‘’Herkes bir günde YouTube fenomeni olabilir!’’

Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Mehmet Çatal, Youtuber'lık deneyimini anlattı; başarılı bir Youtuber olmanın ipuçlarını verdi...

Tiyatro oyunları yazmaya henüz ilkokul beşinci sınıftayken başladı. Kendi yazdığı metinleri mahalle arkadaşlarıyla sahneliyor ve bu performansları videoya alarak ileride olmak istediği yere ulaşmak için ilk adımları atıyordu… Üniversite sınavlarına hazırlanırken aklında sadece yaratıcı yazar olmak vardı. Özel bir hazırlık yapmadan girdiği sınavda Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nü kazandı ve İstanbul’a geldiği ilk sene dizi sektörüne girerek diziler için senaryo çalışmaları yaptı.

Youtube kanalında ürettiği videolarla önemli bir kitleye ulaşan Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Mehmet Çatal, orijinal ve nitelikli içerik üretimiyle günümüzün öne çıkan Youtuber’larından biri. Mehmet ile ‘’YouTuber’lık ve YouTube fenomeni olmak’’ üzerine konuştuk, başarılı bir YouTuber olmanın sırlarını öğrendik.

 

Youtube’da içerik üretmeye nasıl başladın?

Mehmet Çatal- Küçüklüğümden beri bir şeyler çekmeyi ve üretmeyi çok seviyorum. İlk tiyatro metnimi ilkokul 5. sınıfta yazdım. Apartmandaki çocuklara oynattım ve oyunu videoya çektim. YouTube'a ilk videomu 2009 yılında, 16 yaşındayken koydum. O zamanlar Türkiye'de YouTube diye bir şey yoktu. Sonra bir gün Youtube’da önerilenler arasında bir video karşıma çıktı. Videoda bir öğrenci yurt odasında o günkü hayatını anlatıyordu. İlk defa böyle bir şey görüyordum YouTube'da. Sonrasında YouTube'un aslında çok farklı bir bölümünün olduğunu keşfettim. O sırada gelir kaygısı olmadığı için insanlar daha özgün ve doğaldı.

Şu an kaç abonen var?

20 bine yaklaştı.

Kanalını ne sıklıkla güncelliyorsun?

Kanalımda haftada bir gün (Cuma günleri) video paylaşıyorum. Bazen sürpriz videolar oluyor. Bence iyi bir YouTuber olmanın koşullarından biri de belli bir programa, takvime bağlı olmanız. İnsanlar, tıpkı dizi takip eder gibi, o gün sizin video paylaştığınızı biliyor olmalı.

Videolarının içeriği ne oluyor? Günlük hayatından kesitler mi?

Devam ettirdiğim Sevgili Günlük adında bir serim var. O hafta içerisinde yaptığım şeyleri paylaştığım, günlük tarzı bir seri. Onun dışında, popüler kültüre ya da trendlere yönelik içerikler de hazırlıyorum. Abone kazanabilmek için bunu yapmak durumundayım. Mesela "challenge" videoları yapıyorum. Bunun dışında da kendim yazdığım kısa film ve skeçleri paylaşıyorum.

Peki sence ‘’YouTuber’’ kimdir?

YouTuber bana göre yeni nesil içerik oluşturucusu demek. Aynı insanlar gibi, her kanalın kendi karakteri olduğunu düşünüyorum. Gerçek bir YouTuber bence kendi karakterini, kendi kişiliğini kanalına yansıtabilen bir içerik oluşturucusu.

Nasıl bir kitle bu ‘’YouTuber’’lar, neler yapıyorlar?

Başlangıçta Türkiye’de 16-25 yaş arasında aktif olarak içerik üreten pek çok YouTuber vardı ama 11 yaşında çocuklar bile artık YouTube’da kanal açabiliyorlar. Bunu buradan maddi kazanç elde edilebilmesine bağlıyorum. Çünkü artık yurtdışında olduğu gibi, Türkiye'de de YouTube üzerinden ciddi anlamda maddi gelir elde edilebiliyor. İnsanlar bunun farkında. Hatta aileler çocuklarını YouTube'a yönlendiriyor. Çocuktan Al Haberi tarzında bir program vardı örneğin. O tür bir programdaki çocuklar birçok YouTuber'ın kanalına çıkmaya başladı. Çünkü bu, izleme sayısında artışa sebep oluyor, daha fazla kazanç getiriyor ve insanların daha çok ilgisini çekiyor. Aileler de bu durumdan memnun.

Türkiye’de özgün içerik üretimi zayıf

Ne tür içerikler öne çıkıyor YouTube’da?

