‘’Girişimcilikte 'olmazsa olmaz' diye bir şey yok!’’

Yepyeni bir girişim olan Kolay İK, bulut tabanlı bir programla şirketlerde İK süreçlerinin daha kolay işlemesini sağlıyor. 2014 yılında faaliyete başlayan Kolay İK projesinin kurucu ortakları arasında yer alan girişimci mezunumuz Çağlar Yalı, Kolay İK'yı anlattı...
Kolay İK ekibi

Çağlar Yalı

Çalışanlarınızla ile ilgili bilgileri, özlük dosyalarını ve izin tarihlerini daha kolay bir şekilde kontrol etmek isteyen bir işveren olduğunuzu ya da hızlandırılmış İnsan Kaynakları süreçlerinden faydalanmak isteyen bir çalışan olduğunuzu düşünün.

Yepyeni bir girişim olan Kolay İK, bulut tabanlı bir programla tüm bu süreçlerin daha kolay işlemesini sağlıyor. 2014 yılında faaliyete başlayan Kolay İK projesinin kurucu ortakları arasında yer alan Çağlar Yalı, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden 2011 yılında mezun oldu. Çağlar Yalı, ‘’Her iş fikri bir girişimciye dönüşebilir. İhtiyaç duyulan şey iyi girişimlerden çok iyi girişimciler’’ diyor. Kısa zamanda önemli yatırımlar alan bu girişim üzerine Çağlar Yalı ile bir söyleşi yaptık.

Öncelikle sizi kısaca tanıyalım…

İsmim Çağlar Yalı, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 2011 mezunuyum. Sonrasında PayPal’da üç yıl Satış Mühendisi olarak çalıştım. Kısa bir dönem danışmanlık yaptıktan sonra Kolay İK’nın kurucu ekibine katıldım. Aynı zamanda yine Boğaziçi Üniversitesi’nde Mühendislik ve Teknoloji Yöneticiliği Bölümü'nde yüksek lisansın son dönemindeyim.

Kolay İK, bir yeni nesil insan kaynakları çözüm platformu. Bu iş fikri nasıl ortaya çıktı?

Kolay İK fikri en başta ortağım Efecan Erdur ile başladı. Efecan, Startup Kitchen adlı firmada bir çok girişimin teknik kurucu ortağı olarak çalışıyordu. Bir gün şirketlerin personel bilgilerini tutmak için Excel dosyaları kullandığını fark ediyor. Araştırıyor ve globalde bulut tabanlı çok iyi yazılımlar olduğunu ama Türkiye ve bu bölgelerde böyle bir çözüm olmadığını fark ederek Gizem Sevinç ile birlikte Kolay İK’ya başlıyor. Ben de bu dönemde bankalara giderek özellikle KOBİ’lerin dijitalleşmesi ile ilgili projeler yapıyordum. KOBİ’lerin daha fazla yazılım kullanarak pazarda avantaj elde etmeye çalışacak olması bilinen bir gerçekti. Bunun İK ayağını da biz üstlenmek istedik. Efecan’ın da davetiyle kurucu ekibe katıldım ve çalışmalara başladık. İyi ki de başlamışız.

Tek tıkla rapor alabiliyorsunuz

Kolay İK'da şirketlere ve çalışanlara yönelik ne gibi hizmetler sunuluyor?

Şirketler için tüm personel yönetimi süreçlerini kolaylaştırıyoruz. Çalışan özlük bilgilerinin tutulmasının yanında izin yönetimi, prim/avans yönetimi, eğitim yönetimi, performans yönetimi, zimmetlerin yönetimi, takvim yönetimi ve daha birçok özellikle personel yönetimi alanında tam bir sistem sunuyoruz. Ama en büyük farkımız personel yönetimi yükünü İK çalışanlarının veya şirket sahiplerinin üzerinden alarak tüm şirkete yaymak. Tüm çalışanların, yöneticileri, İK ekibinin ve muhasebecinin kendilerine ait farklı yetkilerde hesapları oluyor. Yöneticiler tek tıkla istedikleri raporu alırken, çalışanlar izinlerini, haklarını ve isteklerini yönetebiliyor. İş yükü azalıyor ve hatalar minimuma iniyor. Kolay İK’nın kullandıkça artan daha birçok sayamadığım hizmeti var. Ayrıca şirket büyüklüğüne göre değişen paketlerle son derece makul bir fiyatlandırma ile bu hizmetleri sunuyoruz.

