E-ticarette KOBİ’lere özel avantajlar geliştirdiler

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu Burç Tanır ve ortaklarının 2013’te kurduğu Prisync, e-ticaret sitelerine fiyat takibi hizmeti sağlarken markalara da belirledikleri minimum fiyatları takip etmelerine yönelik hizmet veriyor. Boğaziçi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi’nde kuluçka projesi kapsamında çalışmalarını sürdüren Prisync, dünyanın dört bir yanından her şirketin kolaylıkla kullanabileceği bir tasarıma sahip. Prisync ekibinden Kadir Sürer ve Said Sürücü ile Prisync deneyimini ve gelecek planlarını konuştuk.

Kendinizi ve ekibinizi tanıtır mısınız?

Kadir Sürer: İşletme Bölümü üçüncü sınıf öğrencisiyim. Prisync’e başlayalı bir buçuk yıl oldu. Satış Sorumlusu olarak çalışıyorum.
Said Sürücü: Uluslararası Ticaret Bölümü son sınıf öğrencisiyim. Prisync’de müşteri ilişkilerini yönetiyorum. Kurucu olan üç arkadaşımız daha var. Teknik taraftan sorumlu olan iki arkadaşımız Samet Atdağ ve Neslihan Saygılı İTÜ mezunu. Samet aynı zamanda şu anda Boğaziçi’nde doktora yapmakta. Esas projeyi hayata geçiren arkadaşımız da Burç Tanır. Kendisi Endüstri Mühendisliği 2011 yılı mezunu.

Prisync nedir peki? Nasıl bir çalışma prensibi var?

Kadir Sürer: Prisync dünyanın bütün e-ticaret sitelerine hitap eden bir yazılım. Vietnam’dan, Avustralya’dan, Yeni Zelanda’dan birileri gelip, kolaylıkla siteye kayıt olup, e-ticaret sitelerindeki ürünlerin ve rakiplerinin isimlerini ekleyerek kolay bir şekilde rakiplerinin fiyat ve stok durumlarını takip edebilir. En büyük avantajımız da zaten sürecin son derece hızlı bir şekilde gerçekleşmesi. Daha çok küçük ve orta ölçekli e-ticaret sitelerine hitap ediyoruz. Onların operasyonel olarak hızlanmalarını sağlıyoruz.

Proje ilk ortaya çıktığı zaman hangi kurumlardan destek alındı?

Said Sürücü: Öncelikle KOSGEB ve TÜBİTAK’tan bir destek alındı. TÜBİTAK desteği hala devam ediyor. Özel yatırımcılardan da BIC ve Galata Business Angels’tan ortaklaşa bir yatırım alındı. Ayrıca KOSGEB’in ofis kullanma süresi bitince Teknoloji Transfer Ofisi’ne başvuruda bulunduk. Onlar da projeyi duyunca heyecanlandılar. 2015 itibariyle de Teknoloji Transfer Ofisi’nde kuluçka projesi olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. 

Siteyi kullanan kaç kurum bulunuyor?

Said Sürücü: 37 farklı ülkeden 172 farklı şirket sitemizi kullanıyor. Bunlardan 30’a yakını Türkiye kullanıcıları.

Hangi ülkelerden kullanıcılarınız var?

Kadir Sürer: Ağırlıklı olarak İngiltere’den kullanıcılarımız bulunuyor. Bunun dışında Avustralya, Yeni Zelanda, Vietnam ve Şili gibi ülkelerden kullanıcılarımız var. Tabii bu durum e-ticaret pazarıyla çok alakalı. İngiltere gibi ülkelerde e-ticaret çok yaygın olduğu için oradan kullanıcılarımız daha fazla oluyor.

Sizin hedefiniz nedir peki?

Kadir Sürer: Rekabete yardımcı olduğumuzu düşünüyoruz. E-ticarette fiyatlandırma tamamen bir kör döğüşü gibi gerçekleşiyor. Biz de bu süreci ciddi anlamda hızlandırdığımız için buna katkıda bulunmuş oluyoruz bir anlamda.Genel olarak fiyat takibinden bir sonraki aşamaya geçip, firmaların fiyat stratejilerini belirlerken de bizi kullanmalarını sağlamak istiyoruz.

Sizin yaptığınız işi Türkiye’de ya da dünyada yapan başka mecralar var mı?

Said Sürücü: Bazı mecralar var ancak onların yaptığı iş bizimki kadar kapsamlı değil. Bu tür bir fiyat takibi hizmetini aslında büyük danışmanlık şirketleri zaten vermekte ama onlar bu hizmeti daha büyük bir paketin içinde sunuyorlar ve bütün paketi satın almadan bu hizmeti alamıyorsunuz. Biz bu hizmeti yalın olarak çok daha uygun fiyatlarla sunuyoruz, zaten bu yüzden bizim asıl hedef kitlemiz e-ticaret KOBİ’leri. Rekabet avantajlarımızı da şöyle özetleyebilirim: Kullanıcı dostu tasarım, kolay kurulum ve dünyanın her yerinden e-ticaret sitesini takip edebiliyor olmamız.

Kadir Sürer: Bildiğimiz kadarıyla Sırbistan ve ABD menşeili birkaç firma da bizimkine benzer bir iş yapmakta. Biz fiyat ve stok takibi dışında, tedarikçilerin minimum satış fiyatı takibini de sağlıyoruz. Şuan 20’ye yakın markaya da bu hizmeti veriyoruz.

Hem öğrenci olup hem de bir start up’ta çalışmayı önerir misiniz?

Kadir Sürer: Ben arkadaş aracılığıyla bu işi duydum. Zaten okurken çalışmak gerektiğini düşünüyordum ve ikinci sınıfta bu projeye dahil oldum. Bence start up’ta çalışmak insanı çok geliştiriyor. Çok fazla sorumluluk almanız gerekiyor. Kurumsal bir şirkette belki sadece iş tanımınız içinde kalmanız gerekebilir. Ancak böyle bir ortamda her şeyden bir ekip olarak sorumlu olduğunuz için daha fazla sorun çözücü olmanız gerekir. Ben bunun insanı olgunlaştırdığını ve hayata hazırladığını düşünüyorum. Biz bu anlamda Boğaziçi Üniversitesi’nde stajyer olarak işe alım da yapmak isteriz. Boğaziçi Üniversitesi'nden çalışma arkadaşlarına her zaman kapımız açık, info@prisync.com adresinden CV’lerini bize iletebilirler. Prisync’nin bir diğer özelliği de müşterilerimizin dünyanın her yerinden olması. Bu anlamda uluslararası bir şirkette çalışma deneyimi gibi de düşünebilirsiniz

Said Sürücü: Benim için başlarda biraz zorlayıcı oldu. Sadece öğrenciyken okula kafama göre geliyordum. Ancak projeye dahil olunca artık her gün gelmeye başladım. İnsanın sorumluluk duygusunu artırdığını düşünüyorum. Çalışmak için okula gelince vesile ile derslere de daha fazla katılmaya başladım. Şuan hiçbir dersi kaçırmıyorum. Ofis okulun içinde olduğu için, TTO’da bulunuyor ofisimiz, insanlar hem derse girip hem de Prisync’de çalışabilirler.

Söyleşi: Talat Karataş/Kurumsal İletişim Ofisi