İnovasyon ve Kurumiçi Girişimcilik Zirvesi'nde Açık İnovasyon öne çıktı

26 Kasım'da online ortamda düzenlenen "İnovasyon ve Kurumiçi Girişimcilik Zirvesi 2020", Türkiye ve dünyadan alanda çalışan bilim insanı, profesyonellerle ilgilileri bir araya getirdi. Zirveyi düzenleyen Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin Direktörü Dr. Oğuzhan Aygören, etkinlik sayesinde yeni inovatif işbirliklerinin kurulabileceğini belirtirken, Eindhoven Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marcel Bogers, "açık inovasyon"un Koronavirüs salgını gibi küresel problemlere çözüm bulmak için çok önemli olduğunu söyledi.

Dr. Oğuzhan Aygören
Prof.Dr. Marcel Bogers

Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin organize ettiği "İnovasyon ve Kurumiçi Girişimcilik Zirvesi 2020", 26 Kasım’da online ortamda düzenlendi. Türkiye ve dünyadan alanda çalışan bilim insanı, profesyonellerle ilgilileri buluşturan zirvede, sektörün güncel konuları çeşitli sunum ve panellerde tartışıldı.

“YENİ İŞBİRLİKLERİ İÇİN BAŞLANGIÇ FIRSATI”

Zirvenin açılış konuşmasını yapan Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Dr. Oğuzhan Aygören, etkinliğin yeni çalışma ve işbirlikleri için başlangıç fırsatı sağlamasını amaçladıklarını söyledi. 2016’da kurulan merkezle Boğaziçi’nde girişimcilik ve inovasyon ekosistemine katkı sağlamak istediklerini belirten Direktör Dr. Aygören sözlerini şöyle sürdürdü:

“2016’da kurulan merkezimiz Boğaziçili mezun, öğrenci, girişimci ve aynı zamanda kurumsal şirketleri hedefliyor. Büyük bir katılımla açılışı yaptık bundan birkaç yıl önce. Bu süre içinde Boğaziçi’nde girişimciliği yerleştirmek ve yaygınlaştırmayı öncelikli misyon belirledik. Bununla beraber bu ekosistemi daha da geliştirmeye odaklandık. En değerli varlığımız öğrenci ve mezunlarımız. Bununla beraber birçok mezunumuz şirket ve kurumlarda tepe yöneticisi konumunda bulunuyor. Boğaziçi’ni diğerlerinden ayırt eden en önemli özelliklerinden biri de bu. O nedenle zirvemizin kurumlara yönelik olmasını öngördük. Merkez olarak girişimcilik ve inovasyon yolunda neler katabileceğimizi dair yeni arayış ve uğraşlar peşindeyiz. Bu konuda Rektörümüz Prof. Dr. Mehmed Özkan ve Teknoloji Transfer Ofisimizin desteğini de alıyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki günlerde bu alanda yeni hizmetlerimiz olacak. Bu zirvemizin de tüm bunlara bir öncü olmasını diliyoruz. Umarım yeni çalışma ve işbirlikleri için bu zirve bir başlangıç fırsatı olur.”

“KÜRESEL PROBLEMLERE ÇÖZÜM İÇİN AÇIK İNOVASYON”

Türkiye ve dünyadan inavosyon ve girişimcilik alanında çalışan bilim insanları da sunumlarıyla zirvede yer aldı. "Açık inovasyon” konusunda çalışmalarıyla tanından Eindhoven Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marcel Bogers, konuşmasında bu kavramın şirket ve ülkeler için önemine dikkat çekti.