2014 yılında kuruldunuz ve bir yıl içinde 2 milyon TL gibi bir değerlemeyle yatırımcılardan önemli bir destek aldınız. Bu kadar kısa sürede yatırımcıların ilgisini çekmek, ardından ortaklık yapısının değiştiği önemli bir yapısal dönüşüm geçirmek oldukça hızlı adımlarla ilerlediğinizi gösteriyor. Yatırımcıların ilgisini çekmeyi nasıl başardınız ?

Türkiye’de yatırımcılara ulaşmak çok zor değil. Sizi dinliyor ve dikkate alıyorlar. Ama kendilerini ikna etmek çok zor. GBA (Galata Business Angels) ile ilk tanışmamızdan ve gerçekleştirdiğimiz sunumun ardından Melih Ödemiş bizlerle daha detaylı çalışmaya başladı. PayPal zamanından ve girişim dünyasından da tanıdığım Melih Bey’e duyduğumuz saygı ve güven nedeniyle birlikte çalışmayı çok istedik. Yatırım kararı için iki büyük avantajımız vardı. Birincisi birbirini tamamlayan ve aynı vizyona sahip bir kurucu ekibiz ki bu ortak karar vermemizi çok hızlandırıyor. İkincisi ise net ve açıklanabilir bir pazarımızın olması. Önümüzdeki günlerde daha da hızlı büyüyerek Türkiye’nin ve bölgenin en büyük B2B (business to business) yazılım sağlayıcısı olmak istiyoruz.

Kısa süre önce TEB ile bir iş ortaklığına gittiniz. Bu ortaklığın kapsamını kısaca anlatır mısınız?

TEB bizim için değerli bir iş ortağı. Bankaların ve telkoların (telekomünikasyon firmaları) KOBİ’leri dijitalleştirme projeleri olacağını biliyorduk. Bu nedenle TEB ve Türk Telekom ile yakın ilişkiler kurduk. Bu ilişkilerde TEB Girişim Evi ve PiloTT programlarının büyük katkısı oldu. TEB ile tüm KOBİ müşterilerine bir yıl ücretsiz Kolay İK kullanabilecekleri bir kampanya başlattık. Kampanya 15 Mart’a kadar devam ediyor. Ayrıca TEB “büyük kurumlar yavaş çalışır” yargısını tamamen yıkarak çok samimi bir ekiple çok hızlı aksiyon alarak bu kampanyayı başlattı ve kampanyayı birlikte dinamik bir şekilde yürütmeye devam ediyoruz. TEB’e ve Türk Telekom’a Türkiye’de girişimciliğe destek veren öncü kurumsal firmalar oldukları için teşekkür etmeliyiz.

Çalışan yönetiminin en önemli süreçlerinin başında resmi kurumlar ile, örneğin SGK, çalışan ilişkisinin düzenlenmesi geliyor. Kolay İK bu yönde de hizmet vermeyi planlıyor mu?

Yazılım ve ürün sürecimizde tamamen “lean” dediğimiz metodolojiyi kullanıyoruz. Bu metodu ürünü bir problemi çok iyi çözerek kullanıcıya ulaştırmak ve sonra kullanıcılara göre şekillendirmek diye özetleyebiliriz. İlk başladığımızda sadece özlük bilgileri yönetimini ve izin yönetimini çözüyorduk. Geldiğimiz noktada ürünümüz çok daha gelişmiş durumda. Kolay İK’ya kayıtlı şirket sayısı 700’ü geçti. Artık bu şirketlerin talepleri önemli. SGK entegrasyonunun da gelen taleplerden biri olduğunu ve iş listesinde olduğunu söyleyebilirim.

İK’da verimi artıran uygulamalar

İnsan kaynaklarında verimli uygulamalar şirketin genel anlamda karlılığını nasıl etkiliyor? Örnek vakalar var mı elinizde, ya da iş süreçlerinde hizmet verdiğiniz şirketlerden bu anlamda size gelen olumlu geri dönüşler var mı?

