Doğumunun 150. Yılında Halit Ziya Uşaklıgil Anıldı

Boğaziçi Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ve Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi işbirliği ile doğumunun 150. yılında modern romanın kurucusu Halit Ziya Uşaklıgil’i Anma Sempozyumu düzenlendi. Dünya edebiyatını yakından takip eden ve hemen hemen her türde eser vermiş olan Uşaklıgil “Siyah Endişe - Bir Asır Sonu Anlatısı Olarak Halit Ziya Uşaklıgil Edebiyatı” başlıklı sempozyum ile anıldı. Sempozyum, 28 Nisan Perşembe sabahı İbrahim Bodur Salonu’nda düzenlenen “Halit Ziya Edebiyatında İlklere Sonlara ve Anılara dair” oturumu ile başladı.

İlk oturumun moderatörlüğünü üstlenen Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Doç. Dr. Zeynep Uysal açılış konuşmasında, Uşaklıgil’in edebiyat tarihlerinde genellikle kaçış, yabancılık ve köksüzlük nitelemelerinin kısıtlı dünyasında anıldığını ve sempozyumda bu sınırlı tanımlamaları tartışacaklarını belirtti. Uysal, Uşaklıgil’den Ahmet Hamdi Tanpınar, Oğuz Atay ve İkinci Yeni’ye ulaşan edebiyat anlayışının izini süreceklerini sözlerine ekledi. Uzun zamandır Halit Ziya Uşaklıgil üzerine çalışan Zeynep Uysal, Uşaklıgil’i okuma sebeplerini şöyle sıraladı: “Dünyanın ortasında yapayalnız hissetmenin ne demek olduğunu ısrarla kurcalayarak modernitenin ağırlığını yaşattığı için, ruhunun derinliklerine kadar sürülen ve her daim arzu eden karakterleri için, edebiyatın özerkliğini sonuna kadar savunurken özel hayatın bireysel olanın politikliğini gösterdiği için..”

Sempozyumun ikinci gününde moderatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyelerinden Olcay Akyıldız’ın yaptığı “Türler Arasında Halit Ziya” oturumu düzenlendi. Halit Ziya Uşaklıgil’in farklı türlerde verdiği eserlerin tartışıldığı oturumda Didem Ardalı Büyükarman “Kabus Yahut Halit Ziya’da Tiyatro” isimli konuşmasında sanatçının tiyatroya olan ilgisini ve tiyatro türünde ortaya çıkardığı eserleri anlattı. Büyükerman, özellikle Halit Ziya’nın anılarından elde edilen bilgilere göre sanatçının küçük yaşlardan itibaren tiyatroya ilgisinin olduğunu belirtti. Halit Ziya’nın tiyatro türünde üç eserinin olduğunu, bunlardan ikisinin adaptasyon birinin ise telif eser olduğunu söyleyen Büyükarman, 1918 yılından sonra bu eserlerin Darülbedayi’de oynandığını da sözlerine ekledi. Eserlerin Darülbedayi’de sahnelenmesine rağmen çok beğenilmediğini hatta bazı gazeteciler tarafında ciddi eleştirilere tabi tutulduğunu da sözlerine ekleyen Büyükarman, Halit Ziya’nın da tiyatro çalışmalarına daha fazla devam etmediğini söyleyerek sözlerini noktaladı.

Oturumun devamında Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Veysel Öztürk “Genç Bir Yazarın Şiirle İmtihanı: Mensur Şiirler ve Mezardan Sesler” isimli konuşmasında mensur şiir türünü ve Halit Ziya’nın bu türle olan ilişkisini anlattı. Öztürk’ten sonra Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Sevgi Şen ise “Kapıyı Vurmadan Girin: Halit Ziya’da Yazı ve Sorumluk” isimli sunumunu gerçekleştirdi.

Haber: Kurumsal İletişim Ofisi