Firmaların vade ve işletme sermayesi sorunları bitiyor, FaturamPara geliyor

Türkiye’de tamamen yerli bir Fintech çözümü Boğaziçi Üniversitesi Teknoparkı’nda geliştirildi. E2B Finansal Teknolojiler Limited Şirketi’nin geliştirdiği elektronik FaturamPara sistemiyle sözleşmelere, manuel aşamalara gerek duymadan güvenli doğrulama sistemleri sayesinde faturaya bağlı alacakların para olarak kullanılması sağlanıyor. Firmaların işletme sermayesi sorunlarını ve nakit akışlarındaki dengesizlikleri ortadan kaldıran bu çözüm hakkında E2B Finansal Teknolojiler Ltd. şirketinin kurucusu Mürsel Karabıyık’tan bilgi aldık.

E2B şirketi ne zaman kuruldu ve nasıl faaliyetler yürütüyor?

E2B Şirketi bir Fintech şirketi olarak 2018 Mart ayında kuruldu. Konusunda uzman ekibimizle birlikte 10 yıldır yürüttüğümüz ArGe faaliyetlerimiz sonucunda elde ettiğimiz sonuçları ürüne dönüştürme kararı aldıktan sonra profesyonel hayata ara verip bu şirketi kurdum. E2B Şirketi Türk Ticaret hayatının ihtiyaçlarına yanıt bulan ve aynı zamanda küresel piyasalarda kullanılabilecek yerli ve milli ödeme sistemleri geliştirmektedir. Geliştirdiğimiz ödeme sistemleri dünyada ilk olma özelliğine sahiptir.

FaturamPara projesinin dünyada bir ilk olduğunu belirtiyorsunuz, bu projeye bu özelliği kazandıran özelliklerden bahsedebilir misiniz? Anladığımız kadarıyla FaturamPara hem borçlu hem de alacaklı taraflara (kişi ve kurumlara) birtakım avantajlar getirmeyi hedefliyor, bu açıdan sisteminizi biraz daha detaylı tanıyabilir miyiz?

FaturamPara projesinin dünyada ilk olmasını sağlayan temel özelliği faturadan doğan alacağın para gibi kullanılabilmesidir. Diğer bir ifadeyle faturada yazan alacak miktarı bu proje sayesinde bir ödeme aracı olarak kullanılabilmektedir. Mevcut sistemde faturadan doğan alacaklar, noterlerde düzenlenen alacağın temliki sözleşmesi ile devredilebiliyor. Ancak mevcut yöntem hem operasyonel süreçleri ve operasyonel maliyetleri artırıyor hem de sahte faturaların ya da aynı faturaların birkaç defa işleme konu olmasına neden oluyor. Bizim sistemimiz ise sözleşmelere, manuel aşamalara gerek duymadan güvenli doğrulama sistemleri sayesinde faturaya bağlı alacakların para olarak kullanılmasını sağlamaktadır.

FaturamPara sistemi; 

  • Tacirler tarafından kullanılan,

  • Üyelikle çalışan,

  • Çerçeve sözleşmeye dayanan,

  • Tarafların onayına bağlı olan,

  • Faturada yazılı alacak tutarını tedavül edilebilir parasal değere çeviren bir ödeme aracıdır.

FaturamPara ile Borçluya Sağlanan Faydalar;

  • Alacaklılarla değil ödeme kuruluşu ile muhatap olma

  • Operasyonel iş süreçlerinde iyileştirme,

  • Maliyet avantajı,

  • Düzenli ödemelere yüksek kredi notu

  • Vade ve tutar pazarlığı yapma imkânı

  • Operasyonel kolaylık ve maliyet avantajı

  • Kurumsal hafızanın oluşturulması

  • Alacağın temlikinde ortaya çıkan ticari anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması

  • Sahte ve mükerrer fatura kayıtlarının ortadan kaldırılması

 FaturamPara ile Alacaklıya Sağlanan faydalar;

  • Fatura alacağının kullanılabilir parasal değere dönüşmesi

  • Vade ve tutar pazarlığı yapma imkânı

  • Online işlem akışı sayesinde tüm mal ve hizmet alımlarının yönetimi

  • Operasyonel iş süreçlerinde iyileştirme,

  • Maliyet avantajı,

  • Alacağın temlikinde ortaya çıkan ticari anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması

  • Vadeli çek, senet takip sorunlarını ortadan kaldırmak

  • Borçlunun ticari güvenilirliğini bilme rahatlığı

     

Projenizin Türk ticaret hayatının ödeme alışkanlıklarına uygun olduğunu belirtiyorsunuz, bize biraz bu alışkanlıklardan bahsedebilir misiniz? Projeniz hangi açılardan ticaret hayatının ödeme alışkanlıklarıyla örtüşmekte biraz detaylandırabilir misiniz?