İklim değişikliği, yaygın yoksulluk ve son olarak Koronavirüs salgını gibi küresel çapta büyük problemlere çözümler geliştirmek için açık inovasyona çok daha fazla ihtiyaç olduğunu dile getiren Prof. Bogers, ”Açık inovasyon için şirketlerin kendi iç kurumsal bilgi ve birikimlerini dışarda bulunan yenilikçi bilgi ve becerilerle nasıl birleştirdiği önem kazanıyor. Şirketlerin dışında büyük bir dünya var. Bundan faydalanabilmek için organizasyonların kendi iç sınırlarını aşıp, yetenekli insanlarla buluşarak yeni oluşumlar kurabilmeleri gerekiyor. Açık inovasyonu kurabilmek için bir modelimiz var. İlk adım bunu dışardan almak, dışarıyla etkileşim kurmakla ilgili. İstediğinizde çeşitli platformlar üzerinden bunu yapabilmeniz mümkün. Birçok şirket bunu kolaylıkla hayata geçirebiliyor ancak ikinci aşama olan entegrasyonda büyük problemler yaşıyorlar. Bunu kendi kurumunuza entegre edebilmek için açık inovasyonun çok iyi anlaşılması ve şirket içi yapılara göre kurgulanması gerekiyor. Üçüncü adımsa ortaya çıkan bu inovasyonu ticarileştirebilmek. Küresel ısınma, yoksulluk ve son olarak Koronavirüs salgını gibi küresel büyük problemlere tek başına bir şirket ya da ülke çözüm bulamaz. Burada da, yenilikçi çözümler geliştirebilmek için açık inovasyonu kullanabilmeli ve ortak hareket edebilmeliyiz” diye konuştu.

"50 BİN KİŞİYE ULAŞMAK İSTİYORUZ"

Zirvenin Türkiye’den konuşmacıları arasında yer alan Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) Teknoloji Merkezi Direktörü Efe Erdem de, İstanbul Ataşehir’de kurulan merkezin yılda 50 bin kişiye hizmet vermesini hedeflediklerini söyledi. Direktör Erdem, Ekim 2020’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılan yenilikçi merkezle ilgili şu bilgileri paylaştı:

“61 yılık MESS’in çatısı altında 250 sanayi firması var ve bunlar Türkiye ihracatının yüzde 40’ını temsil ediyor. MESS klasik bir sendikacılık anlayışının önüne geçip, yalnızca toplu iş sözleşmesi yapan bir kurum olmanın ötesinde sanayinin dijital dönüşümüne katkı sağlamayı hedefledi. Üç yıl süren ayrıntılı çalışmalar yapıldı. Singapur, ABD, Avrupa ve Çin’de benzer merkezler görüldü, alanda çalışan birçok önde gelen şirketle görüşüldü. Merkezde verilecek eğitim programları için Harvard ve MIT gibi dünyanın lider üniversiteleriyle birlikte çalışıldı. Teknoloji merkezimiz deneyime çok önem veriyor. Yılda 50 bin kişiye dokunmak istiyoruz. Fiziksel olarak Endüstri 4.0 teknolojilerinin görülebileceği uçtan uca çalışan fabrikamız dünyanın bu konuda en büyüğü. Dijital imalatta en gelişmiş uygulamaları bu sayede ziyaretçilerimize gösterebilme fırsatını sahibiz. MIT ve Harvard gibi dünyanın önde gelen üniversiteleriyle birlikte hazırladığımız eğitim programlarımız online olarak da devam ediyor.“

GIDADA YENİLİKÇİ TEKNOLOJİLER

Stanford Üniversitesi Gıda Tasarım Araştırmaları Laboratuvarı Direktörü Dr. Soh Kim ise sunumunda son dönemde üzerinde çalışılan yenilikçi gıda teknolojilerini anlattı. Stanford Üniversitesi’nde bitki-temelli, sürdürülebilir, yeni gıdalar için araştırmaların devam ettiğini söyleyen Dr. Kim, küresel iklim değişikliği, aşırı tüketim ve okyanuslarda artan kirlilik nedeniyle gelecekte, çok tüketilen balık türlerine erişimde büyük sıkıntılar yaşanacağını söyledi. Bilim insanı, yenilikçi tarım teknolojileri sayesinde, besleyici ve lezzetli gıdaların tasarlanabildiğini belirterek, bunun aynı zamanda mevcut gıdaların ömrünü uzatabildiği bilgisini de paylaştı.

 

  • Dr. Oğuzhan Aygören
  • Prof.Dr. Marcel Bogers