Oyun kanalları, güzellik, makyaj tüyoları veren kanallar, komedi-eğlence-skeç kanallarından öncelikli olarak bahsedebiliriz. YouTube'da en çok bu temalarda içerik üretiliyor. Bunun dışında, yüksek sayıda aboneye sahip olmayan, trend'leri takip etmeksizin orijinal içerik üreten kişiler de var. Hatta ben de izleyici sayısı kaygısı gütmeden, orijinal içeriğin peşinden gitmek için 'Butik YouTube' adında bir video yapmıştım. Bu alanda Türkiye'de çok fazla içerik üretilmediğini düşünüyorum. Yurtdışında ise bu tür kanallara sponsorlar ilgi gösterebiliyor. Fakat Türkiye'de yalnızca izlenme, abone ve beğeni sayısına bakılıyor. Bir de zaten son dönemlerde markalar da YouTube'a yönlenmeye başladı. Reklamın mecrası değişti. Markaların kendi Youtube hesapları var ve orada YouTuber'la anlaşıp videolar yayınlayabiliyorlar. Pazarlama açısından çok aktif kullanılan bir platforma dönüştü YouTube.

YouTube'da özgün içerik oluşturma konusunda Türkiye’deki içerik üreticilerinin yurtdışından örneklere kıyasla zayıf olduğunu söyledin. Bu durumda ‘’başarılı’’ bir YouTuber’ın Türkiye’deki profilini biraz açalım mı?

Başarılı YouTuber diye adlandırdığımız kişi genelde YouTube ve Google trendlerini iyi takip eden ve ona göre içerik üreten kişi mevcut durumda. Bundan bir iki hafta önce, Youtube trendlerine baktığınızda en çok izlenen 15 video aynı videonun farklı versiyonlarından ibaretti. Herkes aslında, "Evet bu tutuyor ve ben de bunu yaparsam ben de tuttururum" diyor ve gerçekten de tutuyor aslında. Trendleri takip eden insanlara baktığınız zaman çoğunun 1 milyon civarı izlenme ve her gün 3-4 bin civarı abone edindiğini görüyorsunuz. İnsanlar haliyle özgünlükten ziyade trendlere bakmayı yeğliyor. Kanalların bu açıdan özel bir kişiliği de olmuyor. Herkes başkasının yaptığının güzel olduğunu görüp kendi de bir benzerini yapıyor.

Türkiye'de zaten sevmediğim nokta da bu. Yüksek aboneye sahip olan birçok YouTuber'ı tanıyorum. Bunu kötü bir şey olarak da söylemiyorum; ama kamera önünde ve kamera arkasında çok ayrı kişilikler. Böyle bakınca, YouTube aslında daha çok televizyon gibi oluyor. Bir senaryo var ve ben bunu oynayan bir oyuncuyum, diye düşünüyor insanlar.

Popüler kültürün bir parçası olarak, diyelim ki, birinin koyduğu bir videoyu çok sert bir şekilde eleştirdin. Bu sana daha çok takipçi olarak geri dönüyor ve ilgi çekiyor mu?

İlgi çekiyor, hatta YouTube’da eleştiri kanalları var. Ancak burada sistem şöyle işliyor; eleştiriyi yapan kişi, eleştireceği kişiye önceden videosu hakkında bir eleştiride bulunacağı haberini veriyor. Karşı taraf da buna izin veriyor. Eğer izin alamazsa, zaten telif hakkı nedeniyle video kaldırılabilir. Eleştirilen kişi de videoyu kaldırtabilir. Bu yüzden bu işler de genelde birbirine sorarak, rıza alarak ilerliyor.

Bu bir çeşit pazarlama taktiği olarak kullanılıyor galiba?

Evet, kesinlikle. İnanılmaz bir gelir kaynağı. Örneğin eskiden herkesin tek bir kanalı vardı. Ama artık insanlar ikinci, üçüncü kanalı açıyorlar çünkü YouTube'un algoritmaları çok değişti. Kimin trendlere düşecek, kimin videosu öne çıkacak kestiremiyorsunuz. Eskiden izlenmeye göre para kazanıyordunuz. Artık izlenme süresine göre para kazanıyorsunuz. 10 dakikalık bir video paylaştınız diyelim. Bu 10 dakikalık video 7 dakika izleniyorsa başarılı bir videodur. Ama 3 dakikadan sonra insanlar o videodan çıkıyorsa, başarılı bir video değildir. Bu yüzden insanlar artık daha fazla kanal açılıyor. Her kanaldan ayrı gelir alınıyor.

Hayatını idame ettirecek seviyede bir gelir elde ediyor musun?

Evet nispeten az aboneye sahip olsam da kazanıyorum. Ama YouTube'dan ziyade sponsorlardan kazanç elde ediyorum. ‘’Yabancı dil nasıl öğrenilir" konulu videom ilgi gördüğü için yabancı dil öğreten firmalar benden tanıtımlarını yapmamı istediler örneğin.  

Youtube ünlüleri sıradan ve erişilebilir insanlar

YouTube’dan iyi miktarlarda kazanç elde edenler sıradan kişiler mi, yoksa zaten ünlüler mi?

