Eğitimde Ölçme Değerlendirme Uygulamaları Ulusal Kongresi’nin ilki Boğaziçi’nin katkılarıyla çevrimiçi gerçekleşti

Ölçme ve değerlendirme alanında çalışan akademisyen, öğretmen, uzman ve uygulayıcıları bir araya getirerek bilgi ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılması amacıyla düzenlenen Eğitimde Ölçme Değerlendirme Uygulamaları Ulusal Kongresi, Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde yapıldı. 29-30 Mayıs tarihlerinde çevrimiçi gerçekleşen kongrede ölçme değerlendirmedeki güncel sorunlar, salgın döneminde ölçme değerlendirme uygulamaları ve ölçme değerlendirme araştırmalarının geleceği gibi pek çok konu tartışıldı.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı
Afiş

Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi ile İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ve gelenekselleşmesi hedeflenen Eğitimde Ölçme Değerlendirme Uygulamaları Ulusal Kongresinin ilkini 500’ü aşkın katılımcı takip etti.

"ÖĞRENCİLERİN NASIL ÖĞRENDİĞİNİ ÇOK İYİ TESPİT ETMELİYİZ"

Erken çocukluk döneminden başlayarak üniversiteye kadar varan süreçte ve yaşam boyu eğitimde ölçme değerlendirmenin önemine dikkat çeken İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, “Öğrenmenin kalıcı boyutlara ulaşması için öğrencilerimizin ne kadar ve nasıl öğrendiğini çok doğru bir şekilde tespit etmeliyiz. Her öğrencinin öğrenme hızı ve kapasitesi birbirinden farklı, bu farklılık ölçme ve değerlendirme yöntemlerini de çok çeşitli kılmayı gerektiriyor. Bu bağlamda alternatif ölçme değerlendirme yaklaşımlarının alandaki uzmanlar, akademisyenler, öğretmenler ve bizzat uygulayıcıların deneyimleriyle ifade edilmesi ve bu deneyimlerden faydalanarak yöntemlerin geliştirilmesi gerekir,” dedi.

Yazıcı, uzaktan eğitim sürecinde dijital teknolojilerin kullanılmasının zorunlu hale geldiğini söyleyerek bu zorunluluğun ölçme değerlendirmede de yeni uygulamaları ve imkânları öne çıkardığını ekledi: “Teknolojinin öğrenmeye kattığı değerle öğrencilerin hep doğru yanıtı seçme yerine orijinal bir yanıt oluşturmasını sağlayacak yeni boyutlar, ölçme değerlendirmeye de yeni ufuklar getiriyor.”

"HEDEFİMİZ HER İLÇEDE BİR ELEKTRONİK SINAV MERKEZİ AÇMAK"

Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Sadri Şensoy da ölçme değerlendirmenin eğitim süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak “Genel müdürlük olarak son yıllarda 81 ilde de ölçme değerlendirme merkezleri kurduk ve kuvvetli bir taşra yapılandırması oluşturduk. Böylece okullara daha hızlı bir şekilde ulaşıp daha nitelikli hizmet verebiliyoruz. 2018’e kadar elektronik sınav merkezlerimiz yaklaşık 90 civarındaydı, bu sayıyı hızlı bir şekilde artırmayı amaçladık, yıl sonu itibariyle bu sayıyı 500’e çıkarmaya çalışıyoruz. Nihai hedefimiz her ilçede elektronik sınav merkezi açmak ve bu sınav merkezlerini artık sadece ehliyet sınavları için değil izleme sınavları için de kullanabileceğiz” dedi.

 "KURUMSAL TEMELİ GÜÇLÜ DERS KİTAPLARINA AĞIRLIK VERMELİYİZ"

Gün boyu devam eden panellerdeki konuşmacılar arasında olan Başkent Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı öğretim üyesi Prof. Dr. Giray Berberoğlu, Yükseköğretim Kurumları Sınavı ve Liselere Geçiş Sınavı gibi Türkiye’deki geniş ölçekli test programlarıyla PISA ve TIMSS gibi uluslararası test programları arasındaki farklara dikkat çekti: “Türkiye’deki testlerde öğrencilerin hangi açılardan güçlü hangi açılardan gelişime açık olduğu bilgisi yerine yalnızca sıralamaya dayalı bilgi elde edebiliyoruz. Oysa PISA ve TIMSS gibi sınavlar gelişimsel izleme ve ölçüt dayanaklı değerlendirme yapmaya imkân sağlıyor.”

Test uygulamalarındaki sorunların eğitim-öğretim süreçlerine olan yansımalarını da paylaşan Berberoğlu, ölçmenin amaca dönüşmemesi gerektiğini, öğretim yönteminin de çoktan seçmeli soru çözmeye indirgenmek yerine kuramsal temeli güçlü ders kitaplarıyla öğrenci ve öğretmen yardımcı el kitaplarının geliştirilmesine ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı.

30 Mayıs Pazar günü devam eden kongrenin çağrılı konuşmacılarından olan Dr. Ömer Kutlu ise “21. Yüzyıl ve Öğrenci Başarısının Değerlendirilmesi” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Dr. Ömer Kutlu konuşmasında, öğrenci başarısını belirlemek amacıyla kullanılan çoktan seçmeli, kısa yanıtlı, doğru-yanlış, eşleştirmeli, boşluk tamamlamalı gibi bazı klasik test yöntemleri öğrencilerde gözlemlemek istediğimiz eleştirel düşünme, akıl yürütme gibi üst düzey zihinsel özellikleri belirlemede yetersiz kaldığını, 21. yüzyılda değişim gösteren “öğrenci başarısı” kavramına uygun bir okul reformuna ihtiyaç olduğunu belirtti.

 Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü arasında iş birliği 

Kongrenin kapanış panelinde konuşan Boğaziçi Üniversitesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emine Erktin, Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi ile İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü arasında yakın zamanda başlayan iş birliğiyle Boğaziçi Üniversitesi’nin öğretmen akademilerine dahil olduğunu ve iki gün süren Eğitimde Ölçme Değerlendirme Uygulamaları Ulusal Kongresi’nin gerçekleştirilebildiğini ifade etti. Kongrede akademisyenlerin, öğretmenlerin ve Milli Eğitim Bakanlığı çalışanlarının bir araya geldiğini ve değerli tartışmaların gerçekleştiğini söyleyen Emine Erktin, kongreye katılan çalışma gruplarının öğrenmeye ilişkin disiplinler arası araştırmaları esas alan ve nispeten yeni bir alan olan öğrenme bilimleri üzerine odaklandıklarını dile getirdi.

 

*/

  • İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı
  • Afiş