Dijital Pamuk projesiyle ekonomiye yüzde 10 katkı

Boğaziçi Üniversitesi, Harran Üniversitesi ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ortaklığı ile Türkiye’de tarımın dijitalleşmesi için hayata geçirilen Dijital Pamuk projesinin tanıtım toplantısı 23 Haziran’da proje paydaşları ve sektörden temsilcilerin katılımıyla online olarak gerçekleştirildi.

Hedefi, ‘’GAP Bölgesi Harran'da pamuk üretimi değer zincirinde sürdürülebilir üretime yönelik kaynak etkinliği ve verimliliğe katkıda bulunmak’’ olan proje kapsamında pilot bölge olarak belirlenen Şanlıurfa Harran Ovası'nda bulunan üretici pamuk tarlasında üretime yönelik dijital teknolojiler destekli bir model geliştiriliyor.

Tanıtım toplantısının moderatörlüğünü üstlenen Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Tektaş, Dijital Pamuk projesinin kamu-üniversite-özel sektör ekosistemi ile Türkiye'de ilk defa üretime yönelik akıllı teknolojiler destekli bir modeli, açık bir inovasyon eko-sistemi içerisinde sahaya uyarladığını belirtti. Tektaş, Türkiye'de akıllı teknolojilerin tarım-gıda sektörüne uygulanmasına yönelik Nesnelerin Interneti ile pamuk akıllı üretim modelinin bu projeyle ilk defa hayata geçirildiğini ekledi.

 ‘’Pamuğun Dijital Serüveni: Nesnelerin İnterneti Vasıtasıyla Hassas Tarım Teknolojileri Kullanımının Türkiye Tarım Sektörüne Uygulanması’’ başlığıyla gerçekleştirilen tanıtım toplantısında söz alan Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Özertan, Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise 10. büyük tarım ekonomisi olan Türkiye’de tarımın yapısal sorunları olmakla birlikte bu sorunların üstesinden gelmek için teknolojinin tek başına bir reçete veya sihirli değnek olmadığına dikkat çekti. Özertan, teknolojinin sorunların çözümünde ancak bir araç olduğunu vurgulayarak, Dijital Pamuk projesi kapsamında akıllı teknolojilerden faydalanımın küçük ölçekli çiftçiler de dahil her paydaşın yararına sonuçlar doğurmasını umduklarını belirtti.

Türkiye gibi küçük ölçekli çiftçilerin tarım sektörünü domine ettiği bir ülkede özellikle yerel ve küçük ölçekli çiftçilerin teknolojiye erişimi için modellemelere ihtiyaç olduğunu aktaran Özertan bu noktada kamu-özel sektör- üniversite işbirliğinin önemine vurgu yaptı. Özertan, işbirliği modelinde tüm yükü tek bir kurumun üstüne yığmak yerine paydaşlar arasında işbirliğine gidilmesinin gerekliliğinden söz etti.

Ekonomik ve ekolojik boyutuyla akıllı tarım

Projenin en önemli kavramlarından birinin ‘’Yol Haritası’’ olduğunu belirten Gökhan Özertan, yol haritası sayesinde projeden çıkacak sonuçlar doğrultusunda yenilikçi uygulamaları pamuk dışında, bölgede öne çıkan diğer ürünlere doğru genişletmenin de mümkün olacağından bahsetti.

Özertan şöyle devam etti: ‘’Projenin ekonomi ve ekoloji olmak üzere iki önemli ayağı söz konusu. Biz ilk ayakta teknolojiyi kullanarak doğru uygulamaların ne olduğunu belirlemeye çalışıyoruz. Harran bölgesi pamuk üretiminin yüzde 60’ına ev sahipliği yapan önemli bir bölgemiz. Ancak bölgede su ve kimyasal kullanımında çeşitli hatalar olduğunu görüyoruz. Burada doğru tarımsal girdi miktarları önem kazanıyor. Bu doğru girdilerin belirlenmesinde de teknoloji rol oynuyor.

