Her şey bir şakayla başladı…

Boğaziçi Chronicles’ın yeni konukları The Yes Men ikilisinden Andy Bichlbaum 19 Şubat tarihinde, The Yes Man Fix the World” (The Yes Men Dünyayı Kurtarıyor ) filminin gösteriminin ardından Can Candan’ın moderatörlüğündeki söyleşinin konuğu oldu. Rektörlük Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlik olumsuz hava şartlarına rağmen dinleyicilerin yoğun ilgisiyle gerçekleşti.
Fotoğraflar: Ali Özlüer

Andy Bichlbaum söyleşide The Yes Men’in kuruluş hikayesiyle birlikte kendi kişisel öyküsünü de paylaştı:  San Francisco’da, bir şirkette video oyunlarının arka planındaki insanları tasarlamakla görevli olan Andy bir gün işinden sıkılıp bir şaka yapmak ister. Oyunda yaptığı ufak bir değişiklik, patron tarafından fark edilince işinden kovulur. Bu durumun medya yer alması üzerine 1996’da The Yes Men’in tohumları atılır. Ortak arkadaşları sayesinde bir araya gelen Andy Bichlbaoum ve Mike Bonanno, şakalarından biri olarak Dünya Ticaret Örgütü’nün sahte bir sitesini hazırlarlar. Bu site üzerinden konferanslara davet almaya başlayan ikili; söyledikleri absürd öneriler olağan karşılanıp başka konferans teklifleri de alınca yaptıkları şakaları kaydedip, filme dönüştürmeye karar verirler.

70’lerdeki hippi hareketlerinden ilham aldığını söyleyen Andy, sadece aktivistlik yapmayıp eylemleri belgeselleştirmelerini ise şöyle anlattı: 18 bin kişinin ölümüne sebep olan Bhopal felaketi (*) ile ilgili yaptığımız eylem üzerine medyada dikkatleri bu olay üzerine çektik, fakat bir yıl sonra her şey unutulmuştu. Film ortaya çıkınca insanlar bu felaketi tekrar hatırladılar.”

Andy, yaptıkları eylemlerle hedef aldıkları kurumların komik duruma düşmesini, halkın onlara gülmesini, kamuoyu önünde küçük duruma düşmelerini amaçladıklarını dile getirdi. Zaman zaman yaptıkları şakalardan istedikleri sonuçları alamadıklarını belirten Andy, her ne kadar boşa çabalanmış gibi görünse de, ufak ufak eylemlerin bile uzun vadede sonuç verdiğini düşünüyor. Değişimin iki kişiyle değil kitlelerle olduğuna inanan Andy; eylemcilerin bazılarının gelip çektikleri filmleri görerek bu gösterilere katıldıklarını belirttiğini ekledi.

The Yes Men yaptıkları bu esprili eylemlere tüm dünyadan da destek alıyor. “Action Switchboard” adını verdikleri bir hareketle internet sitesi üzerinden yeni eylemler için insanların önerilerini alıyor, beyin fırtınası yapıyor.

Boğaziçi Chronicles etkinlikleri kapsamında The Yes Men’den Mike Bonanno, 26 Şubat tarihinde ironi ve mizahı kullanarak Türkiye’de yepyeni bir haber dili yaratan Zaytung’un kurucusu Hakan Bilginer ile bir söyleşiye imza atacak. "Bir Direniş Yöntemi Olarak İktidarın Taklidi" başlıklı söyleşinin moderatörlüğünü Ömer Madra yapacak. Söyleşi 26 Şubat’ta saat 16.00’da Albert Long Hall’de gerçekleştirilecek.

 

(*) 3 Aralık 1984 günü, ABD kökenli Union Carbide firmasının Hindistan'da Bhopal'de kurduğu böcek ilacı üreten fabrikadan yanlışlıkla 40 ton metil isosiyanat gazını dışarı atması 18.000 kişinin ölümüne, 150.000'den fazla insanın zehirlenmesine neden olmuştu.

 

Haber: Elif Turhan /Kurumsal İletişim Ofisi