‘’Her haber bir hikâyeyle başlar’’

Boğaziçi’nden Haberler sitesi için mezunumuz, aynı zamanda deneyimli bir gazeteci olan Özge Özdemir ile gazeteciliğin mutfağına dair sohbet …
Boğaziçi'nden Haberler ekibi gazeteci Özge Özdemir'i ağırladı

Özge Özdemir, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda Ortadoğu ve Türkiye alanında analist olarak görev yapmış olan Henri Barkey ile bir röportajda...

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu (2010) Özge Özdemir başarılı bir Dış Haberler muhabiri. 2013’ten beri yazılı basında sürdürdüğü görevinde UNICEF Türkiye Çocuk Koruma Programı’ndan Yunanistan’daki son seçimlerden yükselen parti olarak çıkan Syriza’ya ve  Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılara dair pek çok alanda gündem yaratan haberlere imza attı.  Kendine ait kisiselmedya.com adlı bir blogu da bulunan Özdemir ile gazetecilik serüveni, habercilik ve Boğaziçi’ndeki öğrencilik yılları üzerine konuştuk.

 Boğaziçi’nden Haberler sitesini hazırlayan ekiple biraraya gelerek bir gazetecilik atölyesi gerçekleştiren Özge Özdemir'e öncelikle gazeteciliğe ne zaman başlama kararı aldığını sorduk. Cevabı bir hayli geçmişe dayanıyordu. Özdemir 17 Ağustos 1999 depreminde ve sonrasındaki süreçte gazeteci olmaya karar verdiğini anlatarak hem insan hayatına dokunmada ve gerçekleri anlatmada hem de toplumu yardıma sevk etme ve bir araya getirme konusunda medyanın ve gazeteciliğin gücüne deprem sırasında tanık olduğunu belirtti. Özdemir, depremin ardından başlayan gazetecilik tutkusunun gazete kupürlerini kesip biriktirerek devam ettiğini; bu sayede aynı olaya ait farklı haberleri birbirleriyle karşılaştırarak en doğru bilgiye ulaşmaya çalışmanın çocukluğundan bu yana kendisi için çok önemli olduğunu anlattı.

‘’En güzel yıllarım Boğaziçi’ndeki öğrencilik yıllarımdı’’

Özdemir’in kariyerindeki başarısının arkasında yatan etmenlerden en önemlisinin Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilik hayatı olduğu söylenebilir. Özge Özdemir okulu hala çok özlediğini ve en güzel yıllarının Boğaziçi’nde geçirdiği zamanlar olduğunu dile getiriyor. Boğaziçi’ne özgü global öğrencilik hayatı, farklı perspektiflerden olaylara bakabilme ve analiz yetisi Özdemir’in gazetecilik isteğini perçinlemiş. Seçtiği bölümün de entelektüel birikim adına ona hayli ilerleme kaydettirdiğini söyleyen mezunumuz okul hayatı boyunca birçok staj yaptığını; Erasmus programına katıldığını ve gazetecilik-iletişim üzerine yüksek lisans yaptığını sözlerine ekliyor. Dış haberler alanındaki çalışmalarından biri de İspanya’daki ekonomik kriz sırasında ortaya çıkan Franco rejimi ile ilgili dava süreçleri olmuş.

Gazeteciliğin temeli muhabirlik

Okul yıllarının ardından, Özge Özdemir ile sohbetimize gazetecilik üzerine görüşleriyle devam ediyoruz.  Öncelikle Özdemir Türkiye’de köşe yazarlarının muhabirlere göre çok fazla ön planda olmasının sağlıklı olmadığını belirterek gazeteciliğin ve haberin temelinin muhabirler olduğunu dile getirdi. Zevkli olmasının yanında psikolojik yıpranmanın diğer mesleklere göre bir kat daha fazla olduğunu da kabul ediyor Özge Özdemir. Ardından Türkiye’de dış haberler yapmanın zorluğuna da değinen mezunumuz Türkiye’de bu işin zor olmasının en büyük sebebinin gazetelerin dış ülkelerde temsilcilik açmaktan kaçınması olduğunu belirtiyor. Bu durum Türkiye’deki dış ilişkiler muhabirlerine kendi gayretleriyle sağlam bir network kurmaya yöneltiyor. Özdemir’in vurguladığı gibi, Nepal’deki deprem haberi için Nepal’de veya Hindistan’da bir bağlantınızın olması haberin kalitesini ve kaynağının doğruluğunu arttırıyor.

Gazeteciliğin özü fikri takip                                                                                                                                                                             

Özge Özdemir’e göre bir diğer ilginç durum da iç haberlerde teknoloji, sağlık, ekonomi vs. şeklinde ayrılan birimlerin dış haberler söz konusu olduğunda tek çatı altında birleşmesi. Bu sebeple her alanda dış dünyada olup bitenlerle ilişki içinde olmanız gerekiyor. Özdemir’in belirttiği diğer sorunlar ise gazetecilikte sendikalaşmanın güçlenmemesi ve belgeselciliğin azalması. Bu alanlarda çalışma yapılması gerektiğini söyleyen Özdemir ayrıca gazetecilikte fikri takip kavramının çok önemli olduğunu sözlerine ekliyor.

Gazeteler artık dergi gibi düşünülmeli

21.yüzyılda gazetecilik üstüne devam eden sohbetimizde muhabirlerin artık sosyal medya, gazete, televizyon gibi birçok farklı alana hakim olması gerektiğine dikkat çeken Özge Özdemir TV ve sosyal medyadan haberler verilmesinin hız adına müthiş bir yenilik olduğunu ancak bir dezavantaj olarak bu hızın kaynak doğrulamanın önüne engel koyduğunu düşünüyor.

Artık okuyucuların da işin içine girdiği ise hepimizin gözlemi. “Citizen Journalist” (Vatandaş Gazeteci) kavramının gelecekte iyice yaygınlaşması öngörülüyor. Gazetelerde çalışan muhabirlerin ve halka yayılan muhabirlerin en önemli görevlerinden biri haberlerini satmak kadar kaynağını korumak olduğunu belirten Özdemir sözlerini şöyle bitiriyor: “ Haber bir hikayedir ve bu hikayeye kendi sesinizi mutlaka katmanız gerekir’’.

 

Haber: Ahmet Berkay Karakaş / Kurumsal İletişim Ofisi

 

  • Özge Özdemir, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda Ortadoğu ve Türkiye alanında analist olarak görev yapmış olan Henri Barkey ile bir röportajda...