Sıradan insanlar genellikle. Mesela benim ilk izlediğim YouTuber ilk yayınına 9 sene önce yurt odasında başlamıştı. Ama sonra bir bakıyorsunuz Michelle Obama'yla videosu var. Zaten firmalar da bunun farkına varmaya başladı. Şarkıcı, oyuncu gibi ünlüler var; bir de YouTube ünlüleri var. Şu an markaların gözünde YouTube ünlüleri normal ünlülerden biraz daha üst seviyede. Çünkü belli bir abone sayısına ulaşıldığında, ne yaparsanız yapın, sizin arkanızda oluyorlar. Çok yanlış bir şey söyleseniz bile sizi savunmaya başlıyorlar. Daha sadık bir hayran kitlesi var. İnsanlar YouTuber'ları kendilerinden biri gibi görüyor. Ünlüler korumayla dolaşırken bu kişiyi sokakta görüp beraber fotoğraf çektirebiliyorsunuz mesela.

Başarılı bir YouTuber'da olması gereken temel özellikler nelerdir dersek?  

Konuşmanın başında da dediğim gibi, bir YouTuber'ın bence ilk yapması gereken şey bir düzen oluşturmak. Nihayetinde artık bu bir meslek olduğu için ne zaman video paylaşacağına, ne zaman video çekeceğine, hangi gün videoyu düzenleyeceğine, önümüzdeki haftalarda hangi videoları çekeceğine dair bir süreklilik olmalı.

İkincisi, izleyicileriyle bağının çok iyi olması gerekiyor. Onu diğerlerinden ayıran özelliği de zaten o. Onların istediği videolar yapılabilir, yorumlara yanıt verilebilir. Üçüncüsü sponsor tanıtımlarını düzgün bir şekilde yapmalı. Bazı kanallar sponsor olan markayı sizin gözünüze sokuyor. Bu çok rahatsız edici oluyor. Biz sonuçta orada reklam izlemiyoruz. Ama bazı kanallar sponsoru videonun içine çok güzel entegre edebiliyor, fark etmiyorsunuz bile. Dördüncüsü, trendleri takip etmeli. Sosyal medyada o anda neler olduğunu bilmeli.

Peki kaçınılması gerekenler?

Türkiye'de siyaset ve din üzerine konuşmaktan çok kaçınılıyor. Bence konuşulması gereken konular aslında. Herkes kendi düşüncesini sunmalı ki, belki bir orta yol bulunabilsin. Belki benim bilmediğim bir şeyi bana başka biri anlatabilir ya da onun bilmediğini ben ona anlatabilirim. Yurtdışında takip ettiğim kanallar arasında örneğin siyaseten ve dini açıdan her şeye karşı gelen bir kanal var. Ama bunu yaparken kabul ettiği şeyleri anlatırken, karşı çıktığı şeyleri de belli bir temele oturtuyor. "Evet, ben buna karşıyım," demiyor. Bence YouTuber bir şeyden kaçınmamalı, ama sunacağı şeyi de iyi temellere oturtmalı.

İnsanlar yüz yüze eleştiriden kaçıyor, klavyeye sığınıyor

Kullanıcılarla olan iletişim işin çok önemli bir boyutu demiştin. Hoşuna gitmeyen yorumlar geldiğinde nasıl cevap veriyorsun?

Güney Meydan'da okuldaki öğrencilere bana gelen bazı olumsuz yorumları okutup bir videoda yorumlatmıştım. Çok eğlenceli bir videoydu. İnsanlar olumsuz bir şeyi yüzünüze söylemekten çekiniyorlar ama klavye olduğu zaman, ekran olduğu zaman cesursunuz, istediğiniz her şeyi söyleyebiliyorsunuz. Bana gelen kötü yorumlara olumsuz yönde cevap vermiyorum. Benim kötü cevaplara verdiğim düzgün reaksiyonlardan sonra "Ben aslında seni sevdim özür dilerim" diyenler çıkıyor. O an belki seni sevmiyor, ama bazen sonrasında konuşunca anlaşabiliyorsunuz.

5-10 yıl içinde bu mecrada eğilimler nereye yönlenecek dersin?

Şu an yüksek aboneye sahip olan kişiler bundan bir süre sonra YouTube'dan ayrılacaklar. Artık hepsi kendi markalarını oluşturmaya başlıyor. Türkiye'de daha eğlenceli, 'troll' ağırlıklı paylaşımlardan ziyade insanlar yavaş yavaş özgün içerikler ve öğretici içeriklere yöneliyorlar. Kanalların kişilikleri oluşmaya başlıyor, eğilimler bence o yönde devam edecek.

Sence bir günde YouTube fenomeni olunabilir mi?

Olunabilir elbette. Eğer trendleri takip edip onlarla ilişkili bir video paylaşırsanız neden olması? Ben 400 bin izlenen videomu yayınladığımda 2.000 abonem vardı. 2.000 abone ile 400 bin izlendim. Önemli olan, o izlenmeyi yakaladıktan sonra sürekliliği devam ettirebilmek. Yani fenomen olmakla iş bitmiyor, yeni başlıyor!

 

Söyleşi: Ö.Duygu Durgun- Sinan Cem Deveci / Kurumsal İletişim Ofisi