Doğu ve Batı arasında bir hikâye anlatıcısı: Rafik Schami

2016’dan beri Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Modern Diller Birimi’nde Alman Edebiyatı ve Alman Uygarlığı dersleri veren Dr. Öğr. Üyesi Benoit Ellerbach geçtiğimiz yıl yayınlanan “Arabia Told in Stories to the Germans: Rafik Schami's Intercultural Fictions” başlıklı kitabını, BU+ tarafından üniversitenin entelektüel canlılığını toplumla buluşturmak amacıyla düzenlenen Kitaplar Arasında buluşmalarında anlattı. Ellerbach, günümüzde Almanya’nın önemli yazarlarından biri sayılan kitapları pek çok dile çevrilmiş Suriye kökenli Alman yazar Rafik Schami’nin kültürlerarası yazın yolculuğunu buluşmaya katılan okurlarla paylaştı.
Kenan Özcan

6 Nisan’da Homer Kitabevi’nde gerçekleşen, moderatörlüğünü Koç Üniversitesi İngiliz Dili ve Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nden Dr. Mert Bahadır Reisoğlu’nun yaptığı söyleşide Benoit Ellerbach kitabının ortaya çıkış hikâyesini katılımcılara aktardı. Doktora çalışmaları sırasında Alman edebiyatında yabancı yazarların yeri ve göçmen yazarların Alman edebiyatına sunduğu katkılarla ilgilendiğini ifade eden Ellerbach, Almanya’da yabancı yazarların eserlerinin ikincil edebiyat ürünü şeklinde değerlendirildiğini ve edebiyat incelemeleri için genellikle etnik kökenleri çerçevesinde bir kategorileşmeye maruz kaldıklarını dile getirdi. “Arap-Alman asıllı yazar” şeklindeki gruplaştırmaların edebiyat incelemeleri için problemli olduğunu çünkü her yazarın kendi edebi kişiliğinin ortaya çıkarılması yani bireyselleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Ellerbach, bu bağlamda Rafik Schami’nin yazın hayatını tarihselliği içerisinde değerlendirecek bir monografi çalışması yapmaya karar verdiğini belirtti.

Rafik Schami’nin 1946’da Şam’da bir Hıristiyan ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiğini, 1970 yılında Almanya’ya iltica ettiğini anlatan Ellerbach, Schami’nin genelde çocuk kitaplarıyla tanındığını ve eserlerinin Türkçe dahil pek çok dile çevrildiğini hatırlatarak; Schami’nin Türkçe’ye çevrilen eserleri arasında “Sophia veya Tüm Hikâyelerin Başlangıcı,” “Malula’dan Masallar,” “Dürüst Yalancı,” “Bir Avuç Yıldız,” “Gece ile Sabah Arasında Yolculuk”un bulunduğunu sözlerine ekledi.

Rafik Schami’nin bu başarısına rağmen Alman edebiyatı içerisinde yetersiz temsil edildiğini aktaran Ellerbach, “Arabia Told in Stories to the Germans: Rafik Schami's Intercultural Fictions” başlıklı kitabında Schami’nin kariyerini üç döneme ayırarak yazarın düzyazı aracılığı ile Doğu ve Batı arasındaki referansları kullanarak edebi kişiliğini oluşturma yollarını incelediğini açıkladı. Ellerbach, Schami’nin Doğu ve Batı arasındaki güç ilişkileri dahilinde eserlerini yazdığını bu anlamda Schami’nin bu ilişkiler hakkında bir farkındalık sunma çabasının bulunduğunu da kitabında ön plana çıkardığını söyledi.   

Schami’nin eserlerinde yazar ile biyografisi arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmanın zorlu yanlarına da değinen Ellerbach, özellikle Schami’nin çocuk kitaplarında kendi çocukluğuna dair anıları ve hisleri kurguya dahil etmiş olduğunu dile getirdi. Schami’nin istisnai ve ilgi çekici bir yaşam öyküsü olduğu için biyografisinin sürekli eserleriyle ilişkilendirildiğine dikkat çeken Ellerbach, bu tarz yaklaşımlara karşı mesafeli hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Konuşmasında ayrıca Rafik Schami’nin kendisine önemli görevler atfetmiş bir yazar olduğunu kültürlerarasında bir arabulucu rol üstlenmeye çabaladığını kaydeden Ellerbach sözlerine şöyle devam etti: “Rafik Schami, kültürlerin iletişim kurabileceğine inanan bir yazar. Eserlerinde Oryantalizm’in belli formlarını ve egzotizmi Alman edebiyat dünyasının talepleri ölçüsünde geniş okur kitlesine ulaşmak adına kullanabiliyor ancak yazarın Oryantalist bakış açısını dikkatli değerlendirmek lazım. Schami’nin Oryantalist bir yazar olduğu, bazı eserlerinde Doğu’ya dair kullandığı ‘Arabistan’da şöyledir’ şeklindeki genelleştirici bazı ifadelerinden anlaşılabiliyor. Bununla beraber eserlerinde pek çok küçük hikâye, pek çok bireyin sesini duymak, alt metin okumaları yapmak mümkün. Bu karakterlerin varlığına pek dikkat çekilmese de ben onların genel Oryantalist havaya dair söylemek istedikleri olduğu kanısındayım.”

Ellerbach, hikâye anlatıcılığının Schami için ne kadar merkezi bir rol oynadığını ve Binbir Gece Masalları’ndaki Şehrazat gibi figürlerin Schami için bir esin kaynağı olabileceğini de aktararak konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: “Rafik Schami, insanlar arasındaki iletişimi ve bağlantıyı sağlamak için hikâyelerin gücünü kullanıyor. Diğer bir deyişle kültürlere dair çoklu anlamların olanaklı olduğunu hikâyeler aracılığıyla kanıtlama çabasının olduğu söylenebilir.”

Ellerbach, kitabının ikinci kısmında ise Schami’nin eserlerini “merkez-çevre” ilişkisi üzerinden değerlendirdiğini açıkladı. Schami’nin eserlerinin Batı ve Doğu arasındaki güç ilişkilerinden etkilendiğini anlatan Ellerbach; Schami’nin son eserlerinde Doğu’yu “çevre” statüsünden “merkez”e konumlandırmasının önemli bir nokta olduğunu belirtti.

Ellerbach son olarak, Rafik Schami’nin Suriye İç Savaşı boyunca Suriye’de demokratik dönüşümün önemli bir destekçisi olduğundan, sansürden dolayı kendi eserlerini yayınlayamayan Arap yazarlara destek vermek için kurduğu dernekten ve çeşitli çalışmalarından bahsederek konuşmasını tamamladı.

Benoit Ellerbach Hakkında

Boğaziçi Üniversitesi’nde 2016’dan beri Yabancı Diller Yüksekokulu Modern Diller Birimi’nde Alman Edebiyatı ve Alman Uygarlığı dersleri veren Dr. Öğr. Üyesi Dr. Benoit Ellerbach 2014 yılında doktorasını Paris-Sorbonne Üniversitesi’nde Rafik Schami’nin eserleri üzerindeki çalışmasıyla tamamladı. 2007 ve 2012 yılları arasında Almanya Cologne Üniversitesi, Paris Ouest Nanterre La Défense, Artois Üniversitesi ve Ecole Normale Supérieure – Rue d’Ulm’de dersler veren Ellerbach’ın araştırma konuları arasında Almanya’da göçmen edebiyatı, Gastarbeiterliteratur, Post-kolonyalizm, Oryantalizm, kültürlerarası yazarlık yer alıyor.

 

Galeri 1 Fotoğraf