Türk ticaret hayatının en önemli iki özelliği, vadelerin uzun olması ve borçların alacak hakları devredilerek (ciro etmek) ödenmesidir. Bu iki özellik tacirler arasında genel kabul görmüş ve kırılması zor bir uygulamadır. Bu nedenle ticarette vade olmaz, olsa bile uzun olmaz, çek/fatura Amerika ve Avrupa’da ciro edilmiyor bizde de edilmesin yaklaşımlarıyla vade ve ciro uygulaması engellenemez. Alışkanlıkları eleştirmek yerine tacirlerin bu alışkanlıklarına uygun ödeme sistemleri geliştirmeyi amaçladık. Bu amaçla geliştirdiğimiz tüm ürünlerin KOBİ’den kurumsala, batıdan doğuya tüm il ve sektörlerde kullanılması mümkündür.

Hedef kitleniz kimler? Hali hazırda kaç müşteriniz var / sektör bazlı en çok hangi sektörler ile çalışıyorsunuz?

Projenin hedef kitlesi kamu alacakları, çek kullanmayan müşteriler, faktoring şirketlerinin girmediği sektörler başta olmak üzere tarımdan sanayiye 81 ilde faaliyet gösteren ve alacak borç yönetimini faturaya dayalı yapan tacirlerin tamamıdır. Projemizin ilk fazında sadece elektronik faturaya dayalı alacakları kayıt altına almaktayız. İkinci fazda kâğıt faturaları da devreye sokmayı planlıyoruz. Sayıları yaklaşık olarak 210 milyon adet civarında olan elektronik faturaları düzenleyen yaklaşık 80 bin elektronik fatura mükellefi (http://www.efatura.gov.tr/efaturakayitlikullanicilar.html) potansiyel müşterilerimizdir. Her sektöre hitap ediyoruz.

Bu projeyi milli ödeme sistemi yapan unsurlardan bahsedebilir misiniz?

Dünyada bir ilk olması, bu topraklardaki ödeme alışkanlıkları esas alınarak hazırlanması, tamamen yerli yazılım kullanılması, ekip ve sermayenin yerli olması, yerli mevzuat kapsamında uluslararası normlar esas alınarak hazırlanmış olması bizi milli bir ödeme sistemi yapmaktadır. Yıllardan beni finans ve bankacılık sektöründeki ürünler diğer ülkeler benchmark alınarak yapılmaktaydı. İlk defa tamamen ülkemizde dizayn edilmiş bir ürün küresel piyasalarda kullanılabilecektir.

FaturamPara ile sahte fatura veya sahte çek ile işlem yapılamayacağını belirtiyorsunuz. Sahtecilikle mücadele konusunda sisteminizin avantajlarından bahsedebilir misiniz? Müşteri güvenliğini nasıl sağlıyorsunuz?

Her bir fatura bir defa FaturamPara olarak kaydedilebilecektir. Mevcut sistemde kullanılmakta olan alacağın temliki yönteminde sahte fatura kullanımı ya da faturaların mükerrer kullanımı sorunu çok yaygındır. Çünkü noterler faturaların doğruluğunu teyit etmemekte, müşteri beyanlarını esas almaktadır. Aynı fatura ile farklı noterlerden işlem yapmak mümkündür. 100 bin TL’lik bir fatura ile 5 farklı noterden işlem yapıldığını varsayalım. Gerçek alacak hakkı 100 bin TL iken yapılan işlem sonucunda 500 bin TL’lik sanal bir alacak hakkı yaratılmış olacaktır. Bizim sistemimizde ise yapılan işlemler Gelirler İdaresi Başkanlığı’na bildirildiği için sahte ve mükerrer kayıt yapmak mümkün değildir. Müşteri güvenliği sisteme kayıt olmaktan başlayıp işlemler sırasındaki doğrulamalara varana kadar mevzuata uygun genel kabul görmüş en üst seviyede ele alınmakta ve sağlanmaktadır. Bütün işlemlerin kayıt altında olduğu, önemli adımların minimum iki doğrulama yöntemi kullanılarak yapıldığı bir ortamdan bahsettiğimiz için abone bilgilerinin gizliliği ve yaptıkları işlemlerle ilgili adımların kayıtları bizim için en mahrem veriler sınıfında yer almaktadır. ARGE faaliyetlerimiz sırasında sistem ve veri güvenliği en çok önem verdiğimiz konuların başında gelmektedir. Bu konularda yaptığımız tüm çalışmaları BDDK ve TCMB tarafından uygulanan bankacılık ve ödeme sistemleri mevzuatına uygun olarak yürüttük. Sistem güvenliğimiz en az internet ve mobil bankacılığı kadar güvenli bir yapıdadır.

Sistem nasıl çalışıyor? Firmalar ve bankalar size nasıl ulaşabilir?

Bu sistemi kullanmak isteyen firmaların sisteme üyelik başvurusu yapması gerekmektedir. Üyelik başvuruları bizim üzerimizden ya da iş ortağımız olan bankalar üzerinden yapılabilmektedir. Firmalar çerçeve sözleşme imzalayıp üyelik işlemlerini tamamladıktan sonra FaturamPara ödeme aracını kullanabileceklerdir. FaturamPara sistemini sunmak isteyen iş ortaklarımızın bizimle destek hizmet sözleşmesi imzalaması gerekmektedir. Firma ve bankalar web sayfamızda belirttiğimiz iletişim bilgileri üzerinden ulaşabilirler. Boğaziçi Üniversitesi Teknopark aracılığıyla da birçok firma ve finansal kuruluş tarafımıza ulaşmıştır.

Boğaziçi Üniversitesi Teknopark’ta faaliyet gösteriyor olmanın size getirdiği avantajlardan bahsedebilir misiniz?

Projemiz kapsamında iş birliği içinde olduğumuz tüm tarafları alanındaki en iyilerden seçmeyi tercih ediyoruz. Bu nedenle Boğaziçi Üniversitesi’nde yer almak bizim için çok önemliydi. Boğaziçi Üniversitesi Teknopark yönetimi tarafından kabul almak bizim için çok önemli bir referans oldu. Köklü bir eğitim kurumunun butik olan teknoparkında faaliyet göstermek ayrıcalık olarak değerlendirilmekte ve bu yaklaşım bize daha fazla motivasyon sağlamaktadır.

Finans alanında start-up kurmak isteyenlere tavsiyeleriniz neler olur?

Yenilikçi ürünleri Türkiye’de uygulamaya geçirmek ufuksuz bir yolda yürümek gibi. Ülkemizde Finans sektörü başta olmak üzere tüm sektörlerde yeni bir ürün geliştirmek gerçekten çok zor. Sürekli olarak mümkün olsaydı Amerika’da, Avrupa’da yapılırdı yorumları çoğu zaman yıldırıcı olabiliyor. Bu nedenle yaptıkları işe güvenmelerini, çok iyi bir ARGE yapmalarını, farklarını çok iyi ortaya koymalarını, çalıştıkları alandaki küresel gelişmeleri yakından takip etmelerini ve en önemlisi doğru kişi ve kurumlarla iş birliği yapmalarını öneririm.

 Şirketinizin gelecek planları hakkında bilgi alabilir miyiz?

E2B olarak hedefimiz öncelikli olarak Türkiye ve akabinde uluslararası finansal piyasalarda kullanılabilecek ödeme sistemleri çözümleri geliştirmektir. Özellikle Türkiye'nin ekonomik hedeflerine hizmet edecek ve ticari alacakları finansal varlığa dönüşmesini sağlayan bir sistemi başlatmak üzereyiz. Kısa vadede gerçek anlamda ticari alacaklar sigorta sistemini, orta vadede ise sukuk ve menkul kıymet ihraçlarına aracılık etmeyi hedefliyoruz. Bu sistem sayesinde firmalar için hesaplayabileceğimiz ödeyebilme notları ile finansman maliyetlerini azaltmayı planlıyoruz. Bankaların ve diğer sektör oyuncularının iş modelleri gün geçtikçe değişmeye devam etmektedir. Tabi ki geleneksel modeller ortadan kalkmayacak ancak bu modellerin çalışma yöntemleri değişecek. Kanallar farklılaşacak. Biz bu gelişimin ve transformasyonun yön verenlerinden olmak istiyoruz.

 

Haber: Özgür Duygu Durgun- Gizem Seher / Kurumsal İletişim Ofisi