İnsan kaynakları departmanı olan şirketlerde İK çalışanlarının asıl görevi şirketin açık pozisyonlarına en iyi çalışanı bulmak ve mevcut çalışanların en iyi performansı göstermesini sağlamaktır. Oysa İK ekipleri zamanlarının çok ciddi bir kısmını yöneticilerin görmediği verimsiz izin girme, belge toplama, puantaj hesaplama gibi işlere harcarlar. Ayrıca şu ana kadar konuştuğumuz şirketlerin %90’ı Excel'de bu işleri yapmaya çalışıyor. En mutlu olduğumuz şey mevcut müşterilerimizden sürekli teşekkür alıyor olmamız. Ayrıca bu işlemler İK departmanı ya da çalışanı olmayan şirketlerde yöneticilerin üzerine kalıyor ki bu çok daha büyük bir verimsizlik yaratıyor. Kolay İK kazandırdığı zaman, çalışanlara verdiği güven, ortadan kaldırdığı hatalar ve uyarı sistemleri sayesinde engellenen devlet cezaları nedeniyle firmalara çok fazla katma değer sağlıyor.

Orta ve uzun vadede şirketinizi nerede görmek istiyorsunuz?

Bizim için en heyecan verici şey ekibimizin büyümesi ve harika bir çalışma ortamımızın olması. Mutlu insanların çalıştığı iyi bir şirket olmak en büyük amacımız. Bunun sonucunda büyüme zaten geliyor ve gelecektir. Uzun vadede ise hiç kolay olmayacak olsa da bir gün ''Türkiye’de KOBİ’lerin büyümesinde Kolay İK’nın katkısı'' şeklinde bir infografik görürseniz biz amacımıza ulaşmışız demektir.

Girişimcilikte en çok işinize yarayacak üç anahtar: Bilgi, Para, Network

Her iş fikri girişime dönüşebilir mi? Bunun için bir olmazsa olmazlar listesi yapılsa ilk 3 maddede ne olmalı sizce?

Her iş fikri bir girişimciye dönüşebilir. İhtiyaç duyulan şey iyi girişimlerden çok iyi girişimciler. Projeler batar çıkar, değişir, bambaşka bir rota çizer ama önemli olan deneyimli girişimcilerimizin olması. Eski çok da güzel değil, yeni çok daha güzel. Bizi yeniye götürecek deneyimli yöneticilere ihtiyacımız var. Yeni eğitim, yeni medya, yeni üretim, yeni enerji vs... Girişimcilikte işinize en çok yarayacak 3 şey bilgi, para ve network (bağlantı). Bilginiz yoksa öğreniyor, paranız yoksa fon buluyor, network'ünüz yoksa hızlandırma ve kuluçkalardan destek alıyorsunuz. Yani kısaca girişimcilikte ''olmazsa olma'' hiçbir şey yok, yeteri kadar çaba sarf edebilirseniz her şey olur.

Ve son olarak, girişimcilere önerileriniz neler olabilir?

Henüz girişimcilere öneride bulunabilecek kadar deneyimli ve başarılı bir girişimci değilim. Önerileri çok daha değerli olacak büyüklerimiz ve deneyimli dostlarımız var. Sadece herkesin katılacağı bir öneriyi yenilemek isterim. Girişimcilik çok ciddi bir öğrenme süreci. Son bir yılda öğrendiğim şeyleri ve bunları öğrenmek için ne kadar çaba sarf ettiğimi anlatamam. Finans, ekip kurma, iş geliştirme, satış, ürün geliştirme, yönetim, muhasebe, yatırım süreçleri, pazarlama ve daha birçok işi aynı anda yapmanız gerekiyor. O yüzden okumaktan, sormaktan ve öğrenmekten vazgeçmeyin.

Bilgi almak isteyenler https://kolayik.com/ sitesine başvurabilirler.

 

Söyleşi: Duygu Durgun Köseoğlu/ Kurumsal İletişim Ofisi

 

  • Çağlar Yalı