Dr. Öğr. Üyesi Berat Haznedaroğlu: "Gelecek nesillerin gıda güvenliği tehdit altında"

"BU 101 Üniversiteyi Tanıma Dersleri” nin üçüncü gününde yeni Boğaziçililerle bir araya gelen Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Dr. Öğr. Üyesi Berat Haznedaroğlu, küresel iklim değişikliğinin gıda sistemlerini tehdit ettiğini belirtti. Bilim insanı, 2050’de 9 milyara ulaşacağı tahmin edilen insan nüfusunun gıda ihtiyaçlarının artacağını vurgulayarak, “Tarım alanların kaybı her geçen gün artıyor ve bu durum gelecek nesilleri tehdit edecek” diye konuştu.

19 Ekim’ de başlayan “BU 101 Üniversiteyi Tanıma Dersleri” 22 Ekim’de sona erdi. Boğaziçi Üniversitesi akademisyen, mezun ve profesyonel personelinin öğrencilerle Zoom platformu üzerinden buluştuğu etkinliklerle, yeni Boğaziçililerin iklim, bağımlılık ve üniversitede hayat gibi çeşitli konularda bilgilendirilmesi amaçlandı. Etkinliğin ikinci üçüncü gününde “Bizi Hep Bu Havalar Mı Mahvediyor?: Çevre ve İklim Farkındalığı” başlıklı dersiyle Boğaziçilerle buluşan Dr. Öğr. Üyesi Berat Haznedaroğlu, küresel iklim değişikliğinin etkileri konusunda şunları söyledi:

“TARIM ARAZİLERİ VASFINI YİTİRİYOR"
Küresel iklim değişikliği gıda sistemimizi tehdit ediyor. Dünyanın belirli bölgelerinde kuraklıkla mücadele ederken, bazı kısımlarında sel felakatleri yaşanıyor. Hepimiz bunu yaşadığımız kentlerde de fark ediyoruz. Normalde tarım yapılan araziler bu sel ile erozyonlardan etkilenerek, tarım arazisi vasfını kaybediyor. Bu da gıda sistemlerini çok olumsuz bir şekilde etkiliyor. Dünyanın nüfusunun 2050’de 9 milyara ulaşması bekleniyor. Bu durum, gelecek nesillerin gıda güvenliği sorunları yaşanmasına neden olabilir.

“DENİZ YOSUNLARI YOK OLUYOR”
Sadece tarım arazileri değil, deniz ve okyanuslar da havadaki karbondioksitin suda giderek artan çözünmesinin de etkisini yaşıyor. Çözünen karbondioksit, suyun PH (Asit-bazlık dengesi) değerlerini etkileyerek, asiditesini bozuyor. Bu durumda mercanlarla birlikte deniz yosunları da ölüyor. Deniz yosunları, bu ekosistemde besin zincirinin en altında kritik öneme sahip canlılar ve onların kaybı tüm ekosistem üzerinde derin izler bırakıyor.

“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN YAPABİLECEKLERİMİZ VAR”
Peki, bizler ne yapmalıyız? Bunun için dünya ve ülkeler düzeyinde yapılabileceklerin yanı sıra bizim de atabileceğimiz adımlar var. Sıkça duyduğunuz sürdürülebilirlik kavramı özetle, kendi ihtiyaçlarımızı gelecek nesillerinkini tehlikeye atmadan karşılamak anlamına geliyor. Birleşmiş Milletlerin ortaya koyduğu 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi var. Bunlar toplumsal, ekonomik ve teknolojik birçok anlamda yapılabilecekleri gösteriyor. Bizim de buradan yola çıkarak bu iklim değişikliğinin etkilerine karşı hayatımızı adapte etmemiz gerekiyor. Rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek, kıyılarda artan deniz seviyesine karşı önlemler, sera gazı salınımını azaltmak gibi atılabilecek birçok adım var.