinayetlerini bir kez daha hatırlatan kritik bir vaka olduğunun altını çizdi.

Daha sonra panelde söz alan Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Zekavet Kabasakal, Dokuz Eylül Üniversitesi’ndeki CTS biriminin yaptığı çalışmalardan bahsetti. Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda Dokuz Eylül fakültelerinde 4. sınıflara yönelik eğitimler düzenli eğitimler düzenlendiğini ifade eden Kabasakal, Cinsel Taciz ve Cinsel Saldırıya Karşı Destek Birimi’nin üniversitede özellikle basına yansıyan cinsel taciz vakalarındaki tutumunu değerlendirdi. CTS’ler ile öğrenciler arasında ilişkilerin güçlendirilmesinin önemli olduğunu söyleyen Akyıldız, cinsel taciz ve saldırı mağduru öğrencilerin şikâyet etme konusundaki şüphelerinin ortadan kaldırılması konusunda bizzat CTS birimlerine iş düştüğünü ekledi.

Koç Üniversitesi Rehberlik Servisi’nden (KURES) psikolog Gülçin Yılmaz ise KURES bünyesinde gerçekleştiren cinsel taciz ve saldırıya yönelik çalışmaları katılımcılara sundu. Rehberlik Servisi kapsamında şikâyet, disiplin süreçleri, hukuki işlemlere dair başvuran öğrencilere yönelik bilgilendirme yaptıklarını belirten Yılmaz, Koç Üniversitesi’nde geçtiğimiz sene tüm öğrenciler için cinsel taciz konusunda online eğitimlerin zorunlu hale getirildiğini de ekledi. Yılmaz flört şiddeti vakalarında son zamanlarda görülen artışa dikkat çekerek, CTS gibi birimlere başvuran öğrencilerin ifşa edilebilme durumu hakkında şu ifadeleri kullandı: “İfşa konusunda öncelikle öğrenciler kampüs güvenliğini sorguluyorlar ki bu sorgulama olumlu anlamda. Başka cinsel taciz mağdurlarının daha görünür olmasına yol açabiliyor. Öbür taraftan ilgili resmi süreçlerin uzaması sebebiyle başvuruların gerçekten ciddiye alınıp alınmadığı konusunda şüpheler oluşabiliyor. İfşalar özellikle sosyal medyada ön plana çıkarılan isimleri; bazen kadına şiddeti, cinsel tacizi başka bir şiddet boyutuna taşıyabiliyor.”

Bilgi Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Seda Kalem ise sosyal medyada cinsel taciz konularındaki tutumları değerlendirdi. Sosyal medyanın gerçeği tanımlamada kurucu hale geldiğinden, etkili adımlar atılması için önemli bir mecra olduğunu belirten Seda Kalem bu anlamda sosyal medyanın güçlendirici boyutlarından bahsetti. Bununla birlikte sosyal medyanın hesap soran bir dil kullandığını ifade eden Seda Kalem, bu dilin CTS ağı içindeki iletişimi yıpratabildiğini vurguladı. Sosyal medyada CTS birimlerine yönelik değerlendirmelerde dayanışmacı bir dil kullanmaya özen gösterilmesi gerektiğini ekleyen Seda Kalem, Bilgi Üniversitesi Cinsel Tacizi ve Saldırıyı Önleme Birimi’nin yakın zamanda yaşanan somut tecrübelerini aktararak üniversite içi taciz vakalarında zamanında ve doğru tepkiler göstermenin önemine vurgu yaptı.

Oturumun devamında Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nden Tülin Arman ve CİTÖK Koordinatörü Cemre Baytok, 2019 senesinde CİTÖK’e yapılan başvuruları değerlendirdiler. Üniversite hayatında flört şiddeti hakkında yeni gelişmeleri aktardılar. Ardından Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gülriz Uygur son dönemde kendi üniversitelerinde yaşanan olaylara değinerek CTS birimleri olarak kampüslerdeki cinsel taciz ve saldırı olaylarının takipçisi olmanın ve doğru bilgilerle harekete geçmenin öneminin altını çizdi.

Panelin ilk oturumunda ayrıca Atılım Üniversitesi’nden Aslı Şimşek, Damla Songur ve Yiğitcan Çankaya’nın, Ceren Damar cinayeti ardından gerçekleştirdikleri atölye çalışmalarının sonuç raporu paylaşıldı. Raporda devlet ve vakıf üniversiteleri için benzer ve farklılık gösteren şiddet görünümlerinin tespit edildiği belirtildi. Raporda ayrıca üniversite oryantasyon programlarında şiddetin önlenmesine yönelik modüller eklenmesi ve üniversitelerde şiddete ve cinsel tacize dair hak ve yükümlülüklerin derslere entegre edilmesi gerektiği belirtildi. Raporda son olarak üniversitelerin kadın dostu olması, çalışanlarının cinsiyete dayalı ayrımcılığa maruz kalmamaları çağrısı yapıldı.

15. Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı İşbirliği ve İletişim Grubu Çalıştayı’nda ayrıca üniversitelerde cinsel taciz ve saldırıyı önleme konusunun hayata geçirilme yolları Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu’ndan Aylin Vartanyan moderatörlüğünde tartışıldı.. Bu oturumda, Özyeğin Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Alper Açık ve Kadir Has Üniversitesi’nden Hilal Tekmen toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması alanında yürüttükleri projeleri aktardılar. Çalıştayın son oturumunda ise Boğaziçi Üniversitesi CİTÖK Koordinatörü Cemre Baytok moderatörlüğünde bir CTS ağı olarak tutum ve taahhütlerin hazırlanması gündeme getirildi.