Projenin ikinci ayağı olan ekoloji boyutunda da sürdürülebilirliğin yanı sıra projenin ne kadar çevre dostu olduğu önemli bir kriter. Ekolojik açıdan bakıldığında hem bizler hem de çiftçiler için kaynak verimliliği kavramı önem kazanıyor. Biz projede bu boyutları analiz ederken ciddi bir dokümantasyon çalışması da yapıyoruz. Yol haritamız ile tarımda hassas ve akıllı uygulamaları kısa ve orta vadede küçük üreticiler dahil daha geniş bir ekosisteme yaymayı hedefliyoruz’’ .

Yazılım ve ekipmanlar yerli olacak

Toplantıya katılan GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Mehmet Açıkgöz, projenin tarım sektörünün dijitalleşmesine katkı sağlayacak örnek bir proje olduğunu belirtti. GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkan Yardımcısı Dr. Nusret Mutlu ise, söz konusu projeyi 2020-2021 döneminde devam ettirerek zeytin, buğday, antep fıstığı gibi bölge için rekabet avantajlı diğer ürünlere doğru yaygınlaştırmayı hedeflediklerini ifade etti. Mutlu, proje kapsamında kullanılacak tüm teknolojik ekipmanlar ve yazılımların yerli olacağını belirterek çiftçilere bu ekipmanların dağıtılacağını ekledi. Projeden elde edilen verilerin mobil uygulamalar vasıtasıyla üreticilerle paylaşılacağını aktaran Mutlu, projede kullanılacak akıllı makinaların ziraat odaları ve kooperatifler üzerinden ortak kullanıma açılarak sahada olacağını ve çiftçilerin yararına sunulacağını belirtti. Arazide akıllı tarım altyapısı için çalışmaları başlattıklarını; uygulama için algoritmalar geliştirileceğini ekleyen Mutlu, bu kapsamda üretici ara yüzünün de geliştirileceğini kaydetti. Mutlu, bu proje ile tarımsal verimliliğe yapılacak katkı ile Türkiye ekonomisine yüzde 10 katkı sağlanmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.  

Proje kapsamında iklim istasyonu ve tarla sensörleri ile anlık olarak elde edilen veriler kullanılıyor. Harran Üniversitesi'nden uzman akademisyenlerle ortak geliştirilen yazılım ve teknoloji kullanımı ile aşırı su, gübre ve ilaç kullanımının önüne geçilirken, bölge için çok önemli bir ürün olan pamukta çevreye daha az zarar veren ve yüzde 20'ye kadar daha verimli üretimin yapılabilmesi hedefleniyor. Projenin destekçileri arasında Türkiye İş Bankası, Vodafone, tarım teknolojileri şirketleri METOS Türkiye ve tarla.io, Türk Traktör ve T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü yer alıyor.

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Osman Çopur bu sezon pamuk ekim alanlarında yüzde 30 civarında daralma beklendiğini ve özellikle tekstil sektörü için önemli olan pamukta üreticinin girdi tarafında tasarruf sağlaması ve verimi artırması gerektiğini söyledi. Üreticiler çok fazla gübre, ilaç ve kontrolsüz su kullanımı yapıyor. Bu çerçevede proje teknoloji vasıtasıyla tüm bu girdilerin uygun miktarda kullanılmasını sağlayacak.

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Şenbayram da teknoloji kullanımı ile daha az gübre kullanarak bitkilerin daha iyi geliştiğini ve çevreye verilen zararın da azaldığını belirtti. Sulama tarafında da sensörler vasıtasıyla kullanılan su miktarının da optimize edildiğini ekledi. Projede hazırlanan nem sensörleri vasıtasıyla tarlanın yakından takip edildiğini ve bu sensörlerin damlama su sistemi pompasını otomatik olarak aktive edeceğini vurguladı.

Toplantı kaydına erişim için: https://www.youtube.com/watch?v=VS7Qo0upF40