Communeaty: Gastronominin sosyal bir deneyime dönüştüğü yepyeni bir proje

Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü son sınıf öğrencisi Gamze Büyükgüzel yemek yemekten, bunu eşsiz bir deneyime dönüştürmekten zevk alanlar için Communeaty’i kurdu. Dünyanın dört bir yanından farklı mutfakları beraber keşfe çıkma olanağı sağlayan Communeaty birbirinden habersiz insanları yemek masasında birleştiren bir sosyal kulüp olma imkanını da barındırıyor.

Fotoğraf: Ali Özlüer

İşletme Bölümü’nde okuduğu süre boyunca, yemeğin sadece temel bir ihtiyaçtan fazlası olduğunu; insanlarla, yemeğin yenildiği ortamla beraber bir deneyim olduğunu
düsünerek çok farklı restoranlara gidip farklı mutfakları denemeye başlayan Büyükgüzel bu konunun ilgisini çektiğini fark edince bu alanda bir şeyler yapmak istedi ve kendi gibi yemeğe önem verenleri bir araya getirmek ve sofra deneyimini artırmak için Communeaty'i kurdu.  

Communeaty nedir, nasıl oluştu, şu an hangi faaliyetler Communeaty çatısı altında yürütülüyor bize biraz anlatabilir misin?

Communeaty bir gastronomi ve networking kulübü. Biz farklı restoranlarda tadım etkinlikleri düzenliyoruz. İlk yaptığım etkinlik de P. F. Changs’da yine bir tadım etkinliğiydi. Bu ilk etkinliğe öncelikle profesyonel yaşama adım atmış olan, farklı şirketlerde çalışan kendi arkadaş çevremi davet ettim. Daha sonra onlar da etraflarındaki insanlara anlattı ve böylece Communeaty kulaktan kulağa yayılan bir kulüp haline geldi. P. F. Changs’dan sonra bir İtalyan restoranında bir tadım yaptık. Ardından da bir suşi partisi yaptık. Bu partide Ayşe Boyner dj'lik yaptı. Son olarak da bir tavernada Rum gecesi düzenledik ve Yunan yemekleri tattık. Bu tadım gezileri sırasında kimi zaman şefler şovlarıyla etkinliğe katılıyor, yemeklere eşlik ediyorlar. En önemlisi de şefler bize yemeklerle ilgili bize bilgiler veriyor. Bu ortam bize hem o restoranın kültürünü hem de bazen o restoranların eskilere dayanan hikayelerini ve yemeklerini tanıma fırsatı sunuyor.

Ayrıca bu tadımları sadece bir ana yemek ve bir tatlıyla yapmıyoruz. Normalde bir restoranda bir yemek yer ardından bir tatlı söyleyerek geceyi bitirirsiniz. Communeaty etkinliğinde bir tadım menüsü oluşturuyoruz, paylaşımlı tabaklar veya şefin özel sürprizleri bu tadım menüsünü tamamlıyor. Böylece aslında birden fazla başlangıç, birden fazla ana yemek birden fazla tatlı deneme şansımız oluyor.

Communeaty’e nasıl üye olunuyor? Üyelikler etkinlik bazlı mı yoksa daha uzun süreli mi oluyor?

Communeaty adlı (http://www.thecommuneaty.com/) bir web sitemiz var. Bu web sitesinde etkinliklerimizin duyuruları da yer alıyor ve etkinlik duyurulduktan sonra bu etkinliğe katılmak isteyen herkes bilgilerini bırakabiliyor. Daha sonra sınırlı sayıda katılımcıyla tadım geceleri yaptığımız için bu bilgiler arasından biz seçim yapıyoruz. Ama bizimle iletişime geçen herkesin bilgileri bizde kayıtlı oluyor ve diğer etkinliklerimizde de mailing yoluyla bu insanlarla iletişimde kalıyoruz. Bu şekilde aslında bir networking oluşturuyoruz. İnsanları seçerken de zaten iyi restoranlara giden ve yemekten ve şaraptan anlayan blogger veya gurmeleri değil de yemek yemekten ve beraber böyle bir keşfe çıkmaktan zevk alabilecek profesyonel hayatın içinden insanları seçiyoruz. Bu anlamda gastronomiyi biraz daha tabana yaymak istiyoruz diyebiliriz.

Etkinliklere katılım için ne kadar bir ücret talep ediyorsunuz?

Web sitemize iletişim adresleri bırakılırken herhangi bir ücret talep etmiyoruz daha sonra tadım safhasına geçtiğimizde, restoranlar tarafından belirlenmiş bir ücretlendirme var. Yani etkinliklere katılanlar sadece tadım için bir ödeme yapmış oluyorlar.

Şu ana kadar nasıl tepkiler aldınız?

Şu ana kadar beklediğimden daha iyi tepkiler aldık. Mail atıp bir sonraki etkinliği soranlar, mekan tavsiyesi yapanlar oluyor. Bana eksiklikler sorunlar oluyormuş gibi geliyor ama aslında insanlar gerçekten iyi bir yemeği ve yemek hakkında bilgi alabilecekleri şefin de eşlik etmesiyle güzel bir tecrübeye dönüştürebiliyorlar Communeaty’de.

İlerisi için daha farklı projeler var mı aklınızda?

Daha alternatif mekanlarda, restoran odaklı olmayan tadımlar planlıyoruz. Ormanda, sahil kenarında, bir fabrikanın içinde veya daha underground bir yerde gizli etkinlikler organize etmek istiyoruz. Lokasyonun belli olmayacağı bu etkinliklerde tecrübeyi maksimuma çıkarmak aslında öncelikli amaç olacak.  


Söyleşi: Ronay Bakan / Kurumsal İletişim Ofisi

  • Fotoğraf: Ali